Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/24153 E. 2023/26596 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/24153
- Karar No
- 2023/26596
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/309 E., 2016/1 K. SUÇLAR : Hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan ise aynı Kanun'un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteğinin, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir. Üst Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin, sanığın şikâyetçiyi arkadaşlık kurmak için rahatsız ettiği ve takip ettiği gözetildiğinde suçun 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan suçu oluşturduğu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın, şikâyetçi ile bir süre arkadaşlık ettiği daha sonra ayrıldığı, sanığın şikâyetçiyi sürekli takip ederek ve arayarak rahatsız ettiği, ... isimli sosyal paylaşım sitesinden hakaret içerikli mesaj gönderdiği, Mahkemece kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE Sanığın ve Üst Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri Yönünden; Şikâyetçinin beyanı, mesaj tutanağı, arama kayıtları, tanık anlatımı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarını işlediğine dair Mahkemenin kabulü yerinde görülmüş, bozma sebepleri dışındaki nedenler reddedilmiştir. 1.Sanığın üzerine atılı suçların takibinin şikâyete bağlı olması ve şikâyetçinin temyiz aşamasında şikâyetten vazgeçme dilekçesi vermesi karşısında, sanığa şikâyetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak sonucuna göre, açılan kamu davalarının düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi zorunluluğu, 2.Kabule göre de; a.17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, b.Sanığın adli sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik Mahkemesine bildirim yapılması hususunun değerlendirilmemesi, c.Hakaret suçundan kurulan hükümde uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla birinci fıkrası olduğunun belirtilmemesi, suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı karar verilmesi, Nedenleriyle kararda hukuka aykırılık bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın ve Üst Cuhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.12.2023 tarihinde karar verildi.