Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5108 E. 2026/2499 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5108
Karar No
2026/2499
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/936 E., 2025/2177 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/488 E., 2023/20 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda: Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanunun 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352/1- (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, birleşen davada davalı aleyhine hükmedilen ve temyize konu edilen tutar 8.745,62 TL olup (7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'nun 20. maddesi ile değişik 6100 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinin 2. fıkrası gereğince) dava tarihi 19.02.2022 itibari ile (temyiz) kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Davalı vekilinin asıl davaya ilişkin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı vekili; müvekkilinin tarımsal sulama yaptığı ... Viranşehir/Şanlıurfa adresinde ... nolu parselde ... tesisat numaralı aboneliğinin bulunduğunu, davalı şirket tarafından fatura tahakkuk ettirilerek müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, düzenlenen tutanakların Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'ne aykırı olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin Şanlıurfa 1. İcra Müdürlüğünün 2020/18985 E. ve Şanlıurfa 3. İcra Müdürlüğünün 2021/9681 E. sayılı dosyalarında davalı şirkete şimdilik toplam 200,00 TL borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, 31.10.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini Şanlıurfa 1. İcra Müdürlüğünün 2020/18985 E. sayılı dosyası yönünden 30.924,12 TL'ye, Şanlıurfa 3. İcra Müdürlüğünün 2021/9681 E. sayılı dosyası yönünden 77.170,19TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili şirket yetkilileri tarafından davacıya ait tarımsal sulama tesisinde yapılan kontrolde kaçak/usulsüz elektrik kullanımı tespit edildiğini ve kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı tutulduğunu, kaçak kullanımının kuşkuya yer vermeyecek derecede kesin ve sabit olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; özel hukuk tüzel kişisi olan davalının alacağını ispatlar kayıt ve belgeleri yazı yazılmasına gerek bulunmadan sunması gerektiği, bu sebeple 6100 sayılı Kanunun 195. maddesinin uygulanma imkanının olmadığı, davalı şirket tarafından dava konusu takip dayanağı alacağın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği (Yönetmelik) hükümlerine uygun düzenlenmiş kaçak elektrik kullanım tespit tutanağına dayandığının ispatlanamadığı gerekçesiyle; asıl ve birleşen davanın kabulüne, davacının, davalı şirkete Şanlıurfa 2. İcra Dairesinin 2020/18985 E. sayılı dosyasında 30.924,12 TL, Şanlıurfa 3. İcra Dairesinin 2021/9681 E. sayılı dosyasında 77.170,19 TL ve Şanlıurfa 3. İcra Dairesinin 2021/16000 E. sayılı dosyasında 8.745,62 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; Mahkemece gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulduğunu, verilen 2 haftalık kesin süre ile müvekkili şirketin delil sunma hakkının kısıtlandığını, kısmi dava ikame edilmesinin kanuna aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili şirket tarafından tespit edilen kaçak tahakkukunun Yönetmelikte belirlenen usul ve esaslara uygun olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kaçak elektrik kullanımı iddiasına dayalı başlatılan takipler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, Yönetmeliğin 43/5 maddesi uyarınca kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olmasına, ispat yükü üzerinde olan davalının usulüne uygun olarak yapılan ihtara rağmen delillerini dosyaya sunmamasına, davacının kaçak elektrik kullandığını ispat edememesine, hâkimin yargılamayı belli sürede bitirmeleri hususunda adil yargılama kapsamında hukuki sorumluluğunun bulunduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla REDDİNE, 2. Temyiz olunan, asıl davaya yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5108, K. 2026/2499, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5108-e-2026-2499-k-63f26df4df93