Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5077 E. 2026/2101 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5077
Karar No
2026/2101
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2270 E., 2025/944 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/114 E., 2023/157 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalılardan ... ve ... 'in oğlu, davalı ...'in eşi olarak ortak murisleri olan ...'in 23.08.2019 tarihinde vefat ettiğini, mirasçıları olarak davalıların kaldığını, davacı ise vefat eden ...'in kız kardeşi olduğunu, davacının abisi ...'in ağır bir kanser hastalığına yakalandığını, dava konusu alacağa sebep olan 48... plakalı 2018 model WDD24621 21... 5 şase numaralı beyaz renkli otomobil cinsi ... markalı araç; araç tescil belgesinde davalıların miras bırakanı ... adına kayıtlı olduğunu, ancak aracın satış bedelinin ... tarafından ödenmediğini, aracı ... satın almadığını, söz konusu araca ait satış bedelinin davacı müvekkili tarafından banka kanalı ile ödendiğini, söz konusu aracın ÖTV indirimi yapılmak sureti ile ÖTV siz olarak satın alındığını, müvekkilinin ağabeyi olması nedeniyle de aracın yasal süresi yani 5 yıllık süresi dolduktan sonra kendi üzerine alınması hususunda herhangi bir çekince duymadığını, davalı ...'in aracı davacı müvekkiline devretmek istemediğini, Marmaris Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/180 E. sayılı dava dosyası ile 48... plakalı ... marka 2018 model araç üzerindeki ortaklığın giderilmesi için dava açtığını belirterek aracın öncelikle araç ruhsatında yazılan ismin iptal edilerek, aracın davacı müvekkiline teslim ve iade edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili; davacının dava açmaktaki yararı bulunmadığını, davacının taleplerinin iyi niyetten yoksun ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davaya konu edilen 48... plaka sayılı 2018 model beyaz renkli ... markalı aracın muris ...'in vefatından birkaç ay önce merhum ... tarafından satın alındığını, dava konusu aracın satış bedelinin tamamının muris ... tarafından ödendiğini, davacı tarafından sunulan dekontların delil niteliğinde olmadığını, davacının diğer davalılar ile işbirliği içerisinde hareket ederek müvekkilini zarara uğratmak kastıyla muvazaalı olarak hareket ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Diğer davalılar; murisin ve davacının anne ve babası olarak 10.01.2023 tarihli duruşmasındaki imzalı beyanları ile açılan davayı kabul ettiklerini bildirmişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda davacı ile davalıların miras bırakanının engellilere sağlanan vergi indiriminden faydalanmak amacıyla davaya konu 48... plakalı aracı satın aldığı, satın alınan bu aracın bedelinin davacı tarafından bayiiye ödendiği ancak aracın ... adına tescilinin sağlandığı, ...'in vefat etmesi sonucu ise ...'in mirasçıları olan ..., ... ve ...'e kaldığı, tescile yönelik açılan eldeki davayı ise davalılardan ... ve ...'in kabul ettiği, her ne kadar davalı ... aracın bedelinin ... tarafından ödendiğini iddia etmiş ise de, aracın bedelinin ... tarafından ödendiğinin yazılı delil ile ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile ... adına kayıtlı 48... Plakalı 2018 model ... marka aracın ruhsatının iptali ile, aracın davacı ... adına tesciline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; trafik kaydının değiştirilmesini amaç tutan kararlar nitelikleri bakımından idareyi bir işlem yapmaya zorlayan kararlardan olup, Adliye Mahkemeleri idareyi belli bir şekilde işlem yapmaya zorlayıcı kararlar veremeyeceğinden Mahkemelerce yalnız araçtaki davalı mülkiyetinin davacıya geçtiğinin tespitine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekeceği gerekçesiyle; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile ... adına kayıtlı 48... plakalı 2018 model ... marka aracın, davacı ...'e ait olduğunun tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili; dava konusu aracın müteveffa ... tarafından kendi adına satın alındığını ve tescil işlemi gerçekleştirildiğini, davacı tarafından sunulan ödeme belgeleri bu araca ilişkin olduğuna dair hiçbir açık, kesin ve bağlayıcı delil niteliğinde olmadığını, banka havalesi tek başına mülkiyet aktarımı ya da hakkın varlığını ispatlamadığını, davacı ve diğer davalıların iş birliği ile kamuyu zarara uğrattıklarını, tescil kararı veren İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, takdir edilen vekalet ücretinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalıların murisi adına kayıtlı aracın mülkiyetinin davacı adına tescili istemine ilişkindir.

1. Davalıların murisinin hayatta iken engelinin olması nedeniyle davacının abisi olan muris adına dava konusu bir araç satın alınarak tescil edildiği sabittir. Davacı, aracın gerçekte kendisine ait olduğunu, satış bedelinin tarafından ödendiğini, engellilere tanınan ÖTV muafiyetinden yararlanmak amacıyla işlemlerin muris adına yapılarak yine onun adına tescil edildiğini iddia ederek araç mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespitini talep etmiştir. Mahkemece davacı ile arasında inançlı işlem olduğu ve bunun gönderilen banka havale dekontlarıyla ispat edildiği kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, araç mülkiyeti trafik siciline tescil ile muris adına onun vefatıyla da tüm mirasçılara geçmiş olup, davacı araca hiçbir zaman tek başına malik olmamıştır. Bu itibarla, davacının iddiasının inançlı işleme dayalı olduğu, bu iddianın 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca yazılı belge ya da yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge ile kanıtlanması gerektiği, banka dekontları, makbuzların tek başına ispata yeterli olmadığı gözetildiğinde, taraflar arasındaki inançlı işlem sözleşmesine ilişkin yazılı delil niteliğinde dosya kapsamında herhangi bir bilgi ya da belgenin bulunmadığı (Dairemizin 06.12.2023 tarihli ve 2023/1749 E., 2023/3562 K.; 19.06.2015 tarihli ve 2025/46 E., 2025/3443 K.; 11.12.2025 tarihli ve 2025/2317 E., 2025/6096 K. sayılı ilamları), inançlı işlemin varlığından söz edilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozma sebebine göre, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının (takdir edilen vekalet ücreti yönünden) incelenmesine şu aşamada gerek görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi uyarınca davalı ... yönünden BOZULMASINA, 2. Davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5077, K. 2026/2101, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5077-e-2026-2101-k-e1aa0ead2d6a