Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5964 E. 2026/3246 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5964
Karar No
2026/3246
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1463 E., 2025/1311 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/406 E., 2024/119 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 05.08.2015 tarihinde dava dışı üçüncü kişiden ... marka ... model aracı satın aldığını, 13.07.2017 tarihinde trafikte seyir halindeyken araç freninin kilitlendiğini ve müvekkilinin güçlükle durabildiğini, 21.07.2017 tarihinde servis tarafından aracın sorununun giderildiği belirtildiğinden müvekkilinin aracı teslim aldığını, ancak 30.07.2017 tarihinde aracın freninin tekrar kilitlendiğini, yetkili servis tarafından aracın fren merkezinde problem olduğu ve yurtdışından gelecek parça ile tamir edilebileceğinin beyan edildiğini, müvekkilinin aracını 12.08.2017 tarihinde teslim alabildiğini ve tüm işlemlerin garanti kapsamında gerçekleştirildiğini, bilahare aracın misli ile değişimi için ihtarname çekildiğini ancak davalı şirket tarafından ihtara cevap verilemeden bu kez 20.08.2017 tarihinde yine aynı sorunun çıktığını, yetkili servise götürülen aracın 22.08.2017 tarihinde teslim alındığını, 03.09.2017 tarihinde aynı arızanın 4. kez yaşandığını, yetkili servisin araçta herhangi bir problemin tespit edilemediğini bildirdiğini, müvekkilinin 13.09.2017 tarihinde tekrar ihtar çektiğini, ancak davalı şirketin misli ile değişim taleplerini kabul etmediğini ileri sürerek; dava konusu aracın yenisi ile değiştirilmesini veya araç için ödenen bedelin ödeme tarihi itibarıyla yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; dava konusu araçta herhangi bir ayıbın olmadığını, aracın ayıplı olduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava konusu araçtaki arızanın garanti kapsamında ücretsiz onarım yoluyla tamamen giderildiğini, aracın ikinci el olması göz önüne alındığında yaşanan sorunun dış etken kaynaklı olması ihtimalinin değerlendirilmesi ve Tramer kayıtlarının celbedilmesinin gerektiğini, davacı aracını halen kullandığından faiz talebinin reddinin gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi heyet raporlarında tespit edildiği üzere, dava konusu araçtaki arızanın kullanıcı hatasından değil üretim hatasından kaynaklandığı, araçtaki ayıbın gizli ayıp niteliği taşıdığı, araçta üretim hatası nedeniyle değer kaybının mevcut olduğu, aracın trafikte emniyetli bir sürüş yaratmayacağı için kullanılmamasının gerektiği, onarım yapıldıktan sonra da arızanın tekrarladığı, onarım yapılmasının davacının seçimlik hakkının önüne geçemeyeceği gerekçesiyle; davanın kabulüne, dava konusu aracın gizli ayıplı olduğunun tespiti ile aracın tüm takyidatlardan ari olarak davalıya iadesi ile aynı marka model ayıpsız misli ile değiştirerek yeni bir aracın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; dava konusu araçta üretimden kaynaklı herhangi bir problemin olmadığını, bilirkişi raporları arasında çelişki olduğunu, araç üzerinde inceleme yapılmadan düzenlenen raporun gerekçeye esas alınmasının doğru olmadığını, keşif sırasında yapılan testlerde herhangi bir ayıbın tespit edilemediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının ücretsiz onarım hakkını kullandığını ve arızanın yetkili servis tarafından ücretsiz olarak giderildiğini, dava konusu araçta kullanımı ve faydalanmayı etkileyen bir problem bulunmadığından ayıpsız misliyle değişim kararının ölçüsüz olduğunu, hak ve menfaat dengesi ile bağdaşmadığını, bu durumun sebepsiz zenginleşmeye mahal vereceğini, dava konusu aracın halen davacı tarafından sorunsuz bir şekilde kullanıldığını, kullanıma dayalı değer kaybının hesaplanması ve müvekkili şirkete iadesinin gerektiğini, araçta kullanıcı kaynaklı hasarın bulunup bulunmadığı, aracın kazaya uğrayıp uğramadığının değerlendirilmediğini, misli ile değişim kararının hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ayıplı araç nedeniyle ithalatçı firmadan misli değişim istemine ilişkindir.

Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere, özellikle alınan bilirkişi heyet raporları denetime açık, hüküm kurmaya elverişli olup söz konusu raporlarda belirtildiği üzere, dava konusu aracın trafikte emniyetli bir sürüş sağlayamayacağı ve kullanılmaması gerektiği, herhangi bir kullanıcı hatasının belirlenemediği, dört defa servise girerek fren arızasının giderildiği kanaati ile aracın davacıya teslim edildiği ancak arızanın tekrar ettiği, dava konusu aracın gizli ayıplı olduğu, davacının seçimlik hakkını misli ile değişim şeklinde kullanmasının hakkaniyete ve taraflar arasındaki hak ve menfaatler dengesine de uygun olduğu, davacının aracı, davalının da ödenen bedeli kullanması karşısında kullanım bedelinin mahsubu talebinin 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun özü ve ruhuna aykırı olduğu, dosya kapsamından dava konusu araçta herhangi bir hasarın söz konusu olmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5964, K. 2026/3246, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5964-e-2026-3246-k-b9351297c677