Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5251 E. 2026/3628 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5251
- Karar No
- 2026/3628
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2260 E., 2025/2199 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kızıltepe 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/584 E., 2021/86 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalının 2013-2014 yıllarında sulu tarım yaptığının Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) ile sabit olduğunu, davalının sulu tarım yaptığı parsele yakın doğal su kaynağı bulunmadığından sulamayı ancak sondaj kuyusu açarak ve bu kuyudan elektrik enerjisi ile su çekerek yapmasının mümkün olduğunu, davalının arazisine açtığı sondaj kuyusuna tüketimi kaydedici bir sayaç takmadan elektrik enerjisi kullanarak sulu tarım yaptığını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107. maddesi uyarınca müvekkili şirketin uğradığı zarara karşılık şimdilik 100,00 TL'nin 2013 yılı sulama döneminden itibaren işlemiş ve işleyecek 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun ile belirlenen faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; talebin zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı şirket tarafından davalı aleyhine 20 13... yıllarında abonesiz ve sayaçsız elektrik kullandığı gerekçesiyle yapılan icra takibine davalının itirazı üzerine Mahkemenin 2018/315 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda davaya konu kaçak elektrik tespit tutanağının yönetmelik hükümlerine aykırı olduğu, davacı vekili tarafından davanın somutlaştırılamadığı gerekçesiyle davanın esastan reddine karar verildiği, davacı şirket tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kararın kesinleştiği, bahsi geçen davanın taraflarının ve dava sebeplerinin aynı olduğu, her ne kadar davacı eldeki dava dilekçesi içeriğinde "kaçak elektrik" lafzi söyleminde bulunmamışsa da, davanın konusunun haksız fiile dayandığının ve davalının eyleminin Türk Ceza Kanunu (TCK) md. 163/3 kapsamında "Karşılıksız Yararlanma" suçunu oluşturduğunun belirtilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde davacı şirketin talebini kaçak elektrik kullanımına dayandırdığının kabulü gerektiği, davacı şirket vekilince belirsiz alacak davası olarak açarak abonesiz ve sayaçsız elektrik kullanıma ilişkin müvekkili şirket tarafından tahakkuk edilecek miktarın Mahkemece belirlenmesi suretiyle tahsilini talep edemeyeceği ve davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasının 6100 Kanunun 114/1-i maddesi uyarınca dava şartı olarak kabul edildiği, Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/315 E. sayılı dosyasının eldeki dava yönünden kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kesinleşen Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/315 E. sayılı dosyası ile eldeki davanın dava sebeplerinin, taraflarının, talep sonuçlarının aynı olduğu, Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; müvekkili şirket işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu, Mahkemece tüm deliller toplanmadan, yeterli ve gerekli değerlendirme yapılmadan soyut gerekçeler ile karar verildiğini, kaçak tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli belge olduğunu, elektrik enerjisini ilgilendiren ve teknik bilgi gerektiren konuda keşif icra edilerek bilirkişi raporu aldırılması gerektiğini, vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, abonesiz elektrik kullanımından kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, özellikle Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/315 E. sayılı dosyası ile eldeki dava dosyasında tarafların ve dava konusu talebin aynı olmasına, söz konusu davada verilen kararın kesinleştiğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.