Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4989 E. 2026/1888 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4989
- Karar No
- 2026/1888
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI: 2025/225 E., 2025/2319 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2021/680 E., 2024/527 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı/karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili şirket çalışanları tarafından 19.10.2019 tarihinde davalının adresinde yapılan kontrolde kaçak elektrik kullanımı tespit edildiğini, bu durumun kaçak/usulsüz elektrik tüketim tespit tutanağıyla kayıt altına alındığını, davayı açmadan evvel yapılan tüm sulh görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını, ticari davalarda zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu ve söz konusu başvurunun anlaşamama ile sonuçlandığını, dava dilekçesi ekinde bulunan tutanaklarda ihlalin “Şirketimizde kayıtlı sayaçtan geçirilmeksizin, harici hat çekmek suretiyle elektrik enerjisi tükettiğiniz tespit edilmiştir” olarak açıklandığını, bu tutanaklara istinaden müvekkil şirket tarafından davalı adına Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) “Kaçak Elektrik Enerjisinin Faturalandırılması” başlıklı 44. maddesi gereğince faturalandırma yapıldığını ve yine aynı Yönetmeliğin 42. maddesi uyarınca icra takibine konu borcun tahakkuk ettirildiğini, davalı aleyhine, kaçak elektrik kullanım bedelinin tahsili için icra takibi başlatıldığını, borçlunun işbu icra takibi açısından borca ve tüm ferilerine kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek; icra takibine vaki itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP/KARŞI DAVA Davalı vekili; alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin Maltepe sahilinde küçük bir kafesi bulunduğunu, davacı şirket tarafından müvekkili hakkında 19.10.2019 tarihinde kaçak usulsüz elektrik tüketimi tespit tutanağı tutulduğunu, müvekkilinin daha sonra borcunu ödemek için davacı şirkete gittiğini, ancak her gidişinde borcunu ödemişse de sözleşme yapmaya gittiğinde tekrar borç çıkarıldığını, sözleşme yapma sürecinin davacının kusurlu davranışları nedeniyle uzadığını ve müvekkilinin de bu nedenle daha uzun süre kaçak elektrik kullanmak zorunda kaldığını, bu nedenle davacının hem sözleşme sürecini uzattığından hem de elektriği uzun süre kesmediğinden müterafik kusurlu olduğunu, daha sonrasında müvekkili aleyhine davacı tarafça kaçak elektrik kullanım borcu nedeniyle kesilen cezaya fahiş oranda faiz ile icra takibinin başlatıldığını, dava konusu borcun müvekkili tarafından icra tehdidi altında 22.10.2020 tarihinde 30.145,80 TL ve 23.11.2010 tarihinde 30.145,80 TL olmak üzere iki taksit halinde 60.831,60 TL'nin ödendiğini, müvekkilin davacıya borcu bulunmadığını, ancak daha önce davacı şirket tarafından sözleşmenin müvekkili şirket bilgisi dışında haksız olarak feshedilmesi sonucunda müvekkilin kullandığı elektriğin kaçak olarak görüldüğünü, davacının başlatmış olduğu icra takibine konu; kaçak elektrik tüketim bedeli PS, kaçak tüketim cezası, kaçak tüketim bedeli dağıtım, faiz, BTV bedeli, enerji fonu, TRT fonu kalemlerinin tamamının hukuka, kanuna ve Yönetmeliğe aykırı olarak tahakkuk ettirildiğini, ayrıca başlatılan takipte işletilen faiz oranının da yüksek olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, karşı davada ise müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile fazla ödenen bedelin istirdadına karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı tarafça kaçak elektrik tespit tutanağı aksinin ispat edilemediği, Yönetmelik hükümlerine göre davalının ayrı bir hat çekerek sayaçtan geçirmeden elektrik enerjisi tüketiminin kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edileceği, takip ve dava konusu alacağın haksız fiil, niteliğindeki kaçak elektrik kullanımından kaynaklandığı, temerrüdün haksız fiil, yani kaçak kullanım tespit tarihinden başlayacağı, her iki tarafın tacir olduğu gözetildiğinde, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada davalı-karşı davacının dava açılmadan evvel dava konusu borcun tamamını ödemiş olduğu, yapılan ödemenin 3.269,40 TL'lik kısmının fazladan ödendiği gerekçesiyle; asıl davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, karşı dava bakımından ise karşı davacının takip dosyasından kaynaklı olarak karşı davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, davalı-karşı davacının fazladan ödediği 3.269,40 TL'nin 27.12.2021 karşı dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte karşı davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davacı/karşı davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı/karşı davalı temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı/karşı davalı vekili; Yönetmeliğe uygun olarak davacı şirketçe yapılan hesaplamaya Mahkemece itibar edilmediğini, dosya esas alacağının 133.599,59 TL tutarında olduğunu, salt davalı tarafça dosyaya sunulan ve yaklaşık 60.000 TL tutara karşılık gelen ödemeye ilişkin dekontlara itibar edilmek suretiyle hüküm kurulduğunu, öte yandan davalı tarafça yapılan işbu ödemenin 57.423,14 TL’si hukuk gelirlerinden düşülüp, 4.144,14 TL’si fatura tutarından düşüldüğünden, geriye de asıl alacağın çok büyük bir kısmı kaldığından faiz işlemeye devam ettiğini, güncel tutarın mevcut durumda 280.998,69 TL'ye kadar ulaştığını, ana para borcunun zaten 133.599,59 TL tutarında olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; asıl davada kaçak tahakkukuna dayalı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, karşı davada ise menfi tespit ve borçtan fazla ödeme yapıldığı iddiasına dayalı istirdat istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, dosya kapsamında aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun, Yönetmeliğe uygun olduğu gibi, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmasına, davalı/karşı davacının kaçak elektrik tüketimi nedeniyle sorumlu olduğu miktarın doğru olarak belirlendiğinin anlaşılmasına göre, davacı/karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.