Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/11333 E. 2022/24678 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/11333
- Karar No
- 2022/24678
- Karar Tarihi
KARAR
Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine hakaret suçlarından sanık ...'ın 5237 sayılı Kanun'un 125/1, 125/4, 265/1, 43/2, 52/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis, 10.920,00 Türk lirası ve 1.740,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesine göre hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetim süresine tâbi tutulmasına; görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine hakaret suçlarından suça sürüklenen çocuk ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 265/1, 43/1, 31/3, 62/1, 125/3-a ve 125/4. maddeleri uyarınca 5 ay 16 gün hapis cezası ve 4.700,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine hakaret suçları yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesine göre hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl süre ile denetim süresine tâbi tutulmasına ilişkin ...Asliye Ceza Mahkemesinin 04/02/2021 tarihli ve 2019/520 esas, 2021/195 sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk ... müdafi tarafından yapılan itirazın reddine, ayrıca itirazın kabulü ile sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının kaldırılmasına ilişkin ... Ağır Ceza Mahkemesinin 17/08/2021 tarihli ve 2021/364 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. İstem yazısında; "A- Sanık ... yönünden yapılan incelemede; Mercii ... Ağır Ceza Mahkemesince suça sürüklenen çocuk ... müdafinin itirazı üzerine " ... sanık ... yönünden üzerine atılı kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan kurulan hükümde iddianamedeki sevk maddesi olan TCK'nın 125/3-a maddesinin hükme gerekçe edilmesi gerekirken TCK'nın 265/1 maddesinin gerekçe edilmesi hükümde çelişki oluşturmuş olup bu yönüyle sanık ... hakkında kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına ... " şeklindeki gerekçe ile sanık ... hakkındaki ... Asliye Ceza Mahkemesinin 04/02/2021 tarihli kararına karşı itiraz bulunmadığı halde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bu sanık yönünden de kaldırılmasına karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ikinci kısmında olağan kanun yollarının, itiraz, istinaf ve temyiz olarak düzenlendiği, istinaf kanun yoluna ilişkin olarak mezkur Kanun’un 280/3. maddesi ile "Birinci ve ikinci fıkra uyarınca verilen kararların sanık lehine olması hâlinde, bu hususların istinaf isteminde bulunmamış olan diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa bu sanıklar da istinaf isteminde bulunmuşçasına verilen kararlardan yararlanırlar." ve temyiz kanun yoluna ilişkin olarak anılan Kanun’un 306/1. maddesinde de benzer biçimde, "Hüküm, sanık lehine bozulmuşsa ve bu hususların temyiz isteminde bulunmamış olan diğer sanıklara da uygulanması olanağı varsa, bu sanıklar da temyiz isteminde bulunmuşçasına hükmün bozulmasından yararlanırlar." şeklinde düzenlemeye yer verilmek sureti ile temyiz ve istinaf kanun yollarında kanun yoluna başvurmayan taraf açısından lehe sirayet yapılabileceğinin açıkça hükme bağlandığı, buna karşın itiraz kanun yoluna ilişkin olarak kanun koyucu tarafından itiraz yoluna başvurmayan sanık açısından lehe mercii kararının sirayeti hususunda düzenleme yapılmadığı, kaldı ki merci tarafından itiraz yoluna başvurmayan sanık aleyhine verilen hükme karşı itirazın kabul edildiği, bu durumda sanık ... açısından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, diğer suça sürüklenen çocuk yönünden yapılan itiraz incelemesi sırasında kaldırılmasına karar verilemeyeceği cihetle, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde, B- Suça sürüklenen çocuk ... yönünden yapılan incelemede; 1-... Ağır Ceza Mahkemesinin 17/08/2021 tarihli ve 2021/364 değişik iş sayılı kararının hüküm kısmının 1. numaralı bendinde, suça sürüklenen çocuk ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen karara suça sürüklenen çocuk müdafi tarafından yapılan itirazın reddine karar verilmiş ise de, hüküm gerekçesinde itirazın reddine ilişkin bir husustan bahsedilmemesi ve hükmün 2. numaralı bendinde aynı suça sürüklenen çocuk müdafi tarafından yapılan itirazın kaldırılmasına karar verilmiş olması karşısında, tereddütlere yol açacak şekilde hangi suça ilişkin olduğu açıkça belirtilmeksizin itirazın reddine şeklinde karar verilmesinde, 2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250 esas-2009/13 karar sayılı içtihadında; "Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesidir. Burada, uğranılan zararlardan kast edilen maddi zararlar olup, manevi zararlar bu kapsamda değerlendirilmemelidir. Maddi zararın bizzat sanık tarafından yerine getirilmesi gerekmeyip, sanık adına onun bilgisi ve rızası tahtında üçüncü kişiler tarafından da tazmin, aynen iade