Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/6126 E. 2026/2939 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6126
Karar No
2026/2939
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2477 E., 2025/2501 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/510 E., 2025/126 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; davacı ... 28.10.2014 tarihinde olay yerinde bulunan binada inşaat işleri ile uğraşırken, evin ön balkon duvarı yakınından geçen ve binaya 1 metre mesafede bulunan davalı tarafa ait yüksek gerilim teline elindeki cismin temas etmesi sonucu yaralandığını, davacının elektrik çarpması sunucu yaralandığını ve bu kazadan dolayı ayaklarında yürüme zorluğu, kalıcı derin yanıklar ve vücudunun değişik yerlerinde kalıcı sakatlığının mevcut olduğunu, elektrik dağıtım müesseselerinin ağır özen yükümlülüğü doğuran bir hizmet yürüttüklerini, yaptıkları iş itibariyle insan hayatı açısından her türlü önlemi almaları gerektiğini, bu nedenle elektrik çarpması olayında atfedilecek bir kusur bulunmadığını, söz konusu elektrik tellerinin standarda uygun olarak yani emniyet mesafesi korunarak bağlanması durumunda yaralanmasının söz konusu olmayacağını, davalıya ait elektrik tellerinin bulunduğu yer ile hem doğudaki cadde hem de güneydeki cadde arasında büyük mesafe olduğunu, bu direğin bulunduğu yer ile kaldırım arasındaki mesafeye rağmen davalıya ait elektrik direğinin davacının çarpıldığı binaya yakın bir mesafede bulunduğunu, tazmin borcunu doğuran eylem davalı şirketin haksız fiili nedeni ile meydana geldiğini ileri sürerek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, davacılar için toplamda 100.000,00 TL manevi, davacı ... için 2.000,00 TL maddi olmak üzere toplam 102.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; bahsi geçen kazanın yapımına başlanan inşaat nedeniyle meydana geldiğini, inşaatın yapımını üstlenen şahsa husumet yöneltilmesi gerektiğinden müvekkiline karşı açılan işbu davada husumet itirazında bulunduğunu, olayın oluş şeklinin dava dilekçesinde bahsedildiği şekilde gerçekleşmediğini, davaya konu olayın meydana geldiğine dair bildirimin davalıya yapılması akabinde personelleri tarafından olayın meydana geldiği yere gidildiğini, gerekli inceleme ve araştırma yapıldığını, bahse konu yerden geçen elektrik hattı Alçak Gerilim-Yüksek Gerilim müşterek hat olup, petrol trafosu şeklinde adlandırılan trafoya giden nakil hattı olduğunu, elektrik hattı inşa edilirken nizami olarak yol boyunca ilerlediklerini, olayın olduğu ana kadar da yol boyunca olması gereken yerde bulunduğunu, inşaatın ruhsatsız olduğunu, davacının akıma kapılıp düşmediğini, düşerken elektrik hattına kalıp parçasının teması ile akıma kapıldığını, inşaatın yapılmamasına yönelik uyarılara rağmen devam ettirilmesi sonucu oluşan olaydan müvekkiline izafe edilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, bahsi geçen elektrik hattını bile bile inşaata başlandığını, elektrik hattına yakın yere bina yapılmaya çalışıldığını, uyarılara rağmen bu faaliyete son verilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı şirketin sorumluluğunun, bir sebep sorumluluğu olan kusursuz sorumluluk olduğu, somut olay incelendiğinde; zarar gören davacının uğradığı zarar ile dahili davalı şirketin yürüttüğü faaliyet arasında illiyet bağının bulunduğu, hükme esas alınan 01.08.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda davalı şirketin olayın meydana gelmesinde %20 oranında, inşaatın sahibi ...'ın % 60 oranında, davacı ...'ın % 20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporlarının gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli oldukları gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, maddi tazminat talebi yönünden, 1.742,01 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 317.697,63 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 453,60 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 319.893,24 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat talebinin davacı ... için 15.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 8.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ...'