Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5281 E. 2026/1962 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5281
- Karar No
- 2026/1962
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1090 E., 2025/1666 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Didim (Yenihisar) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/359 E., 2025/53 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardır İstanbul'da ikamet ettiğini, damadı olan davalı ...'e vekaletname vererek Aydın ve Muğla illeri, ilçeleri ve köyleri dahilinde taşınmaz alım satımına, taşınmazlarının belediyeler ve vergi daireleri gibi kurumlarda gerekli işlerinin yapılmasına, vergilerinin ödenmesi vesair işlere ilişkin yetki verdiğini, fakat davalının davacı adına kayıtlı bir kısım taşınmazlarını davacının bilgisi dışında sattığını fakat bedellerini davacıya ödenmediğini, davacının hileli satış işlemlerini öğrendikten sonra verdiği davalıyı azlettiğini ve söz konusu gayrimenkullerini talep ettiğini, davalının son olarak Aydın İli, Didim İlçesindeki taşınmazı tapuda satış göstermek suretiyle kızı davalı ...'ya devrettiğini, diğer taşınmazları devrettiği şirketler hakkında ise bilgi bulunmadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplanacak delillere göre davalının vekalet görevini kötüye kullanması sebebiyle Aydın İli, Didim İlçesi, 23 11... Parselde kayıtlı taşınmazının satışı sebebiyle uğradığı zarar için şimdilik 5.000,00 TL'nin ve diğer davalı ...'ya devredilen Aydın İli, Didim İlçesi, ... Parselde kayıtlı taşınmazın ise öncelikle tapu iptali ile adına tesciline, mümkün olmaması durumunda bedeli için şimdilik 5.000,00 TL'nin en yüksek reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında 01.08.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile Aydın İli, Didim İlçesi, 2311 Ada,1 Parselde kayıtlı taşınmazın kaydının tapuda iptali ile müvekkil adına tesciline, mümkün değil ise taşınmazın satışı sebebiyle uğradığı 1.770.000,00 TL zarar için fazlaya dair talep ve dava haklarının saklı kalması kaydı ile dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalılardan ... tarafından müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, Aydın İli, Didim İlçesi, ... Parselde kayıtlı taşınmazın kaydının tapuda iptali ile müvekkili adına tesciline, mümkün değil ise taşınmazın satışı sebebiyle uğradığı 130.000,00 TL zarar için (fazlaya dair talep ve dava haklarının saklı kalması kaydı ile) dava tarihinden itibaren işletilecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte her iki davalı tarafından müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiş ve sonrasında 31.05.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle de ... parsel sayılı taşınmaz yönünden daha önce 130.000,00 TL'ye arttırdıkları taleplerini 193.000,00 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalılar vekili, sebepsiz zenginleşme nedeniyle açılan davanın zaman aşımına uğradığını, taşınmazın 8 sene önce satıldığını ve davacının 8 yıl önce tapunun devredildiğini öğrendiğini, davaya konu taşınmazların gerçek malikinin davalı ... olduğunu, davacının kayın pederi olması nedeniyle kendisine güvenerek, bedelini ödeyerek dava konusu taşınmazı satın alıp tapuya tescil ettirdiğini ve diğer davalı ...'ya ise husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiş; ikinci cevap dilekçesiyle kayınpederi olan davacıya taşınmaz bedellerini ödediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının dava konusu taşınmazların bedellerinin davacıya ödendiğine veya davacının satışlardan haberdar olduğuna dair tanık beyanlarının çelişkili olması nedeniyle itibar edilmediği, davacının taşınmaz satışlarından azil tarihinde haberdar olduğu, davalılar vekiline usulüne uygun olarak yemin hakkı hatırlatılmak suretiyle süre verildiği, gerekli yaptırımın ihtaren bildirildiği, ancak davalılar vekilince ara karar gereğince beyanda bulunmaması sebebiyle yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği gerekçesiyle; davanın kabulü ile Aydın ili Didim ilçesi ... mevkii 23 11... parsel sayılı taşınmazın satışı nedeni ile 600.000,00 TL bedelin 30.04.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsiline; Aydın ili Didim ilçesi ... mevkii ... parsel sayılı taşınmazın satışı nedeni ile 193.000,00 TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; davalıların müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında gizlice gerçekleştirdiği satış ve devir işlemlerinden müvekkilinin ancak dava tarihinde haberdar olduğunu ve bu nedenle tazminatın, satış tarihi ile arasında yaklaşık %300'lük bir değer farkı bulunan dava tarihindeki rayiç değerler üzerinden hesaplanması gerekirken, mahkemenin satış tarihindeki (2008 yılı) düşük değerleri esas alarak hüküm kurulduğunu, devir tarihinden dava tarihine kadar geçen dönem için işlemiş faiz talebiyle açtığı ve ana dava ile birleştirilen Didim 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/123 Esas sayılı dosyasının, asıl alacağa bağlı fer'i bir alacak olmasına ve ana dosyadaki delillerden başka bir delil gerektirmemesine rağmen mahkemece hatalı bir şekilde yeniden tefrik edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalılar vekili; yerel mahkemenin, dava konusu iddialara dayalı olarak müvekkili hakkında açılan ve beraat ile sonuçlanan ceza davasının kesinleşmesini beklemesi ve ceza mahkemesinin "maddi vakalara dair tespitlerinin" hukuk hakimini bağlayacağı ilkesini gözetmesi gerekirken bu yöndeki taleplerini reddederek eksik incelemeyle hüküm kurduğunu, yargılamada dinlenen ve müvekkilinin satışla elde ettiği tüm parayı davacıya ödediğini görgüye dayalı olarak beyan eden tanıkların ifadelerinin "yasal delil" veya "yeterli delil" olarak kabul edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, yemin teklifinin usulüne uygun yapılmadığını, ... parselin tapuda "tarla" vasfında olmasına rağmen bilirkişi raporlarında ve mahkeme kararında "arsa" olarak kabul edilerek fahiş bir bedel üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekilin hesap verme borcundan kaynaklanan terditli olarak tapu iptal ve tescil ve tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle vekilin hesap verme borcu kapsamında davalı ... tarafından taşınmaz satış bedellerinin davacıya ödendiği iddiasının ispatlanamadığının ve hükme esas alınan ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu ile taşınmaz satış bedellerinin devir tarihleri itibariyle belirlenmiş olduğunun anlaşılmasına göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.