Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/571 E. 2026/2516 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/571
- Karar No
- 2026/2516
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/47 E., 2025/82 K.
Mahkeme kararının davacı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın onanmasına dair verilen kararın davacı tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; müvekkillerinden ...'in hamileliği sırasında tıbbi yardım almak üzere davalılardan ... sağlık Hizmetleri A.Ş. tarafından işletilen hastaneye başvurduğunu, bu davalıya bağlı olarak çalışan davalı .... tarafından davacı ...'in doğum öncesinde sürekli kontrol ve tetkik altında tutulduğunu, 23.05.2008 tarihinde davacı ...'in sezaryen ile bir erkek bebek dünyaya getirdiğini ancak bebeğin sağ kolunun dirsek altından itibaren oluşmamış olarak doğumun gerçekleştiğini, davalı hastane ve doktorun gerekli teknik donanıma sahip olmalarına rağmen doğum öncesi bu sakatlığı tespit ve teşhis etmeleri gerekirken tıbbi özen eksikliği nedeniyle davacı küçüğün ömür boyu üzerinde taşıyacağı maluliyetle doğmasına sebep olduklarını belirterek; davacılardan anne ve babanın her biri için ayrı ayrı 40.000,00 TL, davacı küçük için 45.000,00 TL olmak üzere toplam 125.000,00 TL manevi tazminat ile küçük için fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın 23.05.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili; iddia edilen zarar ile müvekkilinin eylemi arasında hiçbir illiyet bağının bulunmadığını, müvekkilinin kusurunun olmadığını savunarak; davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ...Ş. vekili; olayda kusurlarının olmadığını, gerekli dikkat ve özenin gösterildiğini savunarak; davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 08.05.2012 tarihli kararıyla; dosya kapsamında aldırılan Adli Tıp Kurumu raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 16.12.2013 tarihli ilamıyla; onanmasına dair verilen karara karşı süresi içinde davacılar vekilince karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 10.09.2014 tarihli ilamıyla; Mahkemece aralarında embriyoloji ve radyoloji uzmanlarının da olduğu üniversite öğretim üyelerinden oluşturulacak, akademik kariyere sahip üç kişilik bilirkişi kurulundan taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; davacılar vekilinin karar düzeltme talebinin kabulüne, onama ilamının kaldırılmasına ve hükmün davacılar yararına bozulmasına karar verilmiştir. 2.Bozmaya uyan Mahkemenin 15.11.2016 tarihli ilamıyla; alınan bilirkişi raporu ve Yüksek Sağlık Şurası kararında yer alan değerlendirmelerle davacıların talepleri subut bulmadığından davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 11.05.2017 tarihli ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. 3.Davacı ... tarafından Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulması üzerine, Anayasa Mahkemesinin 22.11.2023 tarihli ve 2018/1514 başvuru numaralı kararıyla; başvurucunun gerek ATK gerekse diğer bilirkişi raporlarına yönelik dayanaktan yoksun olmayan itirazlarının ve taleplerinin karşılanmadığı, bu durumda uyuşmazlığın çözümü için esaslı olan iddiaların derece Mahkemelerince Anayasa'nın 17. maddesinin gerektirdiği özen ve derinlikte incelenmediği, uyuşmazlığa özgü yeterli ve ilgili gerekçe sunulmadığı, somut olay bakımından kamu makamlarının pozitif yükümlülüklerini yerine getirdiği söylenemeyeceğinden maddi ve manevi varlığın koruması ve geliştirilmesi hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna, Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlal edildiğine, kararın bir örneğinin maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, başvurucunun tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. 4.Dosyanın gönderildiği Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İstanbul ATK Üst Kurulunca dosyaya sunulan raporda çocuğun kolunun eksik şekilde doğmasında davalıların kusurlarının bulunmadığı yönünde rapor sunulduğu, raporun hükme ve denetime elverişli olduğu ve davalılara izafe edilecek kusur tespit edilemediği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı ... temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ Dairenin 29.09.2025 tarihli ilamıyla; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları dikkate alınarak, zarar ile ileri sürülen iddia arasında illiyet bağı olmadığının anlaşılmasına göre kararın onanmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
V. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Sebepleri Davacı; hükme esas alınan bilirkişi raporlarında soyut değerlendirme yapıldığını, iddialarını dayandırdığı hususlarda inceleme yapılmadığını, Anayasa Mahkemesi kararında belirtilen noktaların raporla açıklığa kavuşturulmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... hastane ile davalı doktorun vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırı davranılması iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Karar düzeltme yoluyla incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle onama ilamında davacının tüm itirazlarının karşılandığı anlaşılmakla, davacının karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacının yerinde bulunmayan karar düzeltme isteminin REDDİNE, Aşağıda yazılı bakiye karar düzeltme harcı ile para cezasının düzeltme isteyenlerden alınmasına, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.