ın inşaat halindeki binanın üçüncü katında çalışırken binanın yanından geçen davalıya ait elektrik teline elindeki inşaat tahtasıyla temas etmesi sonucu %42,2 oranında malul kalacak şekilde yaralandığı, ikinci kaldırma kararı sonrası alınan kusur raporuna göre elektrik iletim hattının binaya uzaklığının 2 metreden az ( 1,5 metre ) olması nedeniyle davalı şirketin %20 dava dışı bina sahibinin %60, davacı ...'ın %20 kusurlu olduğunun belirlendiği, objektif sorumluluğu bulunan davalının sorumluluktan kurtulabilmesi için illiyet bağının kesildiğini ispat etmesi gerektiği, kaldırma kararı sonrası alınan bilirkişi raporlarına göre davalının olayda kusurlu olduğunu belirlendiği, buna göre davalının illiyet bağının kesildiğini ispat edemediğinden oluşan zarardan sorumlu olduğu, hesap raporunda davalının %20 kusuruna göre tazminat hesabının hatalı olduğu, davacı Abdullahın %20 kusuru indirilip davalının %80 kusuruna göre tazminat hesabı yapılması gerektiği, buna göre geçici iş göremezlik tazminatı 6.968,48 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı 1.270.790,52 TL ve bakıcı gideri 1.814,40 TL gideri olmak üzere toplam 1.279.573,40 TL maddi tazminata karar verilmesi gerektiği, davacılar vekili ıslah dilekçesi ile kalıcı iş göremezlik tazminatı 1.277.758,56 TL olarak talep ettiklerinden bu miktar üzerinden maddi tazminatın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken davalının kusurunu %20 kabul edip bu oran üzerinden maddi tazminatın kısmen kabulü kararının hatalı olduğu, olayın oluş şekli, davacının maluliyeti, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü birlikte değerlendirildiğinde, davacıların manevi tazminat talebinin tam kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kısmen kabulüne 6.968,48 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.270.790,52 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.814,40 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam ( ıslah talebi dikkate alınarak ) 1.277.758,56 TL'nin 28.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacılardan ... için 50.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; bilirkişi raporunda, kazaya konu enerji nakil hattının binadan önce tesis edildiğinin, dolayısıyla tesis edildiği tarihte bir emniyet mesafesi ihlali olmadığının, tehlikeli ortamı oluşturan emniyet mesafesi ihlalinin binanın yapımı sırasında oluştuğunun belirtildiğini, bina sahiplerinin kusurlu olduğunu, üçüncü kişinin kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiğini, davalı şirkete atfedilen kusuru kabul etmediklerini, manevi tazminatın tahsis olduğunu, hesap raporunda hatalı işlemler bulunmadığını, davacı tarafın verilen kesin süre içerisinde gider avansını yatırmaması nedeniyle bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, elektrik çarpmasından kaynaklı tazminatı istemine ilişkindir. 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; belirtilen gerekçeleye, özellikle kusursuz sorumlu olan davalıdan, olay tarihi öncesinde elektrik hattının inşaattan güvenli mesafeye çekilmesi talep edildiği halde bu talebi ve kontrol görevini yerine getirmediğinin, hükme esas alınan bilirkişi raporların denetimine elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2. Yargılama harçları kamu düzeni ile ilgili olduğundan resen yapılan incelemede; Bölge Adliye Mahkemesince, manevi tazminat istemleri yönünden davanın kabulüne karar verildiği halde, hükmedilen manevi tazminatlar üzerinden hesaplanan harcın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, manevi tazminat talebi yönünden harca hükmedilmemesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 maddesi uyarınca, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5/b bendinin altıncı bendinden sonra gelmek üzere "-Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen manevi tazminat miktar üzerinden hesaplanan 6.831,00 TL karar harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına," ibaresinin eklenmesi suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/6126, K. 2026/2939, T. 11.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-6126-e-2026-2939-k-8e58da21322c