Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/754 E. 2025/6012 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/754
- Karar No
- 2025/6012
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/80 E., 2024/1083 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/547 E., 2023/501 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir Belli edilen günde gelen davacı/birleşen davada davalı.....Araçlar İnş. Gıda Tarım ve Hay. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. vekili Av. ... ile davalı/birleşen davada davacı ... vekili Av.....'nın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili; müvekkilinin, ....... plakalı traktörün alımı için davalıya 251.100,00 TL ödediğini, ancak davalı tarafça anılan traktörün devredilmediğini, davalı tarafın 01.06.2021 tarihli Yozgat 1. Noterliğinin 5753 yevmiye nolu ihtarnamesiyle "borcunuzun 232.100,00 TL'sini 7 ay içerisinde tamamlamış olup'' şeklinde beyanda bulunarak borcu açıkça ikrar ettiğini, traktör devredilmediği için bedelinin iadesi amacıyla davalı aleyhine takip başlatıldığını ancak davalının takibe haksız şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın 20'sinden az olmamak üzere hakkında icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili; müvekkilinin .... marka ...... plakalı traktörü sözlü olarak yapılan satışa istinaden davalı şirkete teslim ettiğini, satış bedelinin ise müvekkiline ödenmediğini, bu süreçte ikame traktör kullanıldığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125/3.maddesi gereği zararın, davalı borçludan tazmini gerektiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydıyla müvekkili adına kayıtlı olan traktörün davalıdan alınarak müvekkiline teslimini, davalının traktörü teslim etmemesi halinde karara en yakın tarihte bilirkişi marifeti ile değerinin tespiti ile bedelinin ticari temerrüt faizi ile tahsilini, traktörün davalılara teslim tarihinden itibaren 1.000,00 TL ikame traktör bedelinin ticari temerrüt faizi ile tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle; öncelikle traktörün davalıdan alınarak müvekkiline teslimini, traktörün teslim edilmemesi halinde 850.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili; müvekkilinin karşı tarafa traktör ve ekipmanlarını sattığını ve traktörün fiili olarak karşı tarafta bulunduğunu, davanın şirket adına açıldığını ancak davaya dayanak ihtarnamelerdeki muhatabın ... olduğunu, bu ihtarnamelerin delil olarak kullanılamayacağını, banka dekontları ve ödemelerin de neye ilişkin olduğu konusunda bir açıklık bulunmadığını, satışı yapılan traktör ve ekipmanlarına ilişkin bir ödeme yapılmadığını, davacı tarafın traktörü kaçırdığını ve buna ilişkin Sorgun Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/2335 soruşturma sayılı dosyasında şikayetlerinin devam ettiğini savunarak davanın reddini ve müvekkili lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen davada davalı vekili; müvekkilinin, traktör için davalı tarafa 251.100,00 TL ödediğini, ödemeye ilişkin dekontların 2021/547 Esas sayılı dosyaya sunulduğunu, traktörün devredilmediğini, traktörün müvekkili şirkette olmadığını, yapılan ödemelerden sonra traktörün satışını vermesi gereken davalı tarafın kendi kusuruyla satış işlemlerini yapmadığını, Sorgun İcra Dairesinin 11.10.2021 tarihli 2021/245 talimat sayılı yazısına istinaden yapılan haciz işleminin müvekkiline ait olmayan bir yerde yapıldığını, burada yapılan işlemlerin müvekkili şirketle bir ilgisi bulunmadığından müvekkili şirketin hukuki bir sorumluluğu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ispat külfetinin davalı birleşen dosya davacısının üzerinde bulunduğu, dinlenen tarafsız tanık beyanları ile davalı birleşen dosya davacısının traktörün şirkette olduğunu ispatladığı gerekçesiyle; asıl dava yönünden; taraflar arasındaki sözleşmenin feshine, davanın kısmen kabulüne, icra dosyasına yapılan itirazın 216.600,00 TL yönünden kabulüne, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin kısmın reddine, davacının icra inkar tazminatı ile davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, birleşen davanın kabulü ile dava konusu traktörün davalı karşı davacıya teslimine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı- birleşen davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki sözleşme geçersiz olup, tarafların aldıklarını sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre aynı anda geri vermek zorunda olduğu, kural olarak da satın alan, aracı iade edip satıcıyı temerrüde düşürmedikçe satış bedeli için faiz, satıcının da aracın kullanımından dolayı kira isteyemeyeceği, taraf beyanları, tanık beyanlarına ve taraflara arasındaki ihtarnamelere göre davalının davacıya traktör ile bir kısım ürünleri teslim ettiği, ceza soruşturma dosyası ve tanık beyanları ile traktörün ve eki malzemelerin davacı şirkette olduğunun anlaşıldığı, dosyada yer alan dekontlara göre davacı şirket tarafından yapılan ödemeler toplamı 240.100,00 TL olup bazı ödemeler açıklama içermemekte ise de taraflara arasında başka bir hukuki ilişki iddia ve ispat edilmediğinden davalı tarafa davacının yaptığı tüm ödemelerin bu ilişki kapsamında olduğu, icra takibinin 240.100,00 TL üzerinden devamı gerektiği, hukuki ilişkiye konu traktörün ise ceza soruşturması ile icra dosyaları kapsamında yapılan işlemler ve tanık beyanları ile davacıda olduğu anlaşıldığından traktörün asıl dava davalısı birleşen dosya davacısı ...'a iadesine karar verilmesinde bir yanlışlık bulunmadığı, tarafların geçersiz sözleşme nedeniyle aldıklarını iade etmeleri gerektiğinden asıl dosyada davalının parayı iade etmesiyle davacının da elindeki traktörü davalıya teslim etmesine karar verilmesi ve birleşen dosyada konusuz kalma nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği belirtilerek; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle; asıl davanın yönünden; taraflar arasındaki sözleşmenin feshine, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile icra dosyasına yapılan itirazın 240.100,00 TL yönünden kabulüne, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin kısmın reddine, davacının icra inkar tazminatı ile davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, birleşen dosya konusuz kaldığından bu dosya yönüyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı-birleşen dosyada davacı vekili ve yalnızca birleşen dosya yönünden davacı- birleşen dosyada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı-birleşen dosyada davacı vekili; birleşen davanın konusuz kalmadığını, dava konusu traktörün davalı şirkette olduğunu, gerekçeli kararda da bu hususun belirtildiğini ancak çelişkili hüküm kurulduğunu, 09.08.2022 tarihli bilirkişi raporunda davalı şirketin traktör bedeli için yatırmış olduğu miktarın 183.100,00 TL olduğu tespit edilmişken Mahkemenin 216.600,00TL'ye hükmettiğini, yapılan ödemeden fazlasına hükmedildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davacı- birleşen dosyada davalı vekili; birleşen dosya yönünden davanın konusuz kalmasına karar verildiği halde yargılama gideri ve vekalet ücretinden müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, tarktörün müvekkili şirkette olmadığını, davalının traktörün teslim edildiği hususunu ispatlayamadığını, her ne kadar dava dışı....'ün traktörü aldığına ilişkin beyanları varsa da anılan iddiaları kabul etmediklerini, bu kişinin beyanı kabul edilse bile şahsi olarak sorumlu tutulması gerekmekte olup şirket ile bir ilgisi bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasında sözlü olarak yapılan traktör satımına ilişkin sözleşme nedeniyle asıl davada; bedelin iadesi için başlatılan takibe vaki itirazın iptali, birleşen davada ise; traktörün iadesi ile ikame araç bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (HMK) 297.maddesinin ikinci fıkrası gereği hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. HMK'nın 298/2 hükmünde ise gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı öngörülmüştür. Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde birleşen davaya konu traktörün teslimi talebiyle ilgili olarak; '' hukuki ilişkiye konu traktörün ise ceza soruşturması ile icra dosyaları kapsamında yapılan işlemler ve tanık beyanları ile davacıda olduğu anlaşıldığından traktörün asıl dava davalısı birleşen dosya davacısı ...'a iadesine karar verilmesinde bir yanlışlık bulunmadığı'' belirtilmiş olmasına rağmen, gerekçenin sonunda birleşen davanın konusuz kaldığı belirtilerek hüküm fıkrasında da birleşen dava yönünden konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, bu şekilde hem gerekçe içerisinde, hem de hüküm ve gerekçe arasında çelişki yaratıldığı, hükmün bu haliyle infaz edilebilir nitelikte olmadığı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 2.Bozma sebebine göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin her iki taraftan alınarak birbirlerine verilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.