Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3530 E. 2026/2169 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3530
Karar No
2026/2169
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2047 E., 2025/1330 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2019/31 E., 2022/1084 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... ile diğer davalı ... Özel Göz Sağlığı Hizm. A.Ş. vekili Avukat ... 'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 17.07.2018 tarihinde, davalı ... Göz Sağlığı Merkezinde "saydam lens değişimi" sekonder implantasyonu operasyonu yaptırdığını, müvekkiline tanı koyan, tedeaviyi üstlenenin davalı uzman Op.Dr. ..., ameliyatı gerçekleştiren uzmanın ise davalı Op. Dr. ... olduğunu, operasyonun ardından gözünde yanma, batma, görme kaybı, kaşıntı, parlama, ışığa bakamama sorunlarının baş gösterdiğini, bunun üzerine birçok kez muayene olduğunu, gözünün enfeksiyon kaptığını, durumunun daha da kötüleştiğini, müvekkiline takılan yanlış lensler nedeniyle gözbebeğinin kaydığını, operasyonu izleyen 15 gün içinde bunun fark edilerek çıkarılması gerektiği halde çıkarılmadığını, bu nedenle davalıların sorumlu olduklarını belirterek 30.000,00 TL manevi tazminat ile tedavi gideri ve iş gücü kaybı nedeniyle şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat olmak üzere toplam 41.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili; dava konusu tedavi sürecinde müvekkiline atfedilecek kabil kusur bulunmadığının açık olduğunu, hastanın istek ve onamı doğrultusunda ameliyatının gerçekleştirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ... vekili; davacıya uygulanan tedavi ve operasyonun başarıyla gerçekleştirilmiş olduğunu, hastanın gözlerine adenoviral konjonktüvit isimli virüsün bulaştığının tespit edildiğini, bahsi geçen virüsün hastada göz bebeği çekintisine neden olduğunu, kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 3. Davalı ... Özel Göz Sağlığı A.Ş. vekili; operasyon sırasında komplikasyon gelişmediğini, bu operasyonlara bağlı her iki gözde komplikasyon ve sorun oluşmadığını, komplikasyonsuz gerçekleşen operasonda lensin yanlış takılmasının söz konusu olamayacağını, davacının başka doktor ve hastanelere gittiğine ilişkin açık beyanı karşısında müvekkil sağlık merkezinde yapılan operasyonla, davacının iddia ettiği şimdiki sağlık durumu arasındaki illiyet bağının da kesildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda davacının şikayeti üzerine başlatılan soruşturma sırasında alınan ATK raporunda, davacının Adli Tıp Kurumu’nda yapılan göz muayenesinde her iki gözün görmesinin tam olduğu (10/10), iyollerin santralize olduğu, korneanın saydam olduğu, orta segmentin doğal olduğu, herhangi bir enfeksiyon bugusu olmadığı, kişiye uygulanan ameliyat tekniklerinin güncel kabul görmüş tedavi yöntemlerinden olduğu, sol gözde görülen pupil hafif çekikliğinin her türlü dikkat ve özene rağmen gelişebilen komplikasyon olarak nitelendirildiği dolayısıyla davalı doktorların uygulamalarının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu hususlarının mütalaa edildiği, Mahkemece Üniversite Öğretim Üyelerinden alınan bilirkişi raporunda görme bozukluğu şikayeti ve uzak-yakın gözlükten kurtulmak amacıyla başvurduğu sağlık merkezinde yapılan muayene ve retina değerlendirmelerine göre 17.07.2018 tarihinde sağ, 24.07.2018 tarihinde sol gözünden "Saydam Lens Çıkarılması ve Göz İçi Lensi Yerleştirilmesi" ameliyatları yapılmasının endikasyonunun ve seçilen tedavi yönteminin uygun olduğu, ameliyat sonrası erken dönemde herhangi bir sorun gelişmeyen hastada, 31.08.2018 tarihli kontrol muayenesinde saptanan adenovirüs konjunktivitinin ameliyatta gösterilen her türlü dikkat ve özene rağmen gelişebilecek komplikasyon olarak değerlendirildiği, ortaya çıkan komplikasyonun zamanında tanısı konarak uygun tedavisinin verildiği, ameliyat öncesi çekilen makula OCT tetkikinde her iki göz makula doğal olması nedeniyle 21.02.2022 tarihli muayanede saptanan druzenoid değişikliklerin yeni geliştiği ve bu durumun yaşa bağlı gelişebileceği, sol görme keskinliği azlığı pupilde meydana gelen nazale desantralizasyon ile ilişkili olabileceği gibi makülada görülen druzenoid değişikliklerle de ilişkili olabileceği, ilgili sağlık kuruluşunda yapılan tıbbi uygulamalarda herhangi bir atfi kabil hata bulunmadığı belirtilmiş olduğundan davalı Hastane ve hekimlere atfı kabil bir kusurun bulunmadığı, dosyada mevcut onam formu dikkate alındığında davacının aydınlatılmış rızasının alınıp ameliyatın olası risk ve komplikasyonları konusunda bilgilendirildiği anlaşılarak koşulları oluşmayan maddi ve manevi tazminat davasının ayrı ayrı reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yasal düzenlemeler doğrultusunda, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; itirazları doğrultusunda ek rapor alınmadığını, müvekkilinin zamanında kontrollerini yaptırdığını, lenslerin çıkartılmadığını, bu ameliyatın hiç bir doktor tarafından göze alınmadığını, gözüne enfeksiyon bulaştırıldığını, zararın tazmini gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekalet sözleşmesinden kaynaklı hekim hatası iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, yapılan tıbbi işlemlerde davalı hekim ve hastanenin ihmal ve kusurunun bulunmamasına, ATK ve Üniversite Kurul bilirkişi raporunun denetime elverişli olmasına, dava konusu operasyonla ilgili davacıya ait aydınlatılmış onam formunun bulunduğunun da anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,

40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3530, K. 2026/2169, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-3530-e-2026-2169-k-21399ce137db