Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4884 E. 2026/1893 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4884
Karar No
2026/1893
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/287 E., 2025/293 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı Kurumun 18.12.2013 tarihli yazısı ile müvekkilinin sahibi ve mesul müdürü olduğu eczanesi hakkında 21.06.2013 tarihli davalı Kurum müfettişinin soruşturma raporu uyarınca, 168 adet reçetenin dava dışı hasta ifadeleri ile içerik olarak sahte olduğunun belirlendiği ve söz konusu reçetelerde Sağlık Uygulama Tebliğinin (3.2) maddesine aykırı işlem yapıldığı, 46 adet reçetede dava dışı hak sahiplerinden ilaç katılım payı tahsil edilmediği, 3 adet reçetenin arkasında yer alan reçete muhteviyatı ilaçların dava dışı hasta veya yakınına teslim edildiğine dair imzanın dava dışı hasta veya ilaçların teslim edildiği dava dışı yakınına ait olmadığı, 5 adet reçetede ise yer alan ilaçların bazılarının dava dışı hak sahibine veya yakınına teslim edilmemesine rağmen davalı Kuruma fatura edildiği gerekçesiyle, toplam 730.388,06 TL para cezası uygulandığı ve borç tahakkuk ettirildiğinin bildirildiği, davalı Kurum işleminin Protokol ve mevzuata aykırı olduğunu belirterek, davalı Kurum işlemin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemin mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin 08.06.2017 tarihli kararıyla; davaya konu yazılı olarak uyarılma ve cezai işlem uygulanmasına dayanak olan 21.06.2013 tarihli davalı Kurum soruşturma raporu, ceza yargılamasında belirlenen hususlar, 20 09... yıllarına ait Eczane Protokolleri, Sağlık Uygulama Tebliği ilgili hükümleri ile Kurum kayıtları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre alınan bilirkişi raporunun yeterli olduğu, ilaç almak için eczaneye gelen hasta veya yakınının getirdiği reçete karşılığında ad, soyad, telefon numarası ve imza alınmak suretiyle reçetedeki ilaçların karşılanması gerektiği, eczacının reçete içeriğinin doğru olup olmadığını kontrol etme yükümlülüğü bulunmadığı, bu nedenle davalı Kurum tarafından davacıya uygulanan yazılı olarak uyarılma ve cezai şartın yerinde olmadığı, 46 adet reçete atlatma işlemi nedeniyle uygulanan cezai işlemin ise yerinde olduğu, davacı hakkında kamu kurumu zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-e maddesi uyarınca açılan dava derdest ise de bu davanın sonucunun beklenilmesinin davaya katkı sağlamayacağı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalı Kurumun 18.12.2013 tarihli yazısı ile 168 adet reçete bedeli 59.717,59 TL, 20.823,75 TL yasal faiz ve 597.175,90 TL cezai şart bedeli olmak üzere 677.717,24 TL, 3 adet reçete bedeli 980,81 TL, 412,28 TL yasal faiz ve 4.904,05 TL cezai şart bedeli olmak üzere 6.297,14 TL, 5 adet reçete bedeli 1.922,24 TL, 623,98 TL yasal faiz ve 9.612,70 TL cezai şart bedeli olmak üzere 12.159,22 TL, toplamda 696.173,60 TL borç tahakkuku ve yazılı uyarılma işleminin iptaline, 46 adet reçete bedeli 15.902,95 TL, 5.210,71 TL yasal faiz ve 12.912,05 TL tahsil edilemeyen ilaç katılım payı bedeli cezai şart olmak üzere toplam 34.214,46 TL borç tahakkuk işleminin iptali isteğinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 16.02.2018 tarihli kararıyla; cezai işleme konu reçetelerden 14 tanesi ile ilgili olarak aralarında davacının da sanık olduğu kişiler hakkında kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan Hatay 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/244 E. sayılı dosyasında açılan kamu davasının derdest olduğu, hukuk hâkiminin beraat kararı ile bağlı olmadığı, ancak mahkumiyet ve tespit edilen maddi olgularla bağlı olduğu nazara alınarak davacı hakkında açılan kamu davasının sonucunun beklenmesi gerektiği, reçetelerde dahili olduğu veya reçeteleri aldığı belirtilen dava dışı E.A. ve dava dışı M.T. hakkında Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/354 E. sayılı dosyasında resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarından dava açıldığı ve davanın derdest olduğu, davalı Kurumun işleme dayanak yaptığı reçetelerin hangilerinin bu ceza davasına konu edilip edilip edilmediği araştırılarak, konu olması halinde dosyasının sonucunun beklenmesi gerektiği, 2009 yılı Eczane Protokolünün (6.3.3) maddesi