Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/19525 E. 2023/26548 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/19525
- Karar No
- 2023/26548
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/10 E., 2016/230 K. SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama, bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının ( a ) bendi ile dördüncü fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca taksitler halinde 7.080,00 TL adli para cezası ile, görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına hükmedilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteminin özetle; polislerin kapıyı kırarak kendisini copla dövdüklerine, olayda polislerin haksız olduğuna, mahkûm olması halinde ailesinin mağdur olacağına, hakkında lehe olan hükümlerin uygulanmadığına, bu ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasına yönelik olduğu görülmüştür. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın, olay yerine 6284 sayılı Kanun kapsamında verilen tedbir kararını uygulamak amacıyla gelen polis memuru katılana yönelik tehdit ve hakaret sözleri söylemek suretiyle üzerine atılı görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarını işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE İddianamede yalnızca ... G.'nin şikâyetçi olarak gösterilmesi, iddianame anlatımında da sanığın eylemlerinin katılana yönelik olduğunun belirtilmesi karşısında, eylemlerin birden fazla kişiye yönelik olduğuna ilişkin tebliğnamedeki eleştiriye iştirak edilmemiştir. A.Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükmü Yönünden 1. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden Olay tutanağı, katılan ve tanıkların anlatımları karşısında sanığın üzerine atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediğine, sanık hakkında düzenlenen adli raporda darp cebir izinin bulunmaması karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna, olayda haksız tahrik sebebinin bulunmadığına ve sanığın adli sicil kaydı dikkate alındığında, Mahkemece ileride yeninden suç işlemeyeceğine yönelik olumlu kanaat oluşmamasına, bu nedenle de erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına dair mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiştir. 2. Sair Yönlerden Sanığın, yargılama aşamasında hakkında lehine olan hükümlerin uygulanması yönünde bir talebinin bulunmaması karşısında, Mahkemece sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımlara çevrilmemesinin bozma sebebi yapılamayacağı değerlendirilmekle, tebliğnamedeki bu hususta bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Hakaret Suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükmü Yönünden 1. Sanığın Temyiz Sebepleri ve Sair Yönlerden a.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ve hakaret suçundan temel ceza doğrudan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince belirlenmemiş ise de bu husus sonuca etkili olmadığından bozmayı gerektirmediği kabul edildiğinden sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. b.Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, hükümde infaz yetkisini kısıtlar biçimde, 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceği yönünde ihtarda bulunulması hususu dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A.Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemece verilen hükümde sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B.Hakaret Suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasındaki ''...taksitlerden birinin zamanında ödenememesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına'' ibarelerinin çıkartılması suretiyle HÜKMÜN, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.12.2023 tarihinde karar verildi.