Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4553 E. 2026/1965 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4553
Karar No
2026/1965
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/623 E., 2025/1165 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bala Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/247 E., 2025/7 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile 23.05.2011 tarihinde Ankara ili Bala ilçesine bağlı ... Köyü muhtarı dava dışı ...'in bölgeye ait projeler kapsamında kantarı kurmak amacıyla 10 dönümlük arsanın satımı konusunda sözlü olarak anlaştıklarını, arsa bedeli olarak müvekkilinin 23.05.20 11... .06.2011 tarihlerinde 10.000,00'er TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL'yi köy muhtarlığı tüzel kişiliğine ait banka hesabına "bağlanma parası" açıklaması ile gönderdiğini, arsanın devrinin en geç 2012 Haziran ayı içinde yapılmasının kararlaştırıldığını fakat köy muhtarı ...'in sekiz ay sonra vefat ettiğini, bu nedenle yeni muhtar seçilene kadar arsa satışının gerçekleştirilemediğini, 6360 sayılı Kanun ile ... Köyünün tüzel kişiliği kaldırılarak ... Belediyesine bağlandığını, davalı Belediyeye ödeme dekontlarıyla müracaat edildiğini fakat arsa bedelinin iade edilmediğini belirterek; ödemiş olduğu 20.000,00 TL'nin denkleştirici adalet ilkesi göz önünde bulundurularak en yüksek faizi ile birlikte davalı Belediyeden tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında 29.04.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 44.933,55 TL’ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili; alacağın zamanaşımına uğradığını, ... Köyünün tüzel kişiliğinin kaldırılarak ... Belediye Başkanlığına devredildiğini, devir işlemleri için Valilik bünyesinde bir devir komisyonu oluşturulduğunu, komisyon tarafından düzenlenen Devir Tasfiye ve Paylaştırma komisyon kararı ile belediyeye devredilen tüm alacak ve borç kalemlerinin tek tek belirtildiğini, köy tüzel kişiliğine ait böyle bir borcun Belediyeye devredilmediğini, davacı ile köy muhtarı arasında yapıldığı iddia edilen ve dosyaya sunulan bir satış sözleşmesi olmadığını, köy tüzel kişiliği adına bir satış yapılmadığını, köy tüzel kişiliğinin satışa konu olabilecek böyle bir taşınmazı bulunmadığını, köy karar defteri incelendiğinde bu satışla ilgili bir karar alınmadığını, köy muhtarının işlemi kendi adına yaptığının açıkça görüldüğünü, banka kayıtları incelendiğinde paranın köy muhtarı ... tarafından çekildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından 23.05.20 11... .06.2011 tarihlerinde toplam 20.000,00 TL'nin ... Köy Muhtarlığına ödendiği, Ankara Valiliği Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu kararı ile ... Köy Muhtarlığı banka hesabının davalı ... Belediyesine devredildiği, davacı tarafın yatırmış olduğu tutar nedeniyle davalı tarafın sebepsiz zenginleştiği, denkleştirici adalet ilkesi gereği davacı tarafın yatırmış olduğu tutarın ifanın imkansız hale geldiği tarih olan dava tarihindeki değerin 05.10.2020 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, 20.000,00 TL tazminatın dava tarihinden, 24.933,55 TL tazminatın ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve kanun yolu denetimine elverişli bulunduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Belediye vekili; zamanaşımı süresinin dolduğunu, köy tüzel kişiliğinin ve ... Belediye Başkanlığının kayıtlarında böyle bir alacak kaydı bulunmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, harici taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklandığı iddia olunan alacağın, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle harici taşınmaz satış sözleşmesi nedeniyle davacı tarafından "bağlanma parası" açıklaması ile ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesi uygulanmak suretiyle ulaştığı değerin denetime elverişli bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/4553, K. 2026/1965, T. 08.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-4553-e-2026-1965-k-2650fccdf286