Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5227 E. 2026/3162 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5227
Karar No
2026/3162
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4341 E., 2025/2501 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/620 E., 2021/276 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; davalının 2013 yılında ... İlçesi ... Mahallesinde bulunan adına kayıtlı taşınmazlarda mısır ekimi yaptığını, Çiftçi Kayıt Sistemine (ÇKS) bulunduğu beyanda sulu tarım yaptığını bildirdiğini, davalının ekim beyanında bulunduğu ürünlerin yıl içerisinde yoğun sulama ihtiyacı olan ürünlerden olduğu ve ekim yaptığı parsellere yakın herhangi bir doğal su kaynağı bulunmadığını, 2013 yılından beri mısır ekimi için gerekli olan sulamayı müvekkili şirketin dağıtımını yaptığı elektrik enerjisi ile yaptığını, davalının bu eyleminin ceza hukuku anlamında karşılıksız yararlanma suçu ve haksız fiil oluşturduğunu, davalının aboneliğinin bulunmadığını, 20 13... yıllarında tüketimi kaydedici bir sayaç da takmadan arazisinde açtığı sondaj kuyusundan elektrik enerjisi kullanarak sulu tarım yaptığını ve bunu İlçe Tarım Müdürlüğüne beyan ettiğini, davalının bedelsiz olarak tükettiği elektrik yüzünden müvekkili şirketin zarara uğradığını ileri sürerek, belirsiz alacak davası olarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100,00 TL’nin 2013 yılı sulama döneminden itibaren işleyecek 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda belirlenen faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacı şirketin dava konusu yapmış olduğu yıllara ait alacağı için daha önce Kızıltepe İcra Dairesinde ilamsız icra takibi başlattığını, müvekkili tarafından yapılan itiraz neticesinde takibin durduğunu, bunun üzerine davacı şirket tarafından Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/343 E. sayılı itirazın iptali davası açıldığını, yapılan yargılama neticesinde davanın reddedildiğini, her ne kadar müvekkili ÇKS kayıtlarında çiftçi olarak yer alıyorsa da, elektrik sayacının kendi adına olmasının zorunlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu bedelin davacı şirket elinde bulunan evraklar ile hesaplanabileceği, teknik verilerle hesaplanan zarar miktarının hakimin takdir yetkisi kapsamında da bulunmadığı, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, Kızıltepe 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/343 E. sayılı dava ile eldeki davanın taraflarının, davanın dayanağı olan olayların ve dava konusunun aynı olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi ve 115. maddesi gereği işbu dava açısından kesin hüküm niteliği taşıdığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin davanın belirsiz alacak davası olarak dava açamayacağı kanaati yerinde ise de, bu nedenle hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, Mahkemece davanın kısmi dava olarak nitelendirilmek suretiyle görülüp karara bağlanması gerektiği, ancak Mahkemece aynı zamanda kesin hüküm nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş olması nedeniyle, her ne kadar davanın belirsiz alacak davası olarak dava açamayacağı şeklinde kanaat yanlış ise de kesin hükmün dava şartı olması nedeniyle bu husus kaldırma nedeni yapılmayarak eleştirilmekle yetinildiği, kesin hüküm nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinde bir hata olmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; ön inceleme aşamasına yönelik usul işlemlerinin yapılmadığını, İlk Derece Mahkemesinin ön inceleme duruşmasında dava şartlarını ve ilk itirazları incelemesi gerektiğini, uyuşmazlık konularını belirlemediğini, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemlerin yapmadığı gibi bu hususların da tutanağa geçirilmediğini, ayrıca Mahkemece tahkikatın bittiğinin de tefhim etmediğini, davanın haksız fiil nedeniyle uğranılan zarara ilişkin olduğunu, gerekçeli kararda delillerin değerlendirilmediğini ve tartışılmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kaçak elektrik kullanımdan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, Kızıltepe 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/343 E., 2019/427 K. sayılı kararın eldeki davada kesin hüküm niteliği taşıdığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5227, K. 2026/3162, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5227-e-2026-3162-k-b702bc3355ff