Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/6145 E. 2026/3936 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6145
Karar No
2026/3936
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1305 E., 2025/1158 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 5. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI : 2024/8 E., 2025/35 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalı ... Oto Ltd. Şti.den 03.01.2017 tarihinde .... marka, .... model aracı sıfır olarak annesi ... adına 64.000,00 TL bedelle satın aldığını, müvekkilinin annesinin bakıma muhtaç olması sebebiyle aracı müvekkilinin teslim aldığını ve kullandığını, araç teslim alındıktan bir süre sonra tavan direklerinin bulunduğu metal bölümdeki her iki taraf C sütunlarında göçükler ve dalgalanmalar, arka bagaj kapağı ile motor kaputundaki boyalarda soyulmaların meydana gelmeye başladığını, davalı şirketin araçta imalat hatası olduğundan kendilerinin bir şey yapamayacaklarını söylediklerini, davalılara ..... Noterliğinin 03.12.2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, ancak bugüne kadar hiçbir sonuç elde edilemediğini, dava konusu aracın ayıplı olduğunu ileri sürerek; dava konusu aracın yenisi ile değiştirilmesini, mümkün değilse ödeme tarihindeki araç fiyatı nazara alınarak aracın bedelinin faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, davacı vekili kendisine verilen kesin süre içerisinde muris ...'nun mirasçılarını davacı olarak davaya dahil ettiklerine dair dilekçe vermiş ve bu suretle taraf teşkili sağlanmıştır. II. CEVAP 1.Davalı ... Oto Ltd. Şti vekili; dava konusu araçta üretimden kaynaklı bir ayıp olmadığını, somut olayda ayıbın önemli olması unsurunun gerçekleşmediğini, iddia edilen problemin araçtan beklenen faydaya veya güvenliğe bir etkisinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ...Ş. vekili; dava konusu aracı satın alan kişi davacı olmadığından sıfat yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, aracın garanti süresinin geçtiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu araçta üretimden kaynaklı bir ayıp olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, davacının iddia ettiği problemler önemli bir nitelik taşımadığından seçimlik hakların kullanılmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi heyet raporlarında, araçtaki boya hasarının kullanıcıdan kaynaklanmadığı, boya hasarının aracın üretim sürecinde boya katmanlarının atılması esnasında yapılan hatalardan kaynaklandığı, ortaya çıkan boya hasarı aracın kullanma sürecinde zamanla ortaya çıkan ayıp niteliğinde olduğundan aracın gizli ayıplı olduğu ve malın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getireceğinin tespit edildiği, 2016 model aracın 03.01.2017 tarihinde davacı tarafından satın alındığı, karar tarihine kadar geçen süre de göz önüne alındığında malın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getireceği kanaatine varıldığı, araçtaki araçtaki ayıbın bütün masrafları davalılara ait olmak üzere ücretsiz onarımının yapılarak giderilmesi gerektiği, araç boyasındaki hasarların zamanla artacağı, ülkemiz piyasa koşullarında komple boyanmış bir aracın ikinci el piyasa değerinde oluşan değer kaybından kaynaklı olarak davacının mağduriyetinin oluşacağı kanaatine varılarak bilirkişi raporlarında yapılan hesaplama doğrultusunda 19.050,00 TL bedelde indirim tutarının tahsilinin gerektiği gerekçesiyle; davacının dava konusu ayıplı aracın yenisi ile değiştirilmesine veya sözleşmeden dönülerek aracın bedelinin faizi ile ödenmesine ilişkin taleplerinin reddine, dava konusu araçtaki araçtaki ayıbın bütün masrafları davalılara ait olmak üzere ücretsiz onarımının yapılarak giderilmesine, 19.050,00 TL bedelde indirim tutarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının ücretsiz onarım hakkını kullanması halinde aracın ikinci el piyasa değerinde oluşan değer kaybından kaynaklı mağduriyetinin olacağı, bu nedenle ücretsiz onarım hakkının kullanılması halinde aracın değer kaybının karşılanması gerektiği, aracın gizli ayıplı olduğu, aracın