Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/437 E. 2026/4004 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/437
- Karar No
- 2026/4004
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2314 E., 2025/1710 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/474 E., 2022/96 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi imzalandığını, davalı Kurum tarafından müvekkilinin hak edişlerinden 2019 Haziran dönemi için 458.351,68 TL, 2019 Temmuz dönemi için 400.788,29 TL, 2019 Ekim dönemi için 1.197.917,88 TL, 2019 Kasım dönemi için 1.710.510,60 TL olmak üzere toplam 3.767.568,45 TL kesinti yapılacağının bildirildiğini, kesintilere gerekçe olarak; kesintiye konu işlemlerin bedelleri Kurumca karşılanmayan işlemlerden olduğu, endikasyon olmadığı, yapılma gerekçesinin ve sonucunun bildirilmediği, yetersiz epikriz gösterildiğini, davalı Kurumun kesinti işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek, müvekkilinin davalı Kuruma borçlu olmadığının tespiti ile kesinti işleminin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı, yasal süresi içinde davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan 25.11.2021 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı şirketin davalı Kurum sigortalısı hastalara verdiği hizmetlere ilişkin gönderdiği faturalardan yapılan kesintilerin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının hak edişlerinden davalı Kurum tarafından mahsup edileceği bildirilen toplam 3.767.568,45 TL bakımından davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; gerekçeli kararın 17.04.2022 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davacı vekili tarafından istinaf dilekçesinin süresinden sonra 05.05.2022 tarihinde sunulduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, Mahkeme kararında bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf dilekçesinin süre yönünden reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; müvekkili Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu, alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın açılmasına davacı şirket sebebiyet verdiğinden müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi uyarınca davalı Kurum tarafından davacı sağlık hizmeti sunucusunun hak edişlerinden yapılacak kesinti nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, hükme esas alınan bilirkişi raporunun, taraflarca imzalanan sözleşme ile SUT hükümleri ve ilgili mevzuat esas alınmak ve davalı Kurum tarafından davacı şirket aleyhine tesis edilen işlemle ilgili gerekçeyle birlikte değerlendirme yapılarak hazırlandığının ve denetimine elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.