Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4928 E. 2026/2091 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4928
- Karar No
- 2026/2091
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1324 E., 2025/1673 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/525 E., 2025/125 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin dava konusu taşınmazı, dava dışı ...'dan konut kredisi nedeni ile davalı banka lehine konulan ipotek ile birlikte satın aldığını, müvekkili tarafından satış bedeline mahsuben ipotek bedelinin ödendiğini ancak ipoteğin kaldırılmadığını ve davalı banka tarafından müvekkili ile eski malik aleyhine 44.213,17 TL üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, icra takibi kapsamında 50.800,00 TL ödediğini ileri sürerek; ipoteğin fekkini, icra nedeniyle ödediği bedeli ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının satın aldığı gayrimenkulde ipotek bulunduğunu, tek bir dava ile bir çok talepte bulunduğunu, kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın şahsi ipotek borçlusunun dava dışı ... olduğu, davacının taşınmazı bu kişiden ipotek yüküyle satın aldığı ve ipoteğin fekki için ipotek alacaklısı davalı bankaya konut kredisi borcu ile ilgisi olmayan 50.800,00 TL ödeme yaptığı, ipotek resmi senedinin konut kredisinin teminatına ilişkin olduğu, ipotek resmi senedinin doğmuş ve doğacak tüm bireysel kredi borçları ve kefalet borçları bakımından güvence teşkil ettiği savunulsa da konut kredisine ilişkin hükümlerle bağdaşmayan bu düzenlemenin haksız şart teşkil ederek geçersiz olduğu ve banka cevabi yazısından şahsi ipotek borçlusunun tüm borçlarının kapandığının bildirildiği, takibin kötü niyetle başlatıldığı ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile toplam 50.800,00 TL'nin istirdatı ile, 35.000,00 TL'nin 14.03.2018, 12.500 TL'nin 29.03.20 18... .300,00 TL'nin 18.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, İstanbul, ..., ... Mah. 169 ada, 1 parsel, ... Blok, ... Giriş, 4 Nolu bağımsız bölüm üzerindeki davalı lehine 17.09.2014 tarihli ipoteğin fekkine, kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacı, üzerinde banka lehine tesis edilmiş gayrimenkulü bilinçli olarak satın aldığını, bilirkişi raporunun hatalı ve çelişkili olduğunu, davada bir çok talebin bulunmasının doğru olmadığını, ipoteğin üst sınır ipoteği olduğu, ipotek ile temin edilmiş borcun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tüketici kredisi nedeniyle taşınmaz üzerine konulan ipoteğin fekki ve icra tehdidi altında ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle kullanılan konut kredisi kapsamında tesis edilen ipoteğin, diğer krediler için doğan borçlar kapsamında teminat teşkil edemeyeceği diğer bir ifade ile, konut kredisi için konulan ipoteğin, resmi senet hükmü ile kredi borçlusunun sözleşme konusu kredi borcu dışında kalan diğer bütün borçlarını da kapsayacak şekilde teminat alınarak tüketicinin bütün borçlarına hasredilmesine ilişkin düzenlemelerin, tüketici açısından haksız şart oluşturduğu, haksız şarta ilişkin sözleşme hükümlerinin ise tüketici yönünden geçersiz olacağı, davacıya yönelik başka alacakların tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna başvurulamayacağının anlaşılmasına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.