veya eski hale getirme suretiyle giderilmesi de olanaklıdır. Ancak, herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşul aranmayacaktır." şeklinde karar verildiği nazara alındığında, Somut olayda, suça sürüklenen çocuk hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, suça sürüklenen çocuğun adlî sicil kaydının bulunmadığı, anılan suçun somut zarar suçu olmadığı, bu itibarla, somut zarar suçu olmayan görevi yaptırmamak için direnme suçundan kamu zararının giderilmemesi sebebiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının oluşmadığı şeklindeki hatalı gerekçeyle suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme: 1- Sanık ... hakkında yapılan değerlendirmede, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için öncelikle, - Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olması, - Suçun CMK’nın 231. maddesinin 14. fıkrasında yazılı suçlardan olmaması, - Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, - Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itiraz etmemesi, - Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesine ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Anılan bu objektif koşulların gerçekleşmesi ile birlikte ayrıca “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmasına” ilişkin takdire dayalı subjektif koşulun da gerçekleşmesi halinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanması olanağı bulunmaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16/02/2010 tarih ve 4/253-28 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı CYY’nın 223. maddesi uyarınca düşürülmesi sonucunu doğurduğundan, bu niteliğiyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmaktadır. Koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi, objektif koşulların (mahkûmiyet, suç niteliği ve ceza miktarı, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmama, sanığın kabulü, zararın giderilmesi) varlığı halinde mahkemece, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re’sen değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde, hiçbir isteme bağlı olmaksızın öncelikle uygulanmalıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin objektif koşulların gerçekleşmiş olmasına karşın bu koşulların oluşmadığından bahisle bu kurumun uygulanmamasına ilişkin hukuka aykırılıkların, hâkimin takdir hakkına taalluk eden bir husus olmaması nedeniyle bu hususların kanun yararına bozma konusu yapılabileceği yönünde de bir kuşku bulunmamaktadır. İnceleme konusu somut olayda; sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından mahkumiyetine karar verilip hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasını kabul eden sanık hakkında "sanığın; sabıkasız oluşu, kişilik özellikleri ile yargılama aşamasındaki tutum ve davranışları göz önüne alındığında yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varıldığından ve giderilmesi gereken basit bir hesaplama ile belirlenebilir bir zarar bulunmadığından" şeklindeki gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Karara sanığın itiraz etmediği görülmektedir. İtiraz yoluna başvurmayan sanık hakkında itirazın kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olduğundan, kanun yararına bozma isteminin yerinde olduğu anlaşılmıştır. 2-Suça sürüklenen çocuk ... yönünden yapılan incelemede; a) İnceleme konusu somut olayda; suça sürüklenen çocuk ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından mahkumiyetine karar verilip hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Suça sürüklenen çocuk müdafisinin itirazı üzerine itirazı inceleyen mercii tarafından hangi suç için reddedildiği belirtilmeden 1. bendinde itirazın reddine, 2. bendinde ise yine hangi suç için kabul edildiği belirtilmeden itirazın kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı görülmekle kanun yararına bozma talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. b)İnceleme konusu somut olayda; suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde sabıkasız olduğu, hakaret suçunun somut zarar suçu olmadığı, görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden dosyaya yansıyan somut (maddi) bir zarar oluşmadığı, suça sürüklenen çocuğun da duruşmada CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasını talep ettiği görülmüştür. Bu nedenlerle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun objektif şartlarının oluştuğu, Asliye Ceza Mahkemesi'nce subjektif koşulun da değerlendirilerek olumlu kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. İtiraz merciince, hatalı tespit ile itirazın kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, 1- ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 17/08/2021 tarihli ve 2021/364 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 2- Aynı Kanun maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 07/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.