Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/607 E. 2026/2438 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/607
- Karar No
- 2026/2438
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/281 E., 2025/362 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile dava dışı ... isimli kişinin telefon görüşmesi ile 475.000,00 TL'ye aracının satışı konusunda anlaştıklarını, alıcının ailevi sebeplerden dolayı araca bakmak için kendisinin gelemeyeceğini ve ... isimli bir tanıdığına bu işlemleri yaptıracağını söylediğini, müvekkilinin ... ile birlikte aracı ekspere götürdüğünü, aracın herhangi bir sorununun olmadığı anlaşılınca .... Noterliğine geçtiklerini, müvekkilinin noterde alıcı ... isimli kişi ile telefonda tekrar görüştüğünü ve aracın akrabaları olan davalı ...'e devredilmesini söylediğini, müvekkilinin de aracın bedeli kendisine ödendikten sonra aracı kime isterse devredebileceğini beyan ettiğini, müvekkili ve davalı ... adına hareket ettiğini beyan eden dava dışı ... isimli şahsın işlemlerin tamamlanmasını beklediklerini, müvekkilinin bu süreçte sürekli hesabına giren para olup olmadığını cep telefonundan kontrol ettiğini, bu sırada ... isimli şahsın müvekkilinin Whatsapp numarasına ... Bankasına ait 475.000,00 TL bedelli banka dekontu fotoğrafı gönderdiğini, müvekkilinin dekontu görünce Noterce düzenlenmiş olan araç satış sözleşmesini imzaladığını ve aracın anahtarını karşı tarafa teslim ettiğini, hesabına para girişi olmadığını görünce dolandırıldığını anladığını ve şikayetçi olduğunu ileri sürerek; aldatma sonucu akdedilen .... Noterliğinin 17.12.2021 tarihli Araç Satış Sözleşmesinin iptali ile satış akdine konu aracın müvekkiline teslimini, talepleri uygun görülmez ise araç bedeli olan 475.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; müvekkilinin galericilik yaptığını, 17.12.2021 tarihinde dava dışı ...'nin müvekkilini arayarak ... marka bir aracın satılık olduğunu, bu aracın sahibi ile kendisi arasında ev ile takas ilişkisinin olduğunu, kendisinin nakde ihtiyacı olduğu için evi verip aracı nakde çevirmek istediğini söylediğini, müvekkili ile ...'ın 410.000,00 TL'ye anlaştıklarını, müvekkilinin Kocaeli'ndeki iş yerinde bulunması nedeniyle o sırada Kırşehir'de olan kardeşi ...'e vekalet vererek aracı kendi adına almasını söylediğini, satış gerçekleşirken müvekkilinin ...'ı arayarak araç bedeli olan 410.000,00 TL'yi göndermek için araç sahibinin ibanını istediğini, ancak ...'ın araç sahibiyle aralarında ev takası olduğunu söyleyip parayı kendisine göndermesini söylediğini, müvekkilinin de ...'ın hesabına parayı gönderdiğini, müvekkilinin dava dışı ... isimli kişiyi tanımadığını, davacıyı aldatmaya yönelik bir fiilinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 09.05.2024 tarihli kararıyla; davacının aldatma nedenine dayalı olarak araç satış sözleşmesinin iptalini talep ettiği, davalının ise olayda aldatmanın olduğunu ancak kendisinin de aldatıldığını savunduğu, Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından davalı ve ihbar olunan hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, davacının davalının kendisini aldattığını ispat edemediği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 25.09.2024 tarihli kararıyla; gerek soruşturma dosyası gerek dava dosyası içeriğinden davalının davacıyı aldattığı yahut üçüncü kişinin aldatma eylemini bildiği veya bilebilecek durumda olduğu hususunun ispat edilemediği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 36. maddesindeki koşulların oluşmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Dairece verilen 23.06.2025 tarihli ilamla; dava konusu aracın davacının elinden dava dışı şahısların hileli eylemleri neticesinde ve rızası dışında çıktığının tereddütsüz olduğu, davalı iyi niyetli olduğunu ve asıl mağdur olanın kendisi olduğunu savunmuş ise de araç satış sözleşmesinin satıcı davacının iradesi hile ile sakatlanmış olduğundan geçersiz olduğu, bu sebeple davalının iyi niyetli olup olmamasının hukuken değer taşımadığının anlaşılması karşısında, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılıp ve İlk Derece Mahkemesi kararı davacı yararına bozulmuştur. 2.Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile, 40... plakalı ve ..... şasi nolu araca ait .... Noterliğinin 17.12.2021 tarih ve ... yevmiye nolu araç satış sözleşmesinin iptali ile aracın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacının müvekkiline karşı sözleşmenin iptalinde hukuki yararının bulunmadığını, müvekkilinin üçüncü kişinin hilesini bildiği ya da bilebilecek durumda olduğuna dair herhangi bir somut delil sunulmadığını, davacı kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermediğinden iyi niyetinden söz edilemeyeceğini ve bu halde hile iddiasına dayanılarak sözleşmenin iptal edilemeyeceğini, davacının kendi kusurundan kaynaklanan bu süreç nedeniyle hileye maruz kaldığının kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, müvekkilinin hileye iştirak ettiğinin ispatlanamadığını, Mahkemece sadece bozma ilamına atıfla hüküm kurulduğunu, bu haliyle kararın gerekçesiz olduğunu ve hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, davacının özensiz davranışı sonucu zarar doğduğundan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerektiğini, müvekkilinin aracın zilyetliğini bu gibi eşyayı satan bir kimseden iktisap etmesi sebebiyle hile unsurlarının oluşmadığını, üçüncü kişi hilesinin müvekkiline yüklenemeyeceğini ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hile iddiasına dayalı olarak noterlikçe yapılan araç satış sözleşmesinin iptali, bunun mümkün olmaması halinde satış bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Temyize konu edilen Mahkeme kararının; uyulan bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince verildiği, bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan kısımlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine imkan bulunmadığı, araç satış sözleşmesinin satıcı davacının iradesi hile ile sakatlanmış olduğundan geçersiz olduğu, bu sebeple davalının iyi niyetli olup olmamasının hukuken değer taşımadığının anlaşılmış olmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.