Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4699 E. 2026/1967 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4699
- Karar No
- 2026/1967
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/519 E., 2025/1263 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/124 E., 2023/518 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalı ve dava dışı ...'e 05.12.2016 tarihinde Almanca olarak borç ikrarı içeren bir belge düzenleyerek 67.000 Euro borç verdiğini, davalının bu borcu 15.000 Euro taksitle ödemeyi kabul ettiğini, son taksitin ödeme zamanının 03.01.2017 tarihi olmasına rağmen borcun ödenmediğini, bakiye alacağını tahsil etmek için davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin 211.753,85 TL üzerinden devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkilinin Almanya'da yaşadığını, sözleşmenin yabancılık unsuru taşıdığını, müvekkilinin Türkiye'de mutad meskenin bulunmadığını, yetkili Mahkemenin Almanya mahkemeleri olduğunu, davacıdan borç alan kişinin dava dışı ... olduğunu, müvekkilinin tanık olarak belgeyi imzaladığını savunarak yetki itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının 05.02.2016 tarihli borç ikrarı içeren belge nedeniyle davacıya borçlu olmadığını kesin delillerle ispat edemediği, davalının bu belge ve dolayısıyla bakiye 15.000 Euro alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibi nedeniyle davacıya karşı sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyadaki belgelerden davacının davalıya 67.000 Euro borç verdiği, bu paranın 15.000 Euro olarak taksitler halinde 03.01.2017 tarihine kadar geri ödeneceği konusunda anlaşıldığı, davalı tarafça davalının söz konusu belgede tanık olduğu beyan edilmiş ise de, gerek üçüncü kişinin gerekse davalının birbiriyle aynı mahiyette olacak şekilde belgeyi imzaladıkları, davalının bu iddiasını ispatlayamadığı, davalının yemin deliline de dayanmış olması sebebiyle yemin hakkının hatırlatıldığı, davacının yeminli beyanında davalının borç para aldığını tanık sıfatı ile imzalamadığını beyan ettiği, söz konusu yazı başlığındaki şirketin dava dışı kişiye ait olma hususunun davalı tarafça verilen borç ikrarını etkilemeyeceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; müvekkilinin Almanya'da ikamet ettiğini, sözleşmenin Almanca olarak Alman hukukuna göre düzenlendiğinden bahisle Türk Mahkemesinin yetkisinin bulunmadığını, yine sözleşmenin kendilerince sunulan tercüme evrakında şirket sahibinin dava dışı ... olarak gösterildiğini, söz konusu belgeyi davalının tanık olarak imzaladığını, tanık olarak imzalayan kişinin sözleşmede tanık olduğunun gösterilmediğini, bu nedenle mahkeme kararının hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ödünç sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle dava dosyasının incelenmesinde; taraflar arasında düzenlenen ve yine taraflarca imzalanan ve imzası taraflara ait olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmayan belgeye göre davacının, davalı tarafa davaya konu parayı borç olarak verdiği, borç olarak verilen paranın davalı tarafça ödendiğinin yasal delillerle ispat edilemediği, mahkemece davacının alacağının hesap edildiği ve alacağın likit olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.