Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5785 E. 2026/2353 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5785
Karar No
2026/2353
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/379 E., 2025/1642 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/24 E., 2024/211 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında optik sözleşmesi bulunduğunu, davalı Kurumun müvekkili aleyhinde verilen 17.02.2011 tarihli şikayet dilekçesi üzerine 2010 yılı sözleşmesinin (6.3.11.) maddesi gereğince bir kez uyarılmasına ve 10.000,00 TL para cezası uygulanmasına, ayrıca yine aynı sözleşmenin (6.3.11.) maddesi gereğince yine 10.000,00 TL para cezasına ve 3 ay süre ile sözleşmesinin feshine karar verildiğini bildirdiğini ileri sürerek; davalı Kurum tarafından müvekkili aleyhine uygulanan cezai işlemin iptali ile sözleşmenin devamına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili Kurum tarafından uygulanan işlemin mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin 23.10.2020 tarihli kararıyla; davacı şirket yetkilisi hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından yapılan yargılama sonucunda, dolandırıcılık fiilininde işlendiği sabit olmadığından verilen beraat kararının kesinleştiği, davalı Kurum tarafından sözleşmenin feshi ve uygulanan cezai şartın haksız olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı Kurumun davacı ile yapmış olduğu 23.02.2011 tarihli sözleşmesinin feshine ilişkin karar ile uygulanan cezai şartın iptaline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 23.12.2022 tarihli kararıyla; ceza yargılaması neticesinde verilen beraat kararının delil yetersizliğine dayalı olarak tesis edildiği, ceza mahkemesi kararında davacıya atfedilen eylemlerin işlenmediği yönünde bir tespit de bulunmadığı, Mahkemece dinlenen tanık A.U.'nın faturalandırmanın aksine sadece gözlük camı aldığı yönünde beyanda bulunduğu, cezai işleme esas alınan teftiş soruşturması sebebiyle ifadelerine başvurulan dava dışı C.Ş., dava dışı A. A. ve dava dışı İ.B.'nin ise Mahkemece dinlenmediği, Mahkemece uyuşmazlığa konu cezai işlemin haklı ve yerinde olduğunun kabul edilmesi halinde ise, taraflar arasında sonradan yürürlüğe giren protokol hükümlerinin lehe olanlarının uyuşmazlığa uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı şirket yetkilisi hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından dolayı kamu davasının yapılan yargılamasında dinlenen tanıkların muayene olduklarının ve daha sonra da davacı optiğe giderek gözlük camı ve çerçevelerini teslim alıp fiyat farkı dahil ödediklerinin tespit edildiği, davacı şirket yetkilisi hakkında sahte olarak düzenlenen bir evrak olmadığı gibi dolandırıcılık fiilininde işlendiği sabit olmadığından verilen beraat kararının kesinleştiği, sözleşmede yapılan değişiklik göz önünde bulundurularak, davacı ile davalı arasında yapılmış olan sözleşmenin feshine dair davalı Kurumun 23.02.2011 tarihli cezai işleminin iptali gerektiği gerekçesiyle, davalı Kurumun 17.01.2011 tarihli sözleşmenin feshine ilişkin karar ve uygulanan 23.02.2011 tarihli cezai şartının iptaline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kaldırma kararı doğrultusunda reçete sahiplerinin dinlenerek beyanlarının alındığını, davalı Kurumun cezai işleme esas alınan eylemlerin davacı tarafından işlendiğini ispatlayamadığı, Mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; müvekkili Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu, davanın reddi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, davalı Kurum fesih ve cezai şart işleminin iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle cezai işleme konu fiillerin davacı tarafça işlendiğinin ispatlanamadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5785, K. 2026/2353, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5785-e-2026-2353-k-0d74e881c9a4