uyarınca cezai işlem uygulanan davacı hakkında 2016 yılı Protokolü hükümlerinin değerlendirilmediği, muayene katılım payı alınmadığından 2009 yılı Protokolünün (6.3.12) ve (4.3.6) maddelerine göre işlem tesis edilen 46 reçete ile ilgili kararda bu işlemin reçete atlatma olarak nitelendirildiği, 2016 Protokolünün (5.3.14) maddesinde reçete atlatma işleminin, muayene katılım payı alınmamasının ise (5.3.6) maddesinde düzenlendiği, yaptırımlarının farklılık arz etmesine karşın kararda reçete atlatma işlemi olarak kabul edildiği, Protokollerde yapılan değişiklik uyarınca 2016 yılı ve özellikle 01.04.2016 yılı Protokollerinin ilgili hükümlerinin değerlendirilmediği, sahte reçetelerin davalı Kuruma fatura edilmesinde davacının kusuru olmasa bile sahte reçete bedelinin davacıya ödenmesinin mümkün olmadığı, davacının sahte reçete bedelini ve faizini ancak sahtecilik yapan kişilerden isteyebileceği, zira üçüncü kişilerin suç teşkil eden eylem ve fiillerinden davalı Kurumun sorumlu tutulamayacağı halde sahte reçete bedelleri ve faizleri yönünden de davanın kabulüne karar verildiği gerekçesiyle, istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden incelenmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin 03.12.2021 kararıyla; davaya konu 168 adet sahte olduğu tespit edilen reçetelerden 14 adedinin iddianame konusu yapıldığı ve davacının sanık olarak yargılandığı Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/244 E. sayılı dosyasında hakkında beraatine dair verilen kararın kesinleştiği, karara göre davacının sahtecilik fiiline iştirakinin bulunmadığı, bu nedenle davacı hakkında 2012 yılı Eczane Protokolünün (5.3.10) ve (4.3.6) maddeleri gereğince tahakkuk ettirilen 597.175,90 TL’lik cezai şart bedelinin talep edilebilmesinin mümkün olmadığı, ancak reçete bedeli ve işlemiş faiz yönünden davalı Kurumun sorumluluğunun bulunmadığı, Protokolün (5.3.6) ve (4.3.6) maddeleri gereğince tahakkuk ettirilen 46 adet reçete bedeli, işlemiş faizi ve cezai şart yönünden katkı payı alacağının ödendiğinin davacı tarafça ispat edilemediği, kaldırma ilamında belirtilen sonraki tarihli Protokol hükümlerinin uygulanmasına yönelik bilirkişi raporu doğrultusunda buna yönelik talebin kısmen kabulünün gerektiği, 2009 yılı Protokolünün (6.3.3) maddesine göre işlem tesis edilen 3 adet reçete ve (6.3.10) maddesine göre işlem tesis edilen 5 adet reçete ile ilgili bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere uygulanan işlem yerinde olmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalı Kurumun 18.12.2013 tarihli yazısı ile 168 adet reçete bedeli yönünden hesaplanan 597.175,90 TL cezai şart bedeli, 3 adet reçete bedeli 980,81 TL, 412,28 TL yasal faiz ve 4.904,05 TL cezai şart bedeli olmak üzere 6.297,14 TL, 5 adet reçete bedeli 1.922,24 TL, 623,98 TL yasal faiz ve 9.612,70 TL cezai şart bedeli olmak üzere 12.159,22 TL, toplamda 615.632,26‬ TL borç tahakkuk işleminin iptaline, 46 adet reçete bedeli 15.902,95 TL, 5.210,71 TL yasal faiz ve 12.912,05 TL tahsil edilemeyen ilaç katılım payı bedeli cezai şart olmak üzere toplam 34.214,46 TL borç tahakkuk ve yazılı uyarı işleminin ve 168 adet reçete bedeli 59.717,59 TL ve 20.823,75 TL yasal faiz işleminin iptali isteğinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 24.10.2024 tarihili kararıyla; Mahkemece kaldırma kararında belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak bilirkişi asıl ve ek raporları alındığı, anılan bilirkişi raporlarının denetime açık ve dosya kapsamına uygun olduğu, Mahkemece Protokollerde yapılan değişiklik uyarınca 2012 yılı ve özellikle 01.04.2016 yılı Protokollerinin ilgili hükümlerinin değerlendirildiği, verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairece verilen 30.06.2025 tarihli ilamla; hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunun denetime elverişli olduğu, İlk Derece Mahkemesince alınan tanık beyanları ile bir kısım reçeteler yönünden davalı Kurum işleminin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde, davalı Kurum tarafından Protokolün (5.3.6) ve (4.3.6) maddeleri gereğince tahakkuk ettirilen 46 adet reçete bedeli, işlemiş faizi ve cezai şart yönünden katkı payı alacağının ödendiğinin davacı tarafça ispat edilemediği, kaldırma ilamında belirtilen sonraki tarihli Protokol hükümlerinin uygulanmasına yönelik bilirkişi raporu doğrultusunda buna yönelik talebin kısmen kabulüne karar verildiğinin belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasında 46 adet reçete bedeli 15.902,95 TL, 5.210,71 TL yasal faiz ve 12.912,05 TL tahsil edilemeyen ilaç katılım payı bedeli cezai şart olmak üzere toplam 34.214,46 TL borç tahakkuk ve yazılı uyarı işleminin iptali talebinin reddine karar verilmek suretiyle, hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturulmuş olmasının usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan 12.