Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/13963 E. 2023/24099 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/13963
- Karar No
- 2023/24099
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/263 E., 2016/137 K. SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında, hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası, görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteğinin, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, hakkında olumsuz kanaat edinilmesi için neden bulunmadığına, sübjektif kriterlerle erteleme hükümlerinin uygulanmadığına ve resen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Sanık hakkında uygulanan denetimli serbestlik kararına uyulup uyulmadığının kontrolü için görevlendirilen polis memuru olan şikâyetçinin sanığın ikametgahında bulunmadığını tespit ettiği, sonrasında gelen sanığın, şikâyetçiye "Seninle gittiği yere kadar uğraşacağım." diyerek tehditte bulunduğu, ardından polis merkezine giderek "Bu adam beni zorluyor, beni sıkıntıya sokuyor, rüşvet vermiyorum haraç vermiyorum erkeğim erkek, onunla gittiği yere kadar gidecek, ya o benim anamı s..., ben ona küfür etmedim, o benim anamı s..., niye biliyor musun, ben adam gibi adamım, o... çocuğu değilim, ben bu adamla uğraşacam, hangimizin d... daha büyük onunla bakacaz, böyle yavşaklığa gerek yok ki komserim, korum g... bırakırım orda ya, ama böyle yavşaklığa gerek var mı yok, sen benimle niye uğraşıyorsun a... s... çocuğu, ben onun yüzünden geldim burda ifade vercem ya, sen memursan ben de vatandaşım sen ne y... adamsın benim koluma giriyorsun, bu yavşak benim adımı yazdırıyor oraya buraya, benimle uğraşma şansı yok, kolunu kanadını kırarım onun, soracam ona ben, s... onu" şeklinde hakaret ve tehditlerde bulunduğu, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Sanığın denetimli serbestlik kararının gereğini yerine getirmediği hususunda, şikayetçi tarafından tespitte bulunulması üzerine çıkan tartışma sonucunda şikayetçiyi tehdit ettiği şeklinde kabul edilen olayda, şikâyetçi ve sanık beyanları ile olay tutanağı ve CD inceleme tutanağı içeriğinden, icra edilmek istenen bir kamu görevine karşı eylemde bulunulmadığı, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç niteliğindeki yanılgı ile yazılı şekilde görevi yaptırmamak için direnme suçundan hüküm kurulması, 2. 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gıyapta hakaret suçunun en az üç kişi ile ihtilat edilerek işlenmesi gerektiği, sanığın hakaret eyleminin dinlenen tanıklardan A.T. tarafından doğrulaması; tanık E.Y'nin ise hakaret sözlerini duymadığı şeklindeki beyanı karşısında, soruşturmada dinlenilen tutanak düzenleyici tanıklar E.E. ve T.D. dinlenilerek, sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, 3. (1) numaralı bentte yer alan bozma sebebine göre; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle kararda hukuka aykırılık görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.11.2023 tarihinde karar verildi.