Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5365 E. 2026/2481 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5365
- Karar No
- 2026/2481
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/439 E., 2025/1563 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/26 E., 2023/46 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı Kurumun 13.11.2014 tarihli yazısıyla 101.900,00 TL cezai işlem ve 5.528,16 TL'lik ödemenin yersiz ödeme olarak kabul edilerek müvekkili şirket alacaklarından mahsup edileceğinin bildirildiğini, davalı Kurum işleminin; 267 takip ile ilgili özel amaçla kullanılacak durum belirtir raporlar ile bu durumların tespitine yönelik yapılan işlem bedellerinin, haksız kazanç elde etmek amacı ile faturaya dayanak bilgilerin gerçeğe aykırı düzenlenerek tedavi amaçlı muayene edilmiş gibi davalı Kuruma fatura edildiği, 5 adet işlem ile ilgili olarak da herhangi bir sağlık hizmeti sunulmadığı halde haksız kazanç elde etmek amacıyla davalı Kuruma fatura edildiği gerekçesine dayandığını belirterek; muarazanın meni ve müvekkiline uygulanan cezai işlem ile yersiz ödeme uygulamalarının iptalini, toplamda 107.428,16 TL yönünden müvekkilinin davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili Kurum müfettişi tarafından yapılan soruşturma neticesinde davacı şirketin müvekkili Kurum zararına sebebiyet verdiğinin tespit edildiğini, müvekkili Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı şirket tarafından davalı Kurum işlemine konu dava dışı 5 hastadan 1 hastaya ait reçete ve dava dışı hastadan onay belgesi olması nedeni ile davalı Kurum tarafından yapılan işlemin yerinde olmadığı, diğer dava dışı 4 hasta ile ilgili olarak davalı Kurum tarafından yapılan işlemin yerinde olduğu, dava dışı 267 hasta ile ilgili olarak aynı işyerinde çalışan kişilerin hemen hemen aynı zamanda aynı merkeze gittiği, aynı tetkik ve tahlillerin yapıldığı (solunum testi, akciğer grafisi vb.), verilen ifadelerde hastaların adı geçen merkeze gitmediklerini beyan ettikleri, tanık A.K.'nın alınan beyanında davacı şirket hastanesine 5 yıl öncesinde gittiğini ve muayene olduğunu, hasta muayene formunu imzaladığını beyan ettiği, davacı tarafın tanık A.K. dışındaki diğer hastalar yönünden davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davalı Kurumun davacı aleyhine 13.11.2014 tarihli yazısıyla bildirdiği 4.000,00 TL'lik cezai şart tutarından ve 20,00 TL'lik yersiz ödemeye konu bedelden davacının sorumlu olmadığının tespitine ve bu işlemin iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece kabul edilen ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf incelemesine konu edilen miktarın karar tarihi itibarı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun) 341/2 maddesinde düzenlenen kesinlik sınırı olan 17.830,00 TL'nin altında kaldığından davalı Kurum yönünden verilen kararın kesin nitelikte olduğu, davacının istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulden, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; alınan bilirkişi raporlarında delillerinin değerlendirilmediği, müvekkili aleyhine yapılan savcılık soruşturması neticesinde verilen takipsizlik kararının ve imzalı hasta formlarının değerlendirmeye alınmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık; taraflar arasındaki sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi uyarınca, davalı Kurum tarafından davacı sağlık hizmeti sunucusunun hak edişlerinden yapılacağı bildirilen kesintiden dolayı borçlu olmadığının tespiti ve cezai işlemin iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun, taraflarca imzalanan sözleşme ile SUT hükümleri ve ilgili mevzuata göre, her işlem bazında gerekçesiyle birlikte değerlendirme yapılarak hazırlandığının ve denetimine elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Fazla alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.