Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/24788 E. 2023/24314 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/24788
- Karar No
- 2023/24314
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/544 E., 2015/506 K. SUÇLAR : Kötü muamele, tehdit HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, son oturumda başka suçtan Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığın yüzüne karşı hükmün tefhim edildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 263 üncü maddesinin birinci fıkrasında sanığın tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceğinin düzenlendiği de gözetilip hüküm açıklanırken temyiz kanun yolu ihtarının anılan usule uyulmadan yapıldığının anlaşılması karşısında, sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında; 1. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi, 43 üncü, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 2 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, 2. Kötü muamele suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca iki kez 2 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.O yer cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin; mahkemece sanık hakkında tehdit suçundan alt sınırdan ceza tayin edildiğinin belirtildiği, atılı suçun kanunda belirtilen cezasının 6 aya kadar hapis veya adli para cezası olduğu, basit tehdit suçundan takdiren temel cezanın alt sınırdan belirlenmesine karar verilmesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 49 uncu maddesi uyarınca hapis cezasının tercih edilmesi durumunda uygulanacak cezanın alt sınırının bir ay olduğu, bu yönüyle kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, yine sanık hakkında kötü muamele suçundan ceza tayin edilirken aynı Kanun'un 62 nci maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına karar verilmesine karşın belirlenen cezanın 1/6 oranında arttırılarak sanığın neticeden 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmamasının hukuka aykırı olduğu, bu nedenlerle hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir. 2.Sanık kararı temyiz etmek istediğini belirtmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın, katılanların oğlu olduğu, katılanların yılın 6 ayını Almanya'da diğer 6 ayını da ...'deki ikametlerinde geçirdikleri, aynı evde ikamet eden sanığın ise anne ve babasına evden gitmeleri konusunda baskı yaptığı, sürekli olarak "Sizin burada ne işiniz var burada durmayın, evi bana bırakın Almanya'ya dönün bir daha gelmeyin" diyerek katılanlara kötü muamelede bulunduğu, olay tarihinde de sanığın katılanlara "Siz burada durmayın evi bana bırakın Almanya'ya gidin bir daha gelmeyin ben sizi bu evde barındırmam" diyerek tehditte bulunduğu,, katılanların beyanları, tanık anlatımı ve tüm dosya kapsamı karşısında eylemlerin sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE Sanığın lehe hüküm talebi bulunmadığından Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin değerlendirilmemesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış olup O yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın bozma sebebi dışındaki temyiz istekleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak, 1. Sanığın kötü muamele eylemini, tek bir fiille birden fazla kişiye yönelik olarak gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiği gözetilmeden, kötü muamele suçundan iki kez cezalandırılmasına karar verilmesi, 2. 5237 sayılı Kanun'un 49 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca aynı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinde öngörülen hapis cezasının alt sınırının 1 ay olduğu gözetilmeksizin, hüküm fıkrasında alt sınırdan belirlendiği denilmesine rağmen, temel cezanın 2 ay hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye yol açılması, 3.Kötü muamele suçundan belirlenen hapis cezasından 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldığının belirtilmesine karşın, belirlenen cezadan 1/6 oranında artırım yapılarak fazla ceza tayini, 4. 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde "Basit Yargılama Usulü" düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci vd. maddeleri gereği yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2023 tarihinde karar verildi.