Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/736 E. 2026/4069 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/736
- Karar No
- 2026/4069
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/6660 E., 2025/3880 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/1262 E., 2025/1900 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Birleşen 2023/1287 E. sayılı dosya dışındaki diğer dosyaların derece Mahkemelerinde kesinleştiği anlaşılmakla, 2023/1287 E. sayılı davaya ilişkin olup gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili; tarımsal sulama abonesi olan müvekkili hakkında davalı şirket çalışanlarınca kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla kaçak elektrik tespit tutanakları düzenlenerek faturalar tahakkuk ettirildiğini ve kötü niyetli olarak icra takipleri başlatıldığını, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla, şimdilik her bir icra dosyası için 100,00 TL yönünden borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçeleri ile her dava yönünden talep miktarını icra takiplerindeki bedellere yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili şirket yetkilileri tarafından davacıya ait olan yerde yapılan kontrollerde kaçak elektrik kullandığı tespit edilerek kaçak elektrik tespit tutanağı tutulduğunu ve kaçak tahakkuku yapıldığını, yapılan tahakkukun Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne (Yönetmelik) uygun bulunduğunu, kaçak tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli ve resmi belge niteliğinde olduğunu savunarak, davaların reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Yönetmeliğin 43. maddesinin beşinci fıkrası gereği kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde dağıtım şirketinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırmasının ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, anılan maddenin yedinci fıkrası gereğince ise yapılan tespit ve işlemlere ilişkin fotoğraflandırma yapılmadığı, davalı şirkete 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 139. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendine uygun şekilde yapılan ve kesin süre içeren ihtara rağmen verilen süre içerisinde belge ve delillerini sunmaması üzerine ön inceleme celsesinde kaçak elektrik kullanımına ilişkin bilgi ve belgelere ait delillere dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar verildiği, ispat külfeti üzerinde bulunan davalı şirketin icra takiplerine konu alacaklarını ispatlayamadığı gerekçesiyle; asıl ve birleşen davaların kabulü ile davacının icra takipleri nedeniyle davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; 23.12.2023 tarihinde müvekkili şirket tarafından Mahkemece istenilen bilgi ve belgelerin sunulduğunu, ancak süresinde sunulmadığı kanaatiyle davanın reddine karar verildiğini, teknik bir konu olması nedeniyle Mahkemenin faturalara ilişkin herhangi bir uzman görüşü alınmadan ve teknik inceleme yapmaksızın dosya üzerinde karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece usulüne uygun bir ihtar yapılmadığını, tensip ile süre verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ön incelemede müvekkili şirkete ve kendilerine herhangi bir süre verilmediğini, davacının iddiasını ispatla mükellef olduğunu, davacının da cevap dilekçesinde müvekkili şirketten celp edilecek belgelere dayandığını, davacı tarafa süre verilmeden yalnızca müvekkiline süre verilmesinin hukuk aykırı olduğunu, 6100 sayılı Kanunun 145. maddesi uyarınca işlem yapılması gerektiğini, Mahkemece anılan Kanunun 194. maddesi uyarınca somutlaştırma talep edilmediği gibi taraflarına süre de verilmediğini, anılan Kanunun 195. maddesi doğrultusunda müvekkili şirkete, kamu hizmeti icra ettiği hususu da gözetilerek gerekli müzekkerelerin yazılmadığını, ilgili bilgi ve belgelerin henüz dilekçeler aşaması tamamlanmadan hukuki dinlenilme hakkına aykırı olarak dava dilekçesine ekli tensip zaptı ile müvekkili şirketten istenmesinin ve 2 haftalık kesin süre verilmesi ile delil sunma hakkının kısıtlanmasının hukuka aykırı olduğunu, yapılan tahakkukun Yönetmeliğe uygun olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kaçak elektrik tahakkuku nedeniyle asıl ve birleşen davalarda menfi tespit istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, ispat yükü üzerinde olan davalı ... şirketinin verilen kesin süre ile yazılan müzekkereye rağmen süresinde kaçak kullanım tespitine dair belgeleri süresinde sunmamasına, sonradan sunduğu belgelerde ise kaçak tespitine dair fotoğraflar bulunmadığı gibi mühür numaralarının da yer almamasına, Yönetmeliğin 43. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca; kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili dağıtım şirketinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırmasının ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Birleşen 2023/1287 E. sayılı dava yönünden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.