yaşı ve km'si dikkate alındığında ayıpsız benzeri ile değişim veya sözleşmeden dönme hakkının kullanılmasının tarafların hak ve menfaat dengesine aykırı olacağı kanaatine varıldığı, tüketiciye tanınan seçimlik hakların yenilik doğurucu nitelikte olduğu, aracın ücretsiz onarımına ilişkin talep olmadığından, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 11/3 maddesi gereğince bedelde indirime karar verilmesi gerekirken seçimlik haklardan onarım ve bedel indirimi yönünden karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle; davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, kararının kaldırılmasına, davacının dava konusu ayıplı aracın yenisi ile değiştirilmesine veya sözleşmeden dönülerek aracın bedelinin faizi ile ödenmesine ilişkin taleplerinin reddine, 19.050,00 TL bedelde indirim tutarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili; sıfır kilometre olarak alınan aracın servisten çıkmadığını, müvekkilinin mağdur olduğunu, kaldı ki araçta yağ kaçağı ve yeni soyulmaların da var olduğunun dava süreci devam ederken ortaya çıktığını, bilirkişi raporundaki hesaplamanın gerçeği yansıtmadığını, misli ile değişim taleplerinin yetersiz ve hatalı gerekçeyle reddedildiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalılar vekilleri; dava konusu aracın garanti kapsamında olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, araçta var olduğu iddia edilen boya dökülmesi-soyulma probleminin üretimden kaynaklı olmadığını, dış etken ve kullanıcı kaynaklı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın yerinde olmadığını, bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sıfır kilometre olarak satın alınan aracın imalattan kaynaklı ayıplı olduğu iddiasıyla ayıpsız misliyle değiştirilmesi, mümkün değilse araç bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 1. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle dava konusu aracın farklı yerlerinde muhtelif büyüklüklerde boya aşınmalarının meydana geldiği, bu aşınmanın oluşmasında dışarıdan herhangi bir etkenin olmadığı, araçta meydana gelen göçük, dalgalanma, boya ve vernik soyulmalarının kullanım hatası olmadığı, dava konusu aracın üretimden kaynaklı ayıplı olduğunun anlaşılmasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında; dava konusu araçta meydana gelen göçük, dalgalanma, boya ve vernik soyulmalarının kullanım hatası olmadığı, boya kusurunun üretim hatasından kaynaklandığı, aracın muhtelif yerlerinde meydana gelen boya atması aracın tamamına sirayet edeceğinden aracın komple boyanması gerektiği ve bu durumun değer kaybına sebebiyet vereceği tespit edilmiştir. Alınan bilirkişi heyet raporları ile dava konusu araçta imalattan kaynaklı boya ayıbı olduğu tespit edilmiştir. Ayıbın önemi, aracın ayıpsız değeri, hakkaniyet ilkeleri gözetildiğinde davacı tüketicinin aracı mevcut ayıpları ile kabul etmeye zorlanamayacağı açıktır. 6502 sayılı Kanun kapsamında davacının yenilik doğurucu haklarından ayıpsız misli ile değişim hakkını seçtiğinin anlaşıldığı, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda davacının bu talebi kabul edilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı şekilde, yazılı gerekçelerle aracın ayıpsız değeri ile ayıplı değeri arasındaki farkın davalılardan tahsiline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. 3.Kabule göre de; davacı ...'in davayı tek başına açtığı ancak dava konusu araç elbirliği şeklinde mirasçıların ortak malı olduğundan, muris ...'nun yasal mirasçılarının davaya dahil edilerek davaya devam edilmesine rağmen karar başlığında diğer mirasçıların adlarının yazılmamış olması ve hüküm kısmında tüm mirasçılar yönünden karar verilmeyip sadece davacı ...'e yer verilmiş olması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 371. maddesi uyarınca davacılar yararına BOZULMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz eden davalılara yükletilmesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/6145, K. 2026/3936, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-6145-e-2026-3936-k-2d91f7fd319d