Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/6139 E. 2026/3481 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6139
Karar No
2026/3481
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1367 E., 2025/1512 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Erdemli 4. Asliye (Tüketici) Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/214 E., 2023/63 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacının 2021 yılı Eylül ayı içerisinde ... ilçesinde müteahhitlik yapan davalı ile görüştüğünü ve müteahhit tarafından .... İlçesi .... Mahallesi 7 82... Parsel sayılı arsa üzerinde yapılan taşınmazın, 3. Kat Doğu bölümünde olan dairenin satımı konusunda anlaştığını, 129.939,83 TL konut satış bedelini banka kanalıyla ve açıklama kısmına "konut satış bedeli" yazarak davalının hesabına gönderdiğini ancak dairenin kendisine devredilmediği gibi ödediği bedelin de iade edilmediğini ileri sürerek; sözleşmeye güven ile ödenen 129.939,83 TL’nin dava tarihi itibariyle enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar gibi çeşitli ekonomik etkenlerin ortalamaları alınmak sureti ile ulaşacağı alım gücünün tespiti ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı, davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar davacı vekili 04.05.2023 tarihli beyan dilekçesi ile aslında davacının aynı katta iki ayrı daire satın aldığını ve 6 numaralı bağımsız bölümün devredilip diğer bağımsız bölümün devredilmediğini beyan etmiş ise de; davacı vekilinin işbu beyanları iddianın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağı nedeniyle dikkate alınamayacağı, zira dava dilekçesinde yalnızca bir taşınmazdan bahsedildiği, ayrıca davacı delil listesinde bulunan dekontun açıklamasında da "konut satış bedeli" şeklinde açıklama bulunduğu, iki ayrı konutun bedelinin ödemesi olduğuna ilişkin bir açıklama yer almadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı davalı tarafından mağdur edilerek anlaşmaya konu daireyi alamadığı iddia etmiş ise de, dosya kapsamında yer alan tapu kaydı incelendiğinde, davalı müteahitin sözleşme kapsamındaki edimini yerine getirerek davaya konu daireyi davacının eşine devrettiğinin görüldüğü, yine davacı vekilinin 04.05.2023 tarihli beyan dilekçesinde, tarafların 2 adet dairenin satımı konusunda anlaştıkları iddia edilmiş ise de söz konusu iddianın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 141. maddesinde düzenlenen iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında dinlenemeyeceği, ancak İlk Derece Mahkemesince davacının tüketici olduğu gözetilerek 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun madde 73/A-3. fıkrası gereği suç üstü ödeneğinden karşılanan arabuluculuk ücretinin hazine üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davacı tüketiciden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğu, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının kabulü gerektiği gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; müvekkiline davalı tarafından taşınmaz devri yapılmadığını belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taşınmaz satış sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ile davalıya ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesine göre hesaplanarak iadesi istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda gerekçeye ve özellikle davacının dava dilekçesindeki talebinin bir adet taşınmaz satış bedeli olduğunun anlaşılmasına göre, davacı tarafın temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/6139, K. 2026/3481, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-6139-e-2026-3481-k-26bbfafd0802