Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4873 E. 2026/4211 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4873
Karar No
2026/4211
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/905 E., 2025/910 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/73 E., 2021/240 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında 02.09.2013–13.07.2014 tarihleri arasında geçerli bir adi ortaklık sözleşmesi bulunduğunu, bu ortaklık kapsamında işletilen işyerinin kilidinin davalı tarafça değiştirilmesi nedeniyle ortaklığın fiilen sona erdiğini, davalının ortaklık kapsamında verilen senedi iade etmemesi ve makine-teçhizatları müvekkiline teslim etmemesi üzerine noter ihtarı gönderildiğini, ancak davalının sonrasında söz konusu makineleri müvekkiline bilgi vermeden sattığını, adi ortaklık haklarının alınması ve ortaklığın tasfiyesi amacıyla açılan Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/562 E. sayılı dosyasında verilen 15.03.2018 tarihli karar ile tasfiye aşamasına geçildiğini ancak atanan tasfiye memurunun tasfiyeyi öngörülen sürede ve usule uygun şekilde gerçekleştirmediğini, raporlarını geç sunduğunu, tasfiye işlemlerinde senede ilişkin hususların ve diğer alacak kalemlerinin eksik değerlendirildiğini, bu eksik ve hatalı işlemler nedeniyle müvekkilinin alacağına kavuşamadığını ve zarara uğradığını ileri sürerek; Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/562 E. sayılı dosyasında verilen kararın kaldırılarak yargılamanın yenilenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; yargılanmanın yenilenmesi sebeplerinin hiçbirisinin oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yargılamanın yenilenmesi istenilen Mahkemenin 15.03.2018 tarihli ve 2014/562 E., 2018/83 K. sayılı dava dosyasında verilen kararın, tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine 28.09.2018 tarihinde kesinleştiği, davacı vekilinin yargılanmanın yenilenmesine ilişkin ileri sürdüğü vakıaların hiçbirisinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 374 ve devamı maddelerinde belirtilen şartları taşımadığı gerekçesiyle; yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; adi ortaklığın feshine ve tasfiyesine ilişkin Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/562 E. sayılı dosyasında verilen kararın, tasfiye işlemlerinin usulüne uygun ve süresinde yapılmaması, tasfiye memuru raporlarının eksik ve hatalı düzenlenmesi, senet ve alacak kalemlerinin değerlendirilmemesi, bilirkişi incelemelerindeki eksiklikler nedeniyle müvekkilinin hukuki dinlenilme hakkı ve hak arama özgürlüğünü ihlal etmekte olduğunu, bu nedenle hak kaybına uğradığını, 6100 sayılı Kanunun 375. maddesi kapsamında yargılamanın yeniden ele alınarak, önceki kararların kaldırılması ile adi ortaklığın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine uygun şekilde yeniden tasfiye edilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, adi ortaklığın tasfiyesi ile ortaklık kâr payının ve uğranılan zararın tazmini istemli açılan dava nedeniyle kesinleşen mahkeme kararı hakkında yargılamanın yenilenmesi isteğidir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle yargılamanın yenilenmesini talep eden davacının talebinin 6100 sayılı Kanunun 375. maddesinde tahdidi olarak sayılan hallerden hiçbirisine uymadığının anlaşılmasına göre, temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/4873, K. 2026/4211, T. 30.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-4873-e-2026-4211-k-fd0f834f53b9