Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5033 E. 2026/1898 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5033
- Karar No
- 2026/1898
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/1964 E., 2025/1334 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Mersin 1. Tüketici Mahkemesi SAYISI: 2019/323 E., 2024/76 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin sol bacakta ağrı şikayeti ile davalı şirket hastanesinde davalı doktora başvurduğunu, müvekkilinin 08.02.2017 tarihinde bel kayması ve bel fıtığı teşhisi ile davalı doktor tarafından ameliyat edildiğini, ameliyat sonrasında sağ bacakta şiddetli ağrı oluşması nedeniyle 11.02.2017 tarihinde ikinci kez ameliyata alındığını, taburcu edildikten sonra sağ bacaktaki ve beldeki ağrı şikayetlerinin artması üzerine davalı doktor tarafından tekrar müdahale edildiğini, şikayetlerinin artarak devam etmesi üzerine dava dışı hastanede revizyon ameliyatı uygulandığını, müvekkilinin yaşanan durum nedeniyle bedensel ve ruhsal büyük çöküntüler yaşadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 165.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar, süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamışlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının hatalı tıbbi uygulama iddiasının ispatlanamadığı, tanık beyanlarına göre davalının kusurlu olduğu beyan edilmişse de alınan raporlarda davalılara atfedilecek bir kusurun tespit edilemediği, konusunda uzman bilirkişilerden alınan rapor karşısında tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği, alınan bilirkişi raporunlarının gerekli araştırma ve incelemeyi içerdiği gerekçesiyle, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan ATK ve bilirkişi heyet raporunda, hastanın durumuna uygun ameliyat öncesi aydınlatılmış onamın alındığı ve davalılara tıbbi kusur atfedilemeyeceğinin rapor edildiği, Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davalıların yasal süresi içinde cevaplarını dosyaya sunmadığını, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, müvekkiline gerekli bilgilendirmenin yapılmadığını, müvekkilinin ağrılarının halen devam ettiğini, davalıların olayda kusurlu olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, tedavi hizmetini üstlenen doktor ve özel hastanenin vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırı davranıldığı iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan karardaki gerekçeye ve özellikle hem Adli Tıp Kurumundan hem de bilirkişi heyetinden alınan raporlar birlikte değerlendirildiğinde, yapılan ameliyat endikasyonunun ve uygulama şeklinin tıbben doğru olduğu, davacıda gelişen durumun komplikasyon olarak nitelendirildiği, bu hususta aydınlatılmış onamın da alındığı dolayısıyla davalı sağlık kuruluşu ve davalı hekime atfı-kabil kusur tespit edilmediğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.