Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/18418 E. 2024/109 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2021/18418
Karar No
2024/109
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/12 E., 2016/587 K. SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında; 1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının delaletiyle birinci fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 8.840,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir. 2. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının delaletiyle birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmamasına, eylemin silahla işlenmesine rağmen 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmamasına, hakaret suçundan ise hapis cezasının tercih edilmesi gerektiği halde adli para cezasının seçilmesi nedeniyle kararın usul ve Kanun’a aykırı olduğuna yöneliktir. Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın şikâyetçi kolluk görevlilerine kasıtlı olarak direnmediğine, şikâyetçilerin yaklaşım tarzı nedeniyle iç güdüsel olarak tepki verdiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Olay tarihinde kahvehanede çıkan kavga olayının ihbar edilmesi üzerine olay yerine şikâyetçi polis memurlarının gittiği, kahvehane önündeki sandalyeler üzerinde yatar vaziyette bulunan sanığa kavga olayı ile ilgili şikâyetçilerin soru sordukları sırada, sanığın şikâyetçilerin üzerine sandalye fırlattığı, sonrasında şikâyetçi polis memuru.....’nun karın bölgesine tekme ile vurduğu, etkisiz hale getirilen sanığın hastaneye sevk edilirken ekip aracı içerisinde şikâyetçilere hitaben "Sizin a**nıza koyayım, ananızı bacınızı s**eyim, Allah'ınızı s**eyim kitapsızlar, doğmamış çocuğunuzu s**eyim, şerefsizler." şeklinde sözler söylediği iddiası ile açılan davada, Mahkemece sanığın eylemleri sabit görülerek cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanığın ikrar içeren savunması, şikâyetçilerin beyanları, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış olup sanık müdafii ve O yer Cumhuriyet savcısının bozma sebepleri dışındaki temyiz istemleri yerinde görülmemiştir. 1. 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin söz konusu olabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesi gerekir. Somut olayda; şikâyetçilerin beyanları ile 29.09.2015 tarihli tutanağa göre eylemin ekip aracı içerisinde, sanığın savunmasına göre ise kahvehanenin önünde biber gazı ile müdahale edildiği sırada gerçekleştiğinin belirtilmesi karşısında, sanığın hakaret eylemini nerede gerçekleştirdiğinin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi ve sonucuna göre aleniyet öğesinin oluşup oluşmadığının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Sanığın, şikâyetçilere hitaben söylediği iddia edilen sözlerin, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle hakaret suçunu da oluşturup oluşturmadığının tartışılmaması, 3. Lehe hüküm talebi olan sanık hakkında, görevi yaptırmamak için direnme suçu açısından 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinde düzenlenen erteleme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, 4. Sanığın görevi yaptırmamak için direnme eylemini 5237 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi gereğince silahtan sayılan sandalye ile gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, 265 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, nedenleriyle kararda bu yönlerden hukuka aykırılık bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafii ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/18418, K. 2024/109, T. 09.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2021-18418-e-2024-109-k-e3f39f5cd21b