Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/124 E. 2026/3709 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/124
- Karar No
- 2026/3709
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1071 E., 2025/1585 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Serik 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/124 E., 2025/82 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; tarafların kardeş olduğunu, iştirak halinde maliki bulundukları taşınmazın 2.200.000,00 TL bedel karşılığında satıldığını, ancak ödemenin davalıya yapıldığını, davalının şirket borçları olduğundan bahisle hisselerine düşen satış bedelinin ödünç olarak tarafına verilmesini, sonradan borcunu ödeyeceğini söylediğini, ancak davalının bu şekilde aldığı ödüncü sonradan geri ödemediğini, hakkında başlatılan icra takibine de haksız itiraz ettiğini ileri sürerek vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, davacının taşınmaz satışı sırasında satış bedelini aldığını tapu sicil müdürlüğü nezdindeki resmi kayıtlarda beyan ettiğini, bu beyanının aksini kesin delil ve senetle ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı tarafça taşınmazın bedelinin 350.000,00 TL olduğu beyan edilmiş ise de dinlenen tanıklardan ....ve .....'nin de aynı zamanda taşınmazda hissedar olduğu ve taşınmazın 2.200.000,00 TL bedele satıldığını beyan etmeleri, Mahkemenin 2022/176 Esas sayılı dosyasında davalı tarafça rücuya konu edilen ödemeler arasında taşınmazın satış tarihi ile aynı tarih olan 07.02.2020 tarihinde şirketin .... Bankasındaki kredi borcuna istinaden 1.841.000,00 TL ve ..... Bankasına da 104.000,00 TL ödeme yaptığının beyan edildiği ve hesap hareketlerinde de görüldüğü, dinlenen tanıkların aynı zamanda davalının şirket borçlarına istinaden taşınmaz bedelini geri ödemek üzere istediğini beyan ettiği ve davalının da satışın yapıldığı gün şirkete ait 1.944.000,00 TL borcunu ödediği birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasında ödünç ilişkisinin mevcut olduğu kanaatine varıldığı, bununla birlikte muacceliyet şartının gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun tartışılması gerektiği, davacı vekili tarafından 04.10.2022 tarihli celsesinde davalıya ihtar çekilmediğini beyan edildiği, davacının isticvap beyanında alınan ödünç karşılığında davalının parayı yada mirastan kendi yerlerinden vereceğini beyan ettiği, borcu istediğine dair ispat külfetini yerine getiremediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tarafların kardeş olması ve ödünç iddiasına dayanılması karşısında davacı, davasını tanık dahil her türlü delille ispatlayabileceği, bu kapsamda davacı tarafından dinletilen tanıkların yeminli anlatımları ile mahkemece mali müşavir bilirkişiye yaptırılan inceleme ve alınan bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin 2022/176 Esas sayılı dosya kapsamındaki bilirkişi raporları, davacının beyanları, diğer tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde; dosyadaki yazılara, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacının ödünç iddiasının sübut bulmasına karşılık TBK 392. maddesi uyarınca icra takibinden altı hafta evvel ödüncün geri istendiğinin ispatlanamamasına, bizzat dava dilekçesinde geri ödemenin yıl sonu (2020 yılı) itibariyle yapılmasının kararlaştırıldığının ileri sürülmesine rağmen icra takibinin 26.11.2020 tarihinde başlatılmış olduğu gerekçesiyle davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek taraflar arasında ödünç ilişkisi bulunmadığını, dava dilekçesinde yer alan ifadelerin, davalının satış bedelinin tamamını almak amacıyla kullandığı söylemlerin aktarımından ibaret olduğunu ve bu durumun davacı müvekkilde irade sakatlığı yaratan bir durum olduğunu, bu nedenle de davanın usulden reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı vekili; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek davacının gerçeklikten uzak, kötü niyetli iddialarının kabul edilemeyeceğini, davanın usulden değil esastan reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacının dava dilekçesindeki
beyanları dikkate alındığında mahkemece hukuki nitelendirmenin somut olayın özelliğine uygun düştüğünün anlaşılmasına göre temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.