Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2020/29216 E. 2023/15769 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2020/29216
Karar No
2023/15769
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Tehdit, hakaret Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla; 1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 129 uncu ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 3 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca da hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, 2. 5237 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 29 uncu ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca da hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, herhangi bir gerekçe içermemektedir. III. OLAY VE OLGULAR Katılanın infaz koruma memuru olarak görev yaptığı, sanığın başka bir davada kamuya yararlı bir işte çalışma yükümlülüğüne tabii tutulduğu, bu kararın infazından katılanın sorumlu olduğu olay günü katılanın sanığa 21 günlük çalışma süresi kaldığını beyan etmesi üzerine, sanığın ''Nasıl bir adamsın sen gevezelik yapıyorsun, sen kimsin haddini bil, senle görüşürüz.'' şeklindeki sözlerle hakaret ve tehdit ettiği, sanığın savunması, katılanın ve tanıkların beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek Yerel Mahkemece kabul olunmuştur. IV. GEREKÇE A- Hakaret Suçu Yönünden Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu olayda, sanığın katılana yönelik sarfettiği kabul edilen sözlerin nezaket dışı ve kaba söz niteliğinde olup, hakaret suçunun yasal unsurlarını oluşturmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, B- Tehdit Suçu Yönünden (A) numaralı bentte yer alan bozmaya uyulması halinde; 1. Suç tarihi itibarıyla, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde düzenlenen hakaret suçuyla birlikte işlenen tehdit suçu uzlaşma kapsamında olmadığından, uzlaşma işlemleri bu nedenle geçersiz ise de, (A) bendinde yer alan bozmaya uyulup hakaret suçundan beraat kararı verilmesi halinde, 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri uyarınca, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı tehdit suçunun uzlaşmaya tabi olması karşısında, anılan maddelerde öngörüldüğü biçimde yöntemine uygun olarak uzlaşma önerisinde bulunulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması, 2. Uzlaşmanın sağlanamaması halinde ise; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanunun 7 ve 5271 sayılı Kanunun 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2020/29216, K. 2023/15769, T. 07.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2020-29216-e-2023-15769-k-43375e579607