Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4789 E. 2026/2087 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4789
- Karar No
- 2026/2087
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1776 E., 2025/1346 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/601 E., 2023/368 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında hizmet alım işine ilişkin olarak adi ortaklık kurulduğu, bu adi ortaklıkta müvekkilinin %55 pay sahibi ve pilot ortak olduğunu, adi ortaklık adına elde edilen kazançları davalının yetkisi olmadığı halde hesabına geçirdiğini, sahte fatura düzenlemek suretiyle kâr sağladığını, ekstra faturalar keserek ortaklığı borçlandırdığını, yıl sonunda yapılan hakediş miktarı ve kesilen faturaları müvekkili şirkete ve ilgili kurumlara bildirilmediği için adi ortaklık aleyhine vergi dairesince cezai yaptırım uygulandığını, sahte fatura düzenlediklerinden dolayı suç duyurusunda bulunduklarını, davalı şirketin adi ortaklıkta bulunması gereken güven ilişkisine aykırı hareket ettiğini, müvekkili şirket sahibinin imzasını taklit ederek pilot ortak hakkını gasp ettiğini ileri sürerek; adi ortaklık aleyhine yapılmış işlemler dolayısıyla müvekkili şirket nezdinde doğmuş şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın, müvekkili şirketin uğradığı manevi zararlar nedeniyle 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, müvekkili şirket yetkilisinin imzası taklit edilerek ve usulsüz hazırlanmış imza sirküleri ile hukuka aykırı şekilde yapılan her türlü iş ve işlemden doğan zararlardan müvekkili şirketin sorumlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının iddialarının doğru olmadığını, usulsüz işlemin yapılmadığını, davacının her işlemden haberdar olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı şirket yetkilisi ... tarafından davalı şirket yetkilileri aleyhine yapılan şikayet üzerine Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmada, sahte olduğu iddia edilen faturaların temini için Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığına yazılan müzekkereye verilen cevapta, e-arşiv faturalarının elektronik ortamda düzenlendiğinin bildirildiği, fiziken belgeler temin edilemediği için belgeler üzerinde bir inceleme yapılamadığı, müştekinin soyut iddiaları dışında delil elde edilemediği gerekçesiyle şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, söz konusu kararın kesinleştiği, taraflar arasında ayrıca Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen 2022/622 E. sayılı ortaklığın tasfiyesine ilişkin davanın derdest olduğu, alınan 14.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda da; "davacının sahte olduğunu iddia ettiği belgeleri tek tek belirleyerek, sahte olan belgelerin asıllarını dosyaya sunması, usulsüzlük olduğu iddiasındaki işlemleri tek tek belirleyerek dosyaya kazandırılması gereken belgeleri sunması ve/veya celbi gerekiyor ise celbinin sağlanması, davacının adi ortaklığın banka hesapları üzerinde de usulsüzlük iddiası bulunduğundan, adi ortaklığın banka hesap numaralarının verilerek, bankadaki adi ortaklık dosyası ile hesap ekstrelerinin dosyaya kazandırılması, davacının yukarıda sayılmayan, ancak iddiaları içerisinde bulunan tüm belgelerin dosyaya kazandırılmasından sonra sahte ve usulsüz olduğunu beyan ettiği tüm belgeler üzerinde teknik inceleme yaptırılarak, belgelerin sıhhatinin açıklığa kavuşturulması, dosyadaki tüm eksikliklerin ikmalinden sonra dosya üzerinde inceleme yapılabileceği" yönünde kanaat bildirildiği, davacı vekilince sunulan dilekçeler ile dayanılan deliller kapsamında tahkikatın yürütülmesine olanak bulunmadığı, Mahkemece; davacı vekiline, dava dilekçesinde dayanılan iddialar çerçevesinde talebine konu vakıaları somutlaştırmak, özellikle davalı tarafından usulsüz düzenlendiği iddia edilen faturaları, davacının zararına gerçekleştirildiği iddia edilen işlemleri, sahtecilik iddiası kapsamında hangi işlemlerin davacı şirket yetkilisinin imzası taklit edilerek yapıldığını teker teker bildirerek somutlaştırmak, bu iddialarını dava dilekçesinde bildirilen hangi delillerle ilişkilendirildiğini açıklamak, bu kapsamda bilgi ve belgelerini sunmak üzere verilen kesin süre içerisinde, dava tarafça dava dilekçesindeki vakıalar tekrarlanarak, tüm evraklara ulaşmalarının olanaklı olmadığı bildirilip, tarafların adi ortaklık olarak üstlenmiş olduğu işlere dair ilgili Karayolları Genel Müdürlükleri nezdindeki kayıtların, hakediş ve faturaların asıllarının getirtilmesi, bankalardaki, vergi dairelerindeki, faturalar, hakedişler, alt yüklenici sözleşmeleri, malzeme alım sözleşmeleri ve benzeri işlemlerdeki imzaların müvekkili şirket yetkilisi ...'a ait olup olmadığının araştırılması, ait değilse adi ortaklık ilişkisinde mezkur zararların davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, davacı vekilince sunulan dilekçe içerikleri ile dayanılan deliller kapsamında, davacı tarafından dayanılan vakıaların tahkikata elverişli, açık ve somut bir şekilde ortaya konulmadığı gerekçesiyle, iddianın ileri sürülüş şekli ile dayanılan deliller kapsamında somutlaştırma yükünü yerine getirmeyen davacı tarafından haklılığı kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; adi ortaklık adına elde edilen kazançların yetkisi olmadığı halde davalı şirketce kendi hesabına aktarıldığını, sahte fatura düzenleyerek kâr sağladığını, delillerinin araştırılmadığını, haksız fiil teşkil eden iş ve işlemlerin tespiti ve somutlaştırılması için muhasebeci ve grafoloji uzmanı tarafından ticari defter ve kayıtlar ile faturaların incelenmesi gerektiğini, manevi zararlarının bulunduğunu, delillerinin dikkate alınmadığını, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan zararın tazmini ile sahte imza kullanılarak yapılan işlemler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemlerine ilişkindir.
Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere özellikle İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda davacının usulsüz ve sahte olduğunu düşündüğü belgeleri ibraz etmesi gerektiğinin belirtilmesine, davacı tarafa, dava dilekçesinde dayanılan iddialar çerçevesinde talebine konu vakıaları somutlaştırmak ve davalı tarafından usulsüz düzenlendiği iddia edilen faturaları, davacının zararına gerçekleştirildiği iddia edilen işlemleri, sahtecilik iddiası kapsamında hangi işlemlerin davacı şirket yetkilisinin imzası taklit edilerek yapıldığını bildirmek üzere süre verilmesine rağmen, davacı tarafça vakıaların somutlaştırılmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.