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda yapılan tespite göre davacının 46 adet reçeteden dolayı ödemesine karar verilen protokol hükmünün, daha sonra davacı lehine olacak şekilde değişmesi nedeniyle yeniden hüküm kurulduğu, bilirkişi raporunda yalnızca alınmayan ilaç katılım bedelinin 5 katı şeklindeki cezai şartın uygulanmasının yerinde olduğu bildirilmişse de, ilaç katılım bedelinin 5 katının alınacağı düzenleyen 2009 tarihli Protokol hükmünün 20 12... tarihli Protokollerde kaldırılarak yerine 500,00 TL cezai şart hükmü getirildiği, bu husus bilirkişilerce atlandığından cezai şartın 500,00 TL’lik kısmı dışındaki kalan bedel yönünden borç tahakkukunun iptal edildiği, Protokol hükmünde yazılı uyarı yönünden bir değişikliğe gidilmediğinden buna yönelik talebin reddine karar verildiği, 33.525,71 TL’lik borç tahakkukunun iptalinin sonraki tarihli lehe Protokol hükmünde kaynaklandığından davacı lehine vekalet ücretine hükmedilirken bu hususa dikkat edildiği, ayrıca her ne kadar önceki hükmü davalı taraf istinaf ve temyiz etmiş ise de sonuç olarak davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine ve davacı vekilinin temyiz itirazları doğrultusunda kararın bozulmasına karar verildiğinden, davacı yararına oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek davalı lehine vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davalı Kurumun 18.12.2013 tarihli yazısı ile bildirilen 168 adet reçete bedeli yönünden hesaplanan 597.175,90 TL(59.717,59 TL*10) cezai şart bedeli, 3 adet reçete bedeli 980,81 TL, 13.02.2013 tarihi itibariyle hesaplanan 412,28 TL yasal faiz ve 4.904,05 TL(980,81*5) cezai şart bedeli olmak üzere 6.297,14 TL, 5 adet reçete bedeli 1.922,24 TL, 13.02.2013 tarihi itibariyle hesaplanan 623,98 TL yasal faiz ve 9.612,70 TL(1.922,24*5) cezai şart bedeli olmak üzere 12.159,22 TL, 46 adet reçete bedeli 15.902,95 TL, 13.02.2013 tarihi itibariyle hesaplanan 5.210,71 TL yasal faiz, 12.412,05‬ TL([2.582,41*5] – 500,00-TL) tahsil edilemeyen ilaç katılım payı bedeli cezai şartı toplamı 33.525,71 TL olmak üzere toplam 649.157,97‬ TL borç tahakkuk işleminin iptaline, 46 adet reçeteden kaynaklı 500,00 TL cezai şart ve yazılı uyarı işlemi ile 168 adet reçete bedeli 59.717,59 TL ve 13.02.2013 tarihi itibariyle hesaplanan 20.823,75 TL yasal faizi işleminin iptali isteğinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; dava konusu reçetelerin Protokol hükümlerine uygun olarak tanzim edildiğini, müvekkili tarafından sistemin onay vermesi ile reçetelerin dava dışı hak sahiplerine teslim edildiğini, davalı Kurum tarafından cezai işleme dayanak protokol hükümlerinin yanlış yorumlandığını, sahtecilik eyleminin kimler tarafından gerçekleştirildiğinin müvekkili tarafından tespitinin mümkün olmadığını, Mahkemece 168 reçete bedeli bakımında cezai şartın iptali yönünde hüküm kurulmasına rağmen, reçete bedeli ve faizi yönünden iptal taleplerinin reddine karar verilmesinin, Protokolün (4.3.6.) maddesine aykırılık oluşturduğu, 46 adet reçetenin katkı paylarının dava dışı hastalardan tahsil edilmediği iddialarının somut verilerle açıkça ortaya konulamadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili; müvekkili Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından 2009 yılı Eczane Protokolü uyarınca davacı hakkında uygulanan işlemin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece; uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, verilen karar usul ve kanuna uygun bulunduğunun anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/4884, K. 2026/1893, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-4884-e-2026-1893-k-ddfc40e3b8d8