Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3900 E. 2026/2358 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3900
Karar No
2026/2358
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1572 E., 2024/718 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/459 E., 2023/22 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı- birleşen davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı/birleşen davada davalı ... Sağlık Hiz. Tic. A.Ş. vekili Avukat ... ile davalı/birleşen davada davacı ... Elektrik Toptan Satış İth. ve İhr. A.Ş. vekili Avukat ...'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra noksanlığın giderilmesi için mahalline geri çevrilen dava dosyası gelmekle, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Asıl davada davacı ... A.Ş. vekili; müvekkilinin Türkiye genelinde ... ve... isimleri ile hizmet veren 35 hastane ile sektöre öncülük ettiğini, davalı şirket ile 05.12.2019 tarihinde müvekkil şirketin işlettiği hastanelere elektrik enerjisi tedarikine ilişkin Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi yapıldığını, Covid-19 salgını dolayısı ile ortaya çıkan mücbir sebepten en çok etkilenen sektörlerden birisinde faaliyet gösterdiğini, müvekkili hastanelerin olağan çalışma düzeni dışında hizmet vermesi ve geçen yılın bir önceki dönemine göre gelirlerinin %80'den fazla düşmesine sebebiyet verdiğini, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından 24.03.2020 tarihinde yayınlanan 518 nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uyarınca müvekkilinin de dahil olduğu sağlık hizmeti sunan kuruluşlar açısından mücbir sebep halinin resmen ilan edildiğini, müvekkili tarafından davalıya gönderilen yazı ile sözleşmenin 12. maddesi gereğince yükümlülüklerin askıya alındığı ve bu nedenle bir ödeme yapılmayacağının bildirildiğini, ancak davalı tarafça bu durumun kabul edilmediğini, sonrasında davalı tarafın sözleşmeyi haksız ve hukuka aykırı bir şekilde mücbir sebep halinin varlığına rağmen kötüniyetli bir şekilde 17.04.2020 tarihinde feshettiğini, bu nedenle zarara uğradığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000,00 TL'nin davalı şirketten tahsilini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı ... A.Ş vekili; müvekkili şirket ile davalı arasında imzalanan sözleşme kapsamında, müvekkili şirketin davalı şirkete son derece avantajlı fiyat ile elektrik tedarik ederek davalının ciddi bir kazanç elde etmesini sağladığını, ancak davalının tamamen hukuka ve sözleşme hükümlerine aykırı davranışları nedeniyle, sözleşmenin davalının kusuru sebebiyle fesih edilmek zorunda kaldığını, davalının müvekkili şirkete olan borçlarını ödemediğini, başlatılan icra takibine de kötü niyetli bir şekilde itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, borçlunun Merkezi Takip Sisteminin 2020/930116 E.sayılı dosyasına itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... A.Ş. vekili; taraflar arasında akdedilen Enerjisi Satış Sözleşmesinin 1.maddesi uyarınca davacının ödemede temerrüde düştüğünü, davacının alternatif çözüm önerilerini kabul etmediğini, pandeminin mücbir sebep oluşturmadığını, davacının faaliyetlerinin artarak devam ettiğini, davacının doğmuş borçlarını ödemeyeceğini ve belirsiz bir süre boyunca da doğacak olan borçlarını ödemeyeceğini 29.03.2020 tarihli yazıyla bildirdiğini, fesihe davacının temerrüde düşmüş olmasının sebebiyet verdiğini, davacı tarafından ikrarda bulunulan halen ödenmemiş Mart ve Nisan ayı faturalarının mevcut olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Birleşen davada davalı ... A.