Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4674 E. 2026/1905 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4674
- Karar No
- 2026/1905
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/152 E., 2025/1337 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Germencik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/191 E., 2023/329 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; Fen Fakültesi mezunu olan davalının, Tıpta Uzmanlık Sınavını kazanarak müvekkili hastanede asistanlık eğitimine başladığı, Tıpta Uzmanlık Tüzüğünde belirtilen dallarda, bu tüzük hükümlerine göre uzmanlık eğitimi yapan Tıp Fakültesi mezunu olmayan asistanların maaş ve ek ödemelerinin, asistan tabipleri için öngörülen yan ödeme ve özel hizmet tazminatı oran ve rakamlarına göre ödenmesine imkan olmadığı yönündeki Bakanlık görüşü doğrultusunda, fazla ödenen maaş ve ek ödemelerin iade edilmesi için davalıya 20.10.20 09... .11.2009 tarihli yazıların gönderildiğini, davalının 27.10.2009 tarihli dilekçesi ile işleme dayanak gösterilen Bakanlık yazısının hukuka aykırı olduğunu ve talep edilen miktarı ödemeyeceğini bildirdiğini, müvekkili tarafından davalıya fazla maaş ve döner sermaye ek ödeme yapılması nedeniyle davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek; fazla ödenen maaş tutarı 10.721,34 TL ile fazla ödenen döner sermaye ek ödeme tutarı 42.311,91 TL'nin, ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; müvekkilinin ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tıbbi mikrobiyoloji asistanı olarak görev yaptığını, kadro ve ünvanı değişmediği halde maaşının farklı bir kadroya ait hesaplama yöntemi ile yapıldığını, müvekkilinin Tababet Uzmanlık Tüzüğü uyarınca asistan olarak Tıp Fakültesi mezunu bir asistan ile aynı görevleri yaptığını, davacı İdarenin işleminin iptali için İzmir 2. İdare Mahkemesinin 2009/1565 E. sayılı dosyası ile iptal davası açıldığını, yapılan yargılama sonucunda idarenin işleminde hukuka uygunluk bulunmadığından işlemin iptaline karar verildiğini, davanın halen derdest olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin 28.09.2017 tarihli kararıyla; davacı İdare tarafından, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihe kadar davalının Tıp Fakültesi mezunu olmamasına rağmen Tıp Fakültesi mezunu asistan doktorlar ile aynı statüde değerlendirilmesi sonucu onlarla aynı maaş, yan ödeme ve özel hizmet tazminatı katsayısından yararlandırıldığı, bu yanlışlığın farkedilmesi üzerine yeni hesaplama ile dört yıllık sağlık hizmetleri sınıfı personeli gibi yan ödeme ve özel hizmet tazminatı katsayıları ile hesaplama yapıldığı, davalının maaşındaki eksilmenin bundan kaynaklandığı, 19.06.2002 tarihli ve 24790 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tıpta Uzmanlık Tüzüğü hükümlerine göre yapılan asistan tanımında, tıp doktoru veya diş hekimi olma zorunluluğunun bulunduğu, tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmüş ise de, davalının da aynen tıp doktorları gibi TUS sınavı ile asistan olarak atamasının yapıldığı ve fiilen de asistan olarak görev yaptığı, dolayısıyla asistan olarak atanan ve fiilen de asistan olarak görev yapan davalının maaş ve döner sermaye ödemelerinin ayrım gözetilmeksizin asistan ünvanı ve kadrosu esas alınarak yapılması gerektiği, davalı tarafından İzmir 2. İdare Mahkemesinin 2009/1565 E. sayılı dosyası ile açılan davada 20.10.2009 tarihli işlemin iptaline karar verildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 07.05.2018 tarihli kararıyla; davalı tarafından idari işlemin iptali istemiyle açılan İzmir 2. İdare Mahkemesinin 2009/1565 E. sayılı dosyasının kesinleşmesi beklenilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı tarafından açılan idari davanın nihai sonucu dikkate alındığında, işbu davaya konu olan fazla maaş ödemesi ile döner sermaye ek ödemesinin iadesi talebinin haklı bir dayanağının kalmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İzmir 2. İdare Mahkemesinin 13.10.2010 tarihli ve 2009/1565 E., 2010/1346 K. sayılı kararı ile 20.10.2009 tarihli ve 027183 sayılı işlemin iptaline dair verilen kararının, Danıştay 12. Dairesinin 16.01.2019 tarihli ve 2018/2879 E., 2019/165 K. sayılı kararı ile döner sermaye ek ödemesine ilişkin kısım bakımından onandığı, davacının maaşına ilişkin kısmı yönünden ise bozulduğu, bozma kararına uyularak yapılan yargılamada, İzmir 2. İdare Mahkemesinin 2020/637 E., 2020/560 K. sayılı ilamıyla; mikrobiyoloji ve klinik mikrobiyoloji alanında tıbbi biyokimya asistanı olan davacının, asistan tabip unvanına sahip olmadığı açık olduğundan, asistan tabip unvanı ile görev yapanlar için öngörülen zam ve tazminatlardan yararlandırılmasına olanak bulunmadığı, asistan tabip unvanına sahip olmayan davacının maaş ödemelerinin, mesleğinde yüksek öğrenim görmüş sağlık personeli grubundan hesaplanmasına ilişkin dava konusu işlemin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın maaşa ilişkin kısım yönünden reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, anılan karara göre davacı İdarenin, davalıdan döner sermaye ek ödemesini isteyemeyeceği, ancak fazla maaş ödemesine ilişkin kısmı geri istemekte haklı olduğu, İlk Derece Mahkemesince davanın fazla maaş ödemesinin iadesine ilişkin 10.721,34 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği, davacının yapılan ödemelerin geri ödenmesi talebine ilişkin yazının tebliği üzerine davalının 27.10.2009 tarihli dilekçesi ile istenen miktarı ödemeyeceğini bildirdiği, bu nedenle davalının 27.10.2009 tarihinde temerrüde düştüğü gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kısmen kabulüne, 10.721,34 TL'nin 27.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; Bölge Adliye Mahkemesince, fazla yapılan döner sermaye ek ödemelerinin davalıdan tahsili talebi yönünden davanın reddine hükmedilmesinin yerinde olmadığını, Tıp Fakültesi mezunu olmayan asistanların maaş ve ek ödemelerinin, asistan tabipler için öngörülen yan ödeme ve özel hizmet tazminatlı oran ve rakamlarına göre ödenmesine imkan olmadığı görüşü doğrultusunda işlem tesis edildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalıya fazla yapıldığı iddia edilen maaş ve ek ödemelerin, sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, fazla ödenen döner sermaye ek ödemelerinin davalıdan tahsiline ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğunun idari yargı kararı ile kesinleştiğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.