Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5530 E. 2026/1969 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5530
- Karar No
- 2026/1969
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2024/859 E., 2025/90 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacılar vekili asıl davada; 31.01.2015 tarihinde ikametlerinde karbonmornoksit zehirlenmesi geçiren davacı ...'nın ağır yaralandığını, eşi ... Şahin'in ise vefat ettiğini, savcılık soruşturması kapsamında olay mahallinde keşif yapıldığını ve alınan bilirkişi raporunda; davalının ölüm ve yaralanma ile meydana gelen olayda asli kusurlu olduğunun, davalı tarafından abonelere can güvenliğini güvenceye alacak bilgiler ve önlemlerin bildirilmediğinin, iç