Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/15601 E. 2023/23267 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/15601
- Karar No
- 2023/23267
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/29 E., 2016/41 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 29 uncu, 62 nci,50 nci maddeleri gereği 5.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Kararın sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 03.02.2016 tarih, 2015/10348 Esas ve 2016/1754 Karar sayılı ilamı ile ''hakaret suçunun, haksız tahrik altında işlendiğinin kabulü karşısında, özel hüküm olan 5237 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesi yerine genel tahrik kurumunu düzenleyen aynı Kanun'un 29 uncu maddesi ile hüküm kurulması, adli sicil kaydındaki hükümlülüğü nedeniyle koşulları bulunmasına karşın, sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmemesi, seçimlik hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olarak adli para cezasına çevrilmesi, gerekçeli karar başlığında, mağdur K.D.’nin isminin A.D.'li olarak yanlış gösterilmesi, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine, incelemeye konu Mahkemenin kararı ile bozma ilamına uyularak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 129 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi gereği 7 ay 23 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi uyarınca 4.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz isteğinin; ilk hükmün sanık lehine ve aleyhine bozulmuş olması karşısında, kazanılmış hak nedeniyle tayin olunacak sonuç adli para cezasının 5.240,00 TL’den az olamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde eksik ceza tayini, Kanun'a aykırı bulunduğundan bozulmasına karar verilmesi gerektiği, vesaire ilişkindir. 2. Sanığın temyiz isteğinin; kararın temyiz edilmesine, vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Olay tarihinde şüphelinin gittiği PTT şubesinde görevli olarak çalışan şikâyetçi ile sıra meselesi nedeniyle tartışmaya başladığı, tartışma sırasında "Sen kendini ne zannediyorsun, senin a.... koyarım." dediği iddiasıyla açılan davada sanığın atılı suçu işlediği, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur. IV. GEREKÇE Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. Suçun tabi bulunduğu 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihi dikkate alındığında temyiz incelemesi tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik Üst Cumhuriyet Savcısı ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.10.2023 tarihinde karar verildi.