Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1196 E. 2025/5308 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1196
Karar No
2025/5308
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/993 E., 2025/110 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2022/5 E., 2022/554 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı taraf ile 2016 yılında boşandıklarını, davaya konu 9 numaralı bağımsız bölümün davacı adına kayıtlı olduğunu, ancak davalının yaşadığı daire ile aynı apartmanda olmasından yararlanılarak bu taşınmazın davalı tarafından işgal edildiğini, davacıya teslim edilmediğini ileri sürerek davalının taşınmazdaki müdahalenin menine, tahliyesine ve dava tarihinden geriye 5 yıl için ecrimisil bedellerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından taşınmazın kullanılmadığını, bu evin evlilik birliği içerisinde kiraya verilerek kullanıldığını, kiracı tarafından evin boşaltılmasıyla taşınmazda tadilata başlandığını, fakat boşanma nedeni ile tadilatın yarım kaldığını, şu an evin kullanılabilir durumda olmadığını, intifadan men şartının gerçekleşmediğini, davalının iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı eş tarafından davalı eski eşe verildiği kabul edilen muvafakatın dava tarihinden önce geri alındığını, konuttan çıkarma iradesini ilettiğinin ispat edilmesi gerektiği, eldeki davada bu şartı sağlayan ihtarnamenin bulunmadığı, bu hâliyle emsal Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2019/6014 Esas sayılı ilâmı göz önüne alınarak davanın reddi gerektiği, öte yandan davaya konu taşınmazın kim tarafından işgal altında olduğunun kesin ve sabit olarak ispatlanamadığı, dava konusu taşınmazın tadilatta olduğu ve kendisi tarafından kullanılmadığına dair davalı tarafın savunmasının dosya içerisine, haciz tutanağına ve keşif tutanağındaki tespitlere uygun olduğu, davacı tarafından dava konusu taşınmazın davalı tarafça kullanıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından dava konusu taşınmazın davalı tarafça kullanıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın aile konutu olmadığı, bu taşınmazda davalı ve çocuklarla yaşanmadığını, Mahkemece hem davalı tarafından kullanıldığının ispatlanamadığı, hem de davacı tarafından verilen rızanın geri alınmadığı gerekçesiyle davanın reddedildiğini, nedenlerin çelişkili olduğunu, aile konutu olmadığından muvafakatın geri alındığı şartının aranmayacağını, davalı tarafından taşınmazın kullanıldığının 07.12.2021 tarihli haciz zaptı ve yine yapılan Mahkemece yapılan keşif sonrası alınan raporda açıkça belirtildiğini, davalı tarafından dairenin ne maksatla kullanıldığının bir öneminin olmadığını, dairenin anahtarının değiştirildiğinin ve anahtarın davalıda olduğunu, pozitif ayrımcılık yapıldığını, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde düzenlenen "Hükmün Kapsamı" başlıklı maddenin ikinci fıkrası "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. " şeklinde düzenlenmiştir.

Kararda yazılması gereken en önemli unsurlardan birisi de hüküm sonucudur. Zira, hüküm sonucu somut talep hakkında Mahkemenin nihai kanaatini oluşturan, duruma göre kesin hüküm teşkil edecek ve zorla yerine getirilecek olan kısmını oluşturmaktadır. Bu nedenle hüküm sonucunun açık olarak yazılması gerekir. (..., ..., , Hukuku, Cilt III, ... 2017, s. 1988.) Somut olayda, gerekçede yazılması gereken emsal içtihatla ilgili daire ve esas numarasının hüküm fıkrasına yazılması doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir. Ne var ki, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, 6100 sayılı Kanun’un 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) bendinde yer alan "Emsal Yargıtay 8. HD.'nin 2019/6014 Esas sayılı ilâmı göz önüne alınarak" ibaresinden çıkarılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1196, K. 2025/5308, T. 11.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-1196-e-2025-5308-k-af0fa812e047