Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/19842 E. 2023/26202 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2021/19842
Karar No
2023/26202
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/519 E., 2016/573 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla, sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri içermeyen dilekçesiyle hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün bozulmasını talep ettiği belirlenmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Mağdurun polis merkezinde görevli polis olduğu, sanığın daha önceden başka bir olay nedeniyle anne kız olan şahısları rahatsız ettiği iddiasıyla başlatılan soruşturmaya ilişkin işlemleri mağdurun yaptığı, sanığı adresinde bulunamaması üzerine telefonla arayıp beyanının alınacağını, bu nedenle ifadesini vermek üzere polis merkezine gelmesini istediği, sanığın bu şekilde mağdurla iletişime geçtiği, olay tarihinde de mağduru arayıp kendisini şikâyet eden şahıslarla görüşüp şikâyetlerinden vazgeçirmesini istediği, mağdurun da bunu yapamayacağını söylemesi üzerine, sanığın mağdura hitaben "tabi bende a... yok ya, onun için bende a.... olsaydı her istediğimi yapardın, a... koyduğumun çocuğu, senin ananı avradını s... a... " şeklinde sözlerle hakaret ettiği iddia olunarak açılan kamu davasında, Yerel Mahkemece sanığın mahkûmiyeti yönünde hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler de yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın dayanağı olan tehdit suçunun (5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi), 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında, anılan suça ilişkin mahkûmiyet hükmü açısından uyarlama yapılıp yapılmadığı araştırılıp, bunun sonucuna göre, mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve seçenek yaptırım içeren hakaret suçunda 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu, 2. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden, hüküm bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/19842, K. 2023/26202, T. 21.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2021-19842-e-2023-26202-k-c7807880f74a