Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4918 E. 2026/1995 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4918
Karar No
2026/1995
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/111 E., 2025/1639 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/160 E., 2024/478 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili Belediye Başkanlığı tarafından 19.12.2016 tarihli yazıyla 10 adet çöp kamyonu ve 1 adet vakumlu yol süpürme aracı olmak üzere toplam 11 adet aracın davası tefrik edilen davalı ... Ofisinden (...) talep edildiğini, davalı ...'nun 17.01.2017 tarihli yazısında, araçların 13.01.2017 tarihli sözleşme ile diğer davalı ...ye sipariş edildiğinin bildirildiğini, araç bedellerinin tamamının davalı ...'nun hesabına ödendiğini, dava konusu araçlarda meydana gelen bir takım arızalar nedeniyle kamu hizmetinde aksaklıklarının çıktığını ancak arızaların usulüne uygun bir şekilde giderilmediğini, araçlarda meydana gelen arızalarla ilgili taraflarınca Kocaeli 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/54 D.İş sayılı delil tespiti dosyasıyla bilirkişi raporu alındığını, bilirkişi raporunda dava konusu araçların üretimden kaynaklı sorunlar nedeniyle kusurlu olduğu ve arızanın tekniğine uygun olarak giderilmediğinin belirtildiğini, arızalanmamış araçlar da aynı arıza ile karşı karşıya kalabileceğinden bu araçların da davaya konu edildiğini ileri sürerek; ayıp oranında bedel indirimi ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla uğranılan maddi zararların tespit edilerek şimdilik 10.000,00 TL'nin davalılardan tahsilini, hükmedilecek alacaklara ticari faiz uygulanmasını talep etmiş, 11.06.2024 tarihli ara kararla davalı ... Genel Müdürlüğü hakkındaki davanın tefrik edilerek yeni esasa kaydedilmesine karar verilmiştir. II. CEVAP Davalı şirket vekili; davacı sözleşmenin tarafı olmadığından davanın husumetten reddedilmesi gerektiğini, davacının iddia ve zarar talebini somutlaştırmadığını, davaya konu araçların da dahil olduğu bir kısım araçla ilgili olarak "kilitleme piminin kontrol edilmesi ve gerekirse tadil edilmesi" amacıyla gönüllü geri çağırma başvurusu yapıldığını ve Bakanlık tarafından kabul edilen başvuruları neticesinde müvekkili şirkete tedbir amaçlı aksiyon işlemlerini yapılması için süre verildiğini, davacı Belediyeye ulaşıldığını ancak davacı ... tarafından bu gönüllü geri çağırma davetine icabet edilmediğini, davacı tarafın ayıp iddialarına itibar edilmemesi gerektiğini, Değişik İş dosyasındaki bilirkişi raporunun tek taraflı olarak alındığını, bilimsel hiçbir dayanağının olmadığını, araçların dava konusu şikayet ile ilgili yalnızca bir kez servise girdiğini ve garanti kapsamında yapılan işlemler akabinde araçların davacı tarafa sorunsuz olarak teslim edildiğini, araçların halen sorunsuz olarak kullanıldıklarını, davacının yenilik doğuran seçimlik haklarından onarım hakkını kullandığını, araçlarda hiçbir şekilde değer kaybı meydana gelmediğini, talep edilen maddi zarara ilişkin olarak dosyaya hiçbir somut delil sunulmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu kamyonların kullanımına başlanması ile bazı araçlarda arızaların başladığı, arızaların araçların şanzımanlarındaki kilit pimi arızasından kaynaklandığının tespit edildiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, araçlardaki üretimden kaynaklı ayıbın üretici firmanın çözümü ile ortadan kaldırıldığı, üretici firmanın yazılı talimatına göre yapılmış tadilatın araçta değer kaybına sebebiyet vermeyeceği, herhangi bir maddi zararın olmadığının tespit edildiği, bilirkişi heyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, araçtaki ayıbın onarım ile tamamen giderildiği, dört yıldır sorunsuz kullanıldığı ve bu onarım nedeniyle araçlarda değer kaybı oluşmadığının anlaşıldığı, her ne kadar davacı, davalı şirketin kendilerine bildirimde bulunmadığını ileri sürmüş ise de, dosyadaki yazışmalardan davalı şirketin bildirimde bulunduğunun anlaşıldığı, bu nedenle yargılama giderlerinin davacıya yüklenmesinin yerinde olduğu, araçlardaki ayıplar nedeniyle davacının zararının bulunmadığı tespit edilmekle Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınmaya yeterli olduğu gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; Mahkemece tefrik edilen dosyanın kesinleşmesinin beklenilmesi gerektiğini, dava konusu araçlarda yapılan onarım işleminin parça eksiltme suretiyle gerçekleştirildiğini, meydana gelen arızaların tekniğine uygun bir şekilde giderilmediğini, araçlarda gizli ayıp bulunduğunun ihtilafsız olduğunu, satın alınan araçlarda bulunan ayıbın müvekkiline bildirilmediğini, bu tutumun arızalar baş gösterdiğinde de devam ettiğini, işbu davanın açılmasına davalılar ve ihbar olunan sebep olduğundan müvekkili İdare aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığını ifade ederek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, satın alınan araçların ayıplı olması nedeniyle oluşan değer kaybı ve uğranılan zararın tazmini taleplerine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle bilirkişi kurul raporunun denetime açık, hüküm kurmaya elverişli olup söz konusu raporda belirtildiği üzere, dava konusu araçların üretimleri esnasında şanzıman kilitleme piminde kullanılan yay nedeniyle şanzımanda kilitlenme meydana geldiği, davalı şirketin yayımladığı "Kilit Pimi Tadil Edilmesi" konulu iş talimatı uyarınca sorunun çözüldüğü, talimata göre, araçlarda üretim esnasında takılan kilitleme pimi, yayın çıkarıldığı ve pimin tekrar yerine takıldığı, bu çözümün global düzeyde uygulandığı, hata fark edildikten sonra tüm araçların bu şekilde üretildiğinin anlaşıldığı, servis tarafından yapılan tadilattan dolayı sistem bütünlüğünün bozulmadığı ve uygun bir tadilat işleminin yapıldığı, araçtaki üretimden kaynaklı ayıbın üretici firmanın çözümü ile ortadan kaldırıldığı, davacının yapılan tadilatlar nedeniyle maddi zarara uğradığını ispat edemediği ve araçlarda değer kaybının oluşmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. Dosya davalısı sadece Merecedes-Benz Türk A.Ş. olmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında tefrik edilen ve ayrı esasa kaydedilen davalı ...'nün de yazılmış olması mahallinde her zaman düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/4918, K. 2026/1995, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-4918-e-2026-1995-k-33cf2c0df217