Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/27182 E. 2024/4637 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2021/27182
Karar No
2024/4637
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/207 E., 2016/481 K. SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bafra 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında; 1. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, adı geçen Kanun'un 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 2.Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının yollamasıyla ikinci fıkrası, adı geçen Kanun'un 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin değerlendirilmediğine, vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Bafra İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil ve Denetleme Büro Amirliği'nde görevli polislerin suç tarihinde devriye görevini ifa ederken ... Caddesi'nde ... plakalı aracın zikzaklar çizerek gittiklerini görmeleri üzerine takibe aldıkları, aracın bir müddet sonra durduğu ve içerisinden sanığın çıktığı, şikâyetçi polisin sanıktan kimlik, ehliyet ve ruhsat istediği, sanığın vermeyeceğini söyleyip kaçmaya yeltendiği esnada şikâyetçinin sanığı tuttuğu, sanığın bunun üzerine şikâyetçiyi eliyle ittirerek yere düşüp yaralanmasına sebep olmak suretiyle direndiği ve yapılan alkol muayenesinde 1.70 promil alkollü olduğunun tespit edilmesi nedeniyle trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu ve görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkemece tüm dosya kapsamına göre sanığın her iki suçtan da mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1.Sanığın Temyiz İsteği Yönünden Tüm dosya kapsamı, şikâyetçinin aşamalarda iddiasını tekrarlaması ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandığına ilişkin adli raporu, tanık S.K.'nin şikâyetçinin iddiasını doğrulaması ve 01.03.2016 tarihli olay tutanağı karşısında, sanığın şikâyetçi polis memurunu iterek düşüp yaralanmasına sebebiyet vermek suretiyle direndiğinden bahisle hakkında mahkumiyet kararı verilmesine ve adli sicil kaydı gözetildiğinde 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına ilişkin Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 2. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1.Sanığın Temyiz İsteği Yönünden Tüm dosya kapsamı, şikâyetçinin aşamalarda iddiasını tekrarlaması, tanık S.K.'nin beyanı, 01.03.2016 tarihli olay tutanağı ve sanığın 1.70 promil alkollü olduğunu tespit eden alkol raporu karşısında, sanığın alkollü vaziyette araç kullanmak suretiyle trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediğinden bahisle hakkında mahkumiyet kararı verilmesine ve adli sicil kaydı gözetildiğinde 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına ilişkin Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 2. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 250 inci maddesinde Seri Muhakeme Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2021/44 Karar sayılı kararıyla "Seri muhakeme usulü" yönünden Anayasa'ya aykırı görülerek iptaline karar verildiği ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin onbirinci fıkrasında yer alan "Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması halinde uygulanmaz." hükmünün suç tarihinden sonra ek cümle ile 08.07.2021 tarihinde düzenlendiği anlaşılmıştır. Somut olayda, sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu ile birlikte görevi yaptırmamak için direnme suçunu da işlediği ancak seri muhakeme usulünün bu kapsama girmeyen başka bir suçla işlenmiş olması halinde uygulanamayacağına ilişkin hükmün suç tarihinden sonra düzenlenmesi ve Anayasa Mahkemesi'nin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2021/44 Karar sayılı iptal kararı karşısında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. Tebliğname'de yer alan görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinin ikinci maddesinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/27182, K. 2024/4637, T. 15.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2021-27182-e-2024-4637-k-3360dfd482e2