Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3562 E. 2026/2166 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3562
- Karar No
- 2026/2166
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/90 E., 2025/691 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/289 E., 2024/246 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davalı vekili Avukat ...'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin mısır tarlasında çalıştığı sırada sağ kolunu silaj makinesine kaptırmak suretiyle ağır bir şekilde yaralandığını, müvekkilinin sağ kolunu kaybetmesine ve çenesinin kırılmasına sebebiyet veren olayın meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğunu, müvekkilinin sağ kolunu omzundan itibaren kaybetmesi nedeniyle protez kullanmak zorunda kalacağını, müvekkilinin 24.12.2019 tarihli Engelli Sağlık Kurulu Raporu'na göre %57 maluliyete uğrayacak şekilde geçici ve sürekli iş gücü kaybına uğradığını, yaşadığı acı ve elem sebebiyle manevi olarak da zarar gördüğünü ileri sürerek; belirsiz alacak davası olarak, 1.000,00 TL iş göremezlik ve bakıcı gideri, 1.000,00 TL protez gideri ve 200.000,00 TL manevi tazminatın 09.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; akabinde 2.597.146,78 TL sürekli işgöremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili; tarafların akraba olduğunu, olay günü davacının çalıştığı fırından öğle saatlerine doğru işten çıkarak davalının evine geldiğini, davalının silaj makinesi ile mısır saplarını toplayacağını söyleyince davacının kendisine yardım etmek istediğini, müvekkilinin silaj makinesini çalıştırdığı anda kazanın meydana geldiğini, davacı ile davalı arasında herhangi bir iş akdi bulunmadığını, davalının davacının işvereni olmadığını, davalının Sinop Üniversitesinde çalışan bir kamu görevlisi olduğunu, başkasından kiraladığı bir taşınmazda kendi adına tarım faaliyeti yaptığını, maddi tazminata ilişkin taleplerin hukuka aykırı olduğunu, davacıya maluliyet nedeni ile emekli maaşı bağlandığını, manevi tazminat talebini ve miktarını kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu olayın 09.11.2019 günü saat 14:30 sıralarında davacının mısır silaj makinasına elle besleme yaptığı sırada, sağ kolunu silaj makinesine kaptırması şeklinde gerçekleştiği, kaza nedeniyle davacının sağ kolunun dirsek kısmına kadar koparak ampute olduğu, hükme esas alınan 30.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda; davalının %60, davacının %40 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle; 2.597.146,78 TL iş göremezlik tazminatı ile 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; hükme esas alınan kusur raporunun somut olaya ve fiili gerçeğe aykırı olduğunu, taraflar arasında iş akdi olmadığı gibi adam çalıştıranın sorumluluğunun da söz konusu olmadığını, davacının akrabası olan müvekkiline yardım amaçlı olarak hiçbir karşılık beklemeden tarlada çalıştığını, ancak bilirkişiler tarafından sanki taraflar arasında bu şekilde ilişki varmış gibi kusur tespiti yapıldığını, müvekkiline %60 oranında kusur verilmesinin kabul edilemez olduğunu, davacının da hazırlık soruşturmasında açıkça kazanın kendi dikkatsizliği ve tedbirsizliği sonucu bir anlık dalgınlığı ile meydana geldiğini beyan ettiğini, müvekkilinin silaj makinesini çalıştırdığı anda davacının makinenin yanında olduğunu bilmediğini, keşif yapılmadan kusur tespiti yapılmasının da hatalı olduğunu, hesap bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, hesaplanan miktarın da fahiş ve hükmedilen manevi tazminatın yüksek olduğunu, kararda sadece bilirkişi raporlarının özetlendiğini, hangi gerekçelerle hüküm kurulduğunun açıklanmadığını belirterek hükmün bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının silaj makinesine kolunu kaptırması nedeniyle oluşan zararın davalıdan tazmini istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun ve hüküm vermeye yeterli olmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.