Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4309 E. 2026/2083 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4309
- Karar No
- 2026/2083
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/925 E., 2025/1280 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/28 E., 2024/428 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin cinsiyet değiştirme ameliyatı kapsamında davalı doktora davalı hastanede göğüs aldırma ameliyatı yaptırdığını ancak ameliyat öncesinde müvekkiline taahhüt edildiği gibi ameliyat izlerinin kaybolmadığını, dikişi izlerinin bulunduğunu, bu nedenle denize ve havuza giremediğini, dikişler nedeniyle düşündüğü hayatı yaşayamadığı ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi zararının tazminini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Doktor vekili; müvekkilinin ameliyat izlerinin kaybolacağına dair taahhüt vermediğini, davacının operasyonu öncesinde ve sonrasında hiçbir tedavisinin atlanmadığını, bütün tetkiklerinin yapıldığını, ameliyat sonrasında da ortaya herhangi bir komplikasyon çıkmadığını, her şeyin olağan seyrinde ilerlediğini, davacı tarafından imzalanan ameliyat aydınlatılmış onam formunda da açıkça ameliyat sonrası yara izlerinin belirgin olacağı hususunun yazıldığını, davacıda kalan yara izinin, benzer operasyon geçiren her bireyde mevcut olan kadar olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı hastane vekili; davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ... Adli Tıp Anabilim Dalı ve Adli Tıp Kurulu tarafından düzenlenen ve yeterli görülen bilirkişi raporlarında, davacıya meme alınması ameliyatı öncesinde yara izinin belirgin olabileceğine ilişkin bilgilendirme yapıldığına dair formun davacı tarafından imzalandığı, yapılan cerrahi ameliyatın endeksiyonun ve tekniğinin tıbben uygun olduğu, uygulamaların her türlü dikkat ve özene rağmen gelişebilecek komplikasyon niteliğinde olduğu, yapılan işlemlerin tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, davalı hastanenin çalışanları aracılığıyla yürüttüğü idarenin organizasyon hatası bulunmadığı ve manevi tazminatın yasal şartları oluşmadığı gerekçesiyle kusuru bulunmayan davalılar aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamında alınan raporların, hüküm kurmaya ve denetimine elverişli olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; yapılan ameliyatın cinsiyet değiştirmeye ilişkin olduğunu ve zorunluluktan gerçekleştiğini, ameliyat sonrası her iki meme bölgesinde meydana gelen, geçmeyen, net bir şekilde görünen 13... cm lik büyük skar izleri nedeni ile müvekkilinin dışlanma algısı ile karşı karşıya kaldığını, müvekkiline vadedilen sonuç gerçekleştirilmediği gibi aksine izlerin ifşa niteliğinde olduğunu, ameliyat sonrası böyle bir iz kalacağının davalı tarafından belirtilmediği gibi aksine hiç bir izin kalmayacağı yönünde taahhütte bulunulduğunu, bu hususun dinlenen tanık beyanları ile sabit olduğunu, davalının davacıya taahhüt ettiği sonucu verememesi ve estetik ameliyatı olarak yapılan ameliyat sonrası bariz izlerin bulunması nedeni ile hizmetin bu yönüyle ayıplı ifa edildiğini, davacının elem ve üzüntü yaşamasına neden olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, cinsiyet değiştirme ameliyatı kapsamında yapılan memeden doku çıkarılması ameliyatı sonrası meydana gelen dikiş izleri nedeniyle uğradığı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, belirtilen gerekçeye, özellikle denetime elverişli bilirkişi raporu kapsamında cerrahi işlemler sonrası gelişen skar dokusunun herhangi bir kusur veya hatalı uygulamadan kaynaklanmadığının tespit edilmiş olmasına, davacı tarafça imzalanan onam formu ile skar izlerinin olacağı konusunda bilgilendirilmiş olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.