Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5840 E. 2026/2356 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5840
- Karar No
- 2026/2356
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/890 E., 2025/1724 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/227 E., 2022/257 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; borçlu davalı ile müvekkili arasında Konut Finansmanı Kapsamında Kredi Sözleşmesi akdedildiğini ve konut kredisi kullandırıldığını, Ankara 5. Tüketici Mahkemesinin 2009/584 E ve 2009/585E sayılı dosyalarında borçlu ... tarafından 74... numaralı bağımsız bölümlerin hukuki ve fiili ayıplar içermesi iddiasına dayalı kötü niyetli olarak dava dışı ... İnş. San. Tic. A.Ş. arasında imzalanan Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesinin Feshi ve davalı müvekkili banka ile imzalanan Konut Kredisi Sözleşmesi'nin Feshi ile bu sözleşme uyarınca bankaya kredi borcunun olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davaları açılıp davaların Ankara 5. Tüketici Mahkemesinin 2009/583 E sayılı dosyasında birleştirildiğini ve 2010/575 K sayılı karar ile davaların reddedildiğini, davanın reddedilmesinden sonra borçlu-davalıya müvekkili ... Bankasınca .... Noterliği ... yevmiye numaralı 27.12.2010 tarihli muacceliyet konulu ihtarnamenin borçlunun bankaya bildirmiş olduğu adrese gönderildiğini, bilahare Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2011/3501 E sayılı dosyasından takibe geçildiğini, davalı tarafça takibe itiraz edildiğini iddia ederek, haksız itirazın iptali ile takip talebinde yazılı bulunan 184.640.00 TL konut kredisi uyarınca gecikmede olan taksit toplamı 1.292.474,00 TL ileri vade tarihli taksit toplamı, 81,83 TL ihtarname bedeli ile gecikmede olan taksitlere işlemiş faiz 6.316,00 TL toplamda 1.483.511.00 TL üzerinden takibin devamına, asıl alacağa %25 faiz işletilmesine ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekil; davacı banka ile dava dışı yüklenici ... A.Ş'ye karşı açılan ödenen bedelin iadesi konulu davanın halen Yargıtay incelemesinde olduğunu, bu dava dosyasında ödemelerin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmeden önce yapılan 19.335,63 TL aylık ödemelerle 15 ay boyunca toplam 290.034,45 TL dikkate alındığında davacı bankaya ödenmesi gereken borç miktarının bulunmadığını, davalı müvekkilce yapılan ödemelere rağmen kendisine tapu devri yapılmadığı için dava dışı yüklenici ... A.Ş. ile davalı müvekkil arasındaki ihtilaflara yönelik müvekkilince açılan diğer davaların da bulunduğunu davalıya ne tapu verildiğini ne de ödediği meblağların kendisine iade edildiğini beyanla davanın reddini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıya kullandırılan kredilerin taksit tutarlarının vadesinde ödenmediği gerekçesiyle hesap katedilerek davalıya .... Noterliğinin 27.12.2010 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiği ve daha sonra dava konusu takibin başlatıldığı, taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesi kapsamında davalıya kullandırılan krediler nedeniyle davacı bankanın takip tarihi itibariyle davalıdan 925.577,03 TL asıl alacak, 1.467,97 TL gecikme bedeli olmak üzere toplam 927.044,99 TL alacağının bulunduğu, bu alacağın ödenmesinden kredi sözleşmesi hükümleri gereğince davalının sorumlu olduğu, bu nedenle bu miktar üzerinden ödeme emrine yaptığı itirazında davalının haksız olduğu gerekçesiyle, davacının davasının kısmen kabulü ile, Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2011/3501 Esas sayılı dosyasında davalı tarafından ödeme emrine yapılan itirazın 925.577,03 TL asıl alacak, 1.467,97 TL gecikme bedeli olmak üzere toplam 927.044,99 TL miktar üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren 925.577,03 TL'ye %19,032 oranında gecikme bedeli uygulanmasına, itirazın iptaline karar verilen alacağın %40'ı olan 370.817,99 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiş, karar taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 14.03.2024 tarihli kararıyla; icra takibinde talep edilen 81,83 TL ihtarname bedelinin kabul edilen alacak kalemine eklenmemesi ve hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer 927.044,99 TL olup (Binde 68,31) nispetinde hesaplanacak nispi karar ve ilam harcının 63.326,44 TL olacağı hususu gözardı edilerek davalıdan fazla nispi karar ve ilam harcı tahsiline hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile, Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2011/3501 Esas sayılı dosyasında davalı tarafından ödeme emrine yapılan itirazın 925.577,03 TL asıl alacak, 1.467,97 TL gecikme bedeli, 81,83 TL ihtarname bedeli olmak üzere toplam 927.126,83 TL miktar üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren 925.577,03 TL'ye %19,032 oranında gecikme bedeli uygulanmasına, itirazın iptaline karar verilen alacağın %40'ı olan 370.886,73 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair talebin reddine, harçlar Kanunu uyarınca hesaplanan 63.332,03 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, davacı tarafından yatırılan 14.612,65 TL peşin harcın talep halinde iadesine karar verilmiş, karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairenin 03.03.2025 tarihli ilamıyla; her ne kadar davacı vekilince borçlu tarafından itiraz edilmediği için kat ihtarnamesinde bildirilen borç ve kat ihtarında belirtilen faiz oranının kesinleştiği iddia edilmiş ise de; ihtarın 03.01.2011 tarihinde muhattabın gösterilen adresine gidildiği ve muhattabın muhtarlık kayıtlarında yurt dışına taşındığı belirtilerek iade edildiği ve tebliğin usulüne uygun yenilenmediğinden tüm alacağın muaccel hale gelmeyeceği, icra takibine kadar doğmuş olan borçlar için hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 2.Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; anılan sözleşmede davalının ad-soyadı karşısında ilgili bölümde bir adres yazılı değil ise de; davalı tarafından ... Mahallesi Muhtarlığından 24/08/2007 tarihli tanzim ikametgah belgesinin davacı Bankaya sunulduğu, söz konusu belgede adres olarak "... sk. No:7" yazılı olduğu, davacı Banka tarafından düzenlenen .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin aynı adrese hitaben keşide edilerek tebliğe çıkartıldığı ancak tebliğ edilemediği, sözleşmenin 23. maddesi hükmü gereğince, kredi kullanımı sırasında davacı Bankaya adres bildiriminde bulunan davalının, yine aynı hüküm uyarınca adresinde meydana gelen değişiklikleri noter kanalıyla Bankaya bildirmesi gerektiği, aksi halde bildirilen adrese yapılan tebligatların geçerli olacağının taraflarca kararlaştırıldığı, bu durumda, davacı Banka tarafından keşide edilen temerrüt ihtarnamesinin sözleşmenin 23. maddesince usulüne uygun şekilde gönderildiği, temerrüdün ve muacceliyetin gerçekleşmiş olduğu gerekçesiyle, önceki kararda direnilmesine karar verilmiş; karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davalının temerrüt ve kredi borcu itirazında bulunmadığını, davalı borçluya gönderilen kat ihtarına ayrıntılı olarak itiraz edilmemiş olmasının borcu-kar payını kat edilen hesabı kabul hükmünde olduğunu, kat edilen borç tutarı 06.10.2009 tarihli geri ödeme planına da uygun olduğunu, ancak bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmede bu husus dikkate alınmadığından, raporun hatalı olduğunu, faiz hesaplamalarının da hatalı olduğu, sözleşmenin 13.2. maddesinde, davalı borçlunun sözleşmede yer alan hükümler çerçevesinde geri ödeme planında belirtilen taksitlerden birbirini izleyen en az iki taksiti, belirlenen taksit ödeme tarihinde ödemeyerek temerrüde düştüğü, henüz vadesi gelmemiş taksitler de dahil kredi borcunun tamamının muaccel hale geleceğini kabul ve beyan ettiği, gerek sözleşmede gerekse kanun maddesinde henüz vadesi gelmemiş kredi borcunun tüketicinin temerrüdü halinde muaccel olacağı kabul edildiği ve bu düzenlemeye göre hesap katı olan 27.12.2010 tarihi itibariyle vadesi gelmemiş taksitlerin geri ödeme planına göre muaccel hale geleceği, bilirkişi, sadece ileri vade taksitlerinin anaparalarını hesaplayarak takip tarihi itibariyle 726.529,61 TL vadesi gelmemiş taksit ana parası hesapladığı, ileri vade taksitlerdeki kar payını hesaba katmadığını, takip talebinde, ihtarname bedeli olarak talep edilen alacak kalemine ilişkin bilirkişi raporunda hesaplama yapılmadığını, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren %19,03 oranında temerrüt faizi işletilmesine karar verilmesinin hatalı olduğu, borçluya gönderile ihtarnamede % 25 oranında kâr payı talep edildiğini, kâr payı hesabında İpotek Akit Tablosunda yazılı bulunan ve davalı borçlunun kabul etmiş olduğu %25 oranının dikkate alınması gerektiğini, davalı borçlunun takip talebinde talep edilen kar payı oranına itirazı bulunmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. Davalı vekili; kanunun aradığı şartlara göre yapılmayan tebligatların usulsüz olduğunu, bozma kararının doğru olduğunu, Ankara 5.Ticaret Mahkemesinin 2009/469 E.sayılı ve 2009/470 E. sayılı dosyaları bilirkişi tarafından incelenmediği için eksik değerlendirme ile rapor düzenlendiğini, tapunun müvekkiline devredilmediğini, davacı bankanın mükerrer tahsilat yapmak isteyerek kötüniyetli olduğu, alacak likit olmamasına rağmen icra inkar tazminatına hükmedilmesinin ve kendileri lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmemesi sebepleriyle kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ödenmeyen konut kredisinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki davalı itirazının iptali ile icra-inkar tazminatı istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dayandıkları belgelere uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine dava şartlarına yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle taraflara arasında imzalanan Konut Finansmanı Kapsamında Kredi Sözleşmesinin 23. maddesine göre davacı tarafından davalıya gönderilen temerrüt ihtarının usulüne uygun olmasına, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, raporun denetime elverişli olmasına göre, taraf vekillerinin temyiz talebinin reddi ile usul ve yasaya uygun direnme kararının onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.