Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/22067 E. 2024/2210 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/22067
- Karar No
- 2024/2210
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/355 E., 2016/205 K. SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında, 1.Kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, 2. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebeplerine yer vermediği süre turum dilekçesiyle kararın bozulmasını ve gerekçeli kararın tebliğini talep ettiği, tebliğe rağmen ek dilekçesini sunmadığı tespit edilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR Sanığın, katılana "A... k... oğlu, ne biçim araba kullanıyorsun" şeklinde hakaret ettikten sonra yumrukla vurarak basit tıbbi müdahale giderilebilecek şekilde kasten yaraladığı Yerel Mahkemece kabul olunmuştur. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Sanığın hakaret eylemini aleni sayılan yol üzerinde işlediği sabit olmasına rağmen 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Hakaret suçunun, haksız tahrik altında işlendiğinin kabul edilmesi karşısında, özel hüküm olan ve daha lehe düzenlemeler içeren 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesi yerine genel tahrike dair 29 uncu maddesinin uygulanması, 3. Tekerrüre esas alınan karara ilişkin suçun taksirle işlenmiş olması, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kasıtlı suçlarla taksirli suçlar arasında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı ve sanığın adli sicil kaydında başkaca tekerrüre esas hükümlülüğünün bulunmaması karşısında; anılan hükümlülüğün tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmeyerek, cezaların aynı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezaların infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiş olması, 4. Sanık müdafiinin lehe Kanun hükümlerinin uygulanmasını talep etmesi karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 62 nci, 50 nci ve 51 inci maddeleri yönünden, 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu hususta kanuni dayanakları da gösterilerek olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi, 5. Kabule göre de;17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluğu, Nedenleriyle, hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2024 tarihinde karar verildi.