Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/353 E. 2026/2167 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/353
- Karar No
- 2026/2167
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/227 E., 2025/588 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalılar vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,14.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir Belli edilen günde gelen davacı ... vekilleri Avukat ... ve Avukat ... ile davalılar ... Petrol Akaryakıt Tic. ve Nak. A.Ş. ve ... İşl. San. ve Tic. A.Ş. vekili Avukat ...'ün sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı şirketlerin ... grubuna bağlı şirketler olduğunu, davacının davalıların Avukatı olarak İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2003/1130 E. sayılı dosyasında 18.10.2004 tarihli vekalet ile görev aldığını, taraflar arasında sözlü yapılan anlaşma ile vekalet ücretinin davanın kazanılmasına ve Mahkemece belirlenen tazminat miktarına göre belirlenmesi konusunda mutabakata varıldığından müvekkilinin sadece davanın başında 50.000 USD aldığını, sözkonusu dosyanın İstanbul 20 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/28 E. sayılı dosyası ile karara bağlandığını ve davalı şirketlerin kararın kesinleştiği tarih itibariyle 16.438.155,00 TL ve 42.306.861 Dolar toplamı 101.052.537,00 TL tazminata hak kazandığını, kararın icrası için takibe konulduğunu ve ... Bankasından tahsilatının sağlandığını, ancak dava dışı tasfiye halindeki ... Bankasının davalılar aleyhine yürüttüğü takip nedeniyle söz konusu alacağa haciz konulduğunu, icra dosyasında başka avukat görevli olduğundan müvekkilinin davalılara bildirim yükümlülüğünün bulunmadığını, vekalet ücretine konu dosyada dava dışı Avukat ... ile görev yaptığını, müvekkilin tazminata hak kazanılan davayı birlikte takip ettiği Avukat ...'ın tazminat miktarının %10'nu tahsil edebilmesi için 30.04.2013 tarihli bir “Vekalet Ücret Sözleşmesi” imzalandığını ileri sürerek, davacının hak ettiği vekalet ücretinin, kesinleşme tarihi itibarıyla tazminat tutarlarını teşkil eden 16.438.155,00 TL'nin ve 42.306.861 ABD Doları'nın (ayrı ayrı) %10'undan az olmamak üzere, Avukatlık Kanunu'nun 164 ve ilgili sair maddeleri uyarınca tespitine, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, Mahkemece tespit edilecek avukatlık ücretinin, Türk Lirası alacak üzerinden işleyecek reeskont faiziyle, ABD Doları üzerinden alacağın ise 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince belirlenecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; davacının Yargıtay'a sunduğu 25.10.2004 tarihli onama talepli dilekçe sonrasında müvekkilleri lehine olan hükmün bozulduğunu, davacının yüksek ücret talep etmesinin gerçeğe ve hakkaniyete uygun düşmediğini, davacının yanı sıra başkaca avukatların da dosyayı takip ettiklerini, davacı ile müvekkil şirketlerin anlaşmasında, Mahkemece hükmolunan tazminatın tahsili şartına bağlandığını, davalı şirketlerin tazminat elde edemedikleri için davacıya ödemek zorunda oldukları vekalet ücretinin bulunmadığını, davacı ile davalı şirket yetkilisi ... arasında avukata güven ve avukatın asile saygısını zedeleyecek bir konuşma geçtiğini, bu nedenle davacıyı azlettiklerini, dosyadaki tazminatın tahsil edilmemesinde davacının bilgilendirmemesinin önemli rolü olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.01.2023 tarihli kararıyla; vekalet ücretine dayanak dava sonucu davalıların alacağının icra veznesine ödenmesi ile tahsil şartının gerçekleştiği ve davalıların başkaca hukuki ilişkileri sonucu icra veznesindeki paranın davalılar uhdesinde devamlı olarak kalmamasının, vekalet ücreti alacağının doğmasına engel olmadığı, taleple bağlılık ilkesi gereğince Mahkemece yüzde on üzerinden belirleme yapıldığı, vekalet görevinin birden fazla vekil sıfatıyla yerine getirildiği, davanın tarafları arasında yapılmış yazılı bir vekalet sözleşmesi bulunmadığı gibi, birden fazla vekil ile temsil edilmesi ihtimalinde vekalet ücretinin vekil sayısına bölüneceği ve davacının payına düşen vekalet ücretine hak kazanacağı konusunda da anlaşma bulunmadığı, vekillik görevini yerine getiren diğer avukatlar ve davacının, davalılar ile ayrı ayrı vekalet sözleşmesi yaptıkları, bu durumda kanuni vekalet ücretinde olduğu gibi birden fazla vekille temsil halinde davacının vekalet ücreti alacağının bölünmeyeceği, dava bitirilmiş vekalet görevinden kaynaklı vekalet ücreti alacağına ilişkin olduğundan, azlin haklı ya da haksız olmasının somut davaya etkisi bulunmayacağı, vekalet ücretine dayanak asıl dava yönünden, asıl alacağa işleyecek faiz ve asıl alacak üzerinden hesaplanan yüzde on vekalet ücretinin taleple bağlılık gereğince 1.643.815,50 TL olduğu, birleşen dava yönünden vekalet ücreti alacağının yüzde on üzerinden yapılan hesaplama ve davacıya ödenen 50.000 USD vekalet ücreti mahsup edildiğinde davacının vekalet ücreti alacağının 4.073.310,35 USD olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüyle, 1.643.815,50 TL vekalet ücreti alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, 4.073.310,35 USD vekalet ücreti alacağının dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV.İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 26.01.2024 tarihli kararıyla; davacının vekil olarak takip ettiği dosyanın sonuçlandığı ve başka vekil tarafından dosyanın icraya konulduğu ve icra veznesine paranın yattığı, davalı Şirketin başka sebeplerden kaynaklı icra dosyasına yatan parayı alamamasının tahsil şartının gerçekleşmediği anlamına gelmeyeceği, Mahkemece verilen kararın yerinde bulunduğu gerekçesiyle; davalıların tüm istinaf itirazlarının reddine karar verilmiş; kararına karşı, süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairenin 17.12.2024 tarihli ilamıyla; davacı avukatın davalılara vekaleten takip ettiği İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/28 E., 2012/104 K. sayılı dosyasının 11.06.2013 tarihinde kesinleşerek sonuçlandığı, davacının ise 25.06.2013 tarihinde davalılar tarafından azledildiği, davalılar azlin haklı olduğunu savunmuşlar ise de azil tarihinden çok önce dava sonuçlanarak kesinleştiğinden artık azlin haklı ya da haksız olduğunun eldeki dava için önemi kalmadığı, tahsil şartının gerçekleştiği ve taraflar arasında yazılı bir ücret sözleşmesi bulunmadığından Avukatlık Kanunu 164. maddesi gereğince hesaplama yapılması gerektiği, davacı avukatın avukatlık hizmeti sunduğu davalar dolayısıyla hak kazandığı ve ileri sürülen temyiz nedenleri de dikkate alındığında davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş; vekalete konu İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/28 E., 2012/104 K. sayılı dosyasında ... Petrol Akaryakıt Tic. ve Nakliyat A.Ş. için 3.417.342,41 USD tazminata hükmedilmesine rağmen bilirkişi raporunda şirketin banka borcu olan 6.788.963,24 USD üzerinden davacının vekalet ücretinin sehven hesap edildiği, bu durumda söz konusu raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığından bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapıldığı, hazırlanan bilirkişi raporunun dosya kapsamına ve Yargıtay bozma ilamına uygun olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüyle, 1.643.815,50 TL vekalet ücreti alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 3.807.863,96 USD vekalet ücreti alacağının dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili; mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, dava dilekçesinde yasal vekalet ücreti talep edilmediği halde taleple bağlılık kuralı ihlal edilerek yasal vekalet ücretine hükmedildiğini, bu hususun yargıtay bozma ilamında yer almadığını, ancak taleple bağlılık ilkesinin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle re’sen dikkate alınması gerektiğini, vekalet ücretine bilirkişi tarafından faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, vekalete konu tüm dosyalar incelenmeden karar verildiğini, vekalet ücretinin fiilen tahsil şartına bağlandığı hususunun dikkate alınmadığını, tanıkların tahsil edilen alacakların %5 üzerinden vekalet ücretinin kararlaştırıldığını beyan etmeleri nedeniyle %10 üzerinden vekalet ücreti hesaplanamayacağını, dosyaların birden fazla avukat takip edilmesi nedeniyle vekalet ücretlerinin sadece ikiye bölünerek hesaplanması gerektiğini, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın yanlış olduğunu belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekalet ücretinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen ve usuli kazanılmış hak oluşturan kısımlara yönelik temyiz itirazlarının yeniden incelenemeyeceği, bozma ilamından sonra alınan bilirkişi raporunda, akdi vekalet ücreti yönünden hesaplama yapıldığı, yapılan hesaplamanın içinde karşı yan vekalet ücretinin yer almadığı, bozma ilamında ileri sürülen temyiz itirazları dikkate alınarak inceleme yapıldığı, yine raporda davacının talebine uygun olarak hesaplamanın yapıldığının anlaşılmasına göre, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 40.000,00 TL Yargıtay Duruşması vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.