Ş vekili; Covid-19 olarak bilinen pandeminin mücbir sebep olduğunu, kendisinin bir kusurunun olmadığını, sözleşmenin kötü niyetle feshedildiğini ve davacı tarafça portföyden çıkarıldıklarını, pandemi nedeniyle hasta sayısında ve gelirlerinde düşüş yaşandığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; pandemi nedeniyle hastanelerde yoğunluk ve müşteri sayısı arttığı bilinen bir husus olmakla birlikte, sunulan bilirkişi raporuyla da tespit edildiği üzere, pandemi öncesinde zarar açıklayan davacının pandemi döneminde kâr elde ettiği, dolayısıyla pandeminin davacının bulunduğu sektör itibarıyla mücbir sebep kabul edilmemesi gerektiği, davacının mücbir sebep iddiası geçersiz olduğuna göre, davacının borçlarını ödememesi nedeniyle davalının sözleşmeyi feshetmesi ve ceza koşulunun ödenmesini isteme hakkının doğduğu, talep edilen ceza koşulu miktarının bilirkişi tarafından sözleşmeye göre doğru tespit edildiği, son ödeme tarihinden takip tarihine kadar istenen işlemiş faizin de makul olduğu, avans faizini aşmadığı gerekçesiyle; asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, davalının Merkezi Takip Sisteminin 2020/930116 E. sayılı takip dosyasına yönelik itirazının iptaline, asıl alacak olan 1.173.865,34 TL'ye takip tarihinden itibaren %10 yıllık faiz uygulanmasına, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan %20 üzerinden hesaplanan 235.490,42 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar veril; karara karşı, süresi içinde davacı- birleşen davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Covid 19 salgınının Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olduğunun kabul ve ilan edildiği, sözleşmedeki düzenleme uyarınca salgın hastalıkların bir mücbir sebep olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 12. maddesi uyarınca, sözleşmenin askıya alınması durumunun sözkonusu olabileceği ancak elektrik enerjisi vermeye devam edildiği, elektrik enerjisinin kesilmediği, böylece sözleşmenin askıya alınması imkanı mevcut iken sözleşmenin fiilen askıya alınmadığı, bu durumda sözleşmenin 3. maddesi uyarınca “Taraflarının Yükümlülükleri”nin devam ettiği, o halde davacı şirketin de sözleşme ile yükümlendiği fatura ödeme borcunu yerine getirmesi gerektiği, fakat son ödeme tarihi 13... olan ve henüz ödenmemiş olan vadesi dolmuş 567.588,5 TL tutarındaki Mart ayı faturasının davacı şirketçe ödenmeyerek sözleşmede belirlenen yükümlülüğüne aykırı davrandığı, bu durumda davacının borçlarını ödememesi nedeniyle davalının sözleşmeyi feshetmesi ve ceza koşulunun ödenmesini isteme hakkı doğmuş olacağı, talep edilen ceza koşulu miktarının bilirkişi heyeti tarafından sözleşmeye göre doğru hesaplandığının tespit edildiği gerekçesiyle; davacı- birleşen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde asıl davacı- birleşen davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı- birleşen davalı vekili; rapora karşı itirazlarının giderilmeden karar verildiğini, sözleşmenin feshi için gerekli olan temerrüt halinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilmediğini, sözleşmenin 12.maddesinde salgın hastalıkların mücbir sebep olarak kabul edildiğini, sözleşmenin feshedilmesinde haklı sebebin bulunmadığını, müvekkilinin portföyden çıkarılma tarihi olan 17.04.2020 tarihinden geriye dönük olarak bir temerrüdünün oluşmadığını, cezai şart maddesinin uygulanması için koşulların oluşmadığını, bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamanın kabul edilmeyeceğini, müvekkiline bildirimde bulunulmadan doğrudan teminatın paraya çevrildiğini, tanık delilinin değerlendirilmediğini, yemin hakkımız hatırlatılmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; asıl davada abone olan davacının feshedilen sözleşme nedeniyle oluşan zararlarının tazmini, birleşen dava ise, tedarikçi olan davacı tarafından davalı aleyhine faturaya dayalı alacak nedeniyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptaline ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle davacı-birleşen davalı tarafından fatura borcunun ödenmesinde temerrüde düşülmesi nedeniyle sözleşmenin feshinin haklı olmasına, hükme esas alınan ve denetime elverişli bilirkişi raporuyla cezai şartın hesaplanmasına göre, davacı- birleşen davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, 28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacı-birleşen davalıdan alınarak davalı-birleşen davacıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3900, K. 2026/2358, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-3900-e-2026-2358-k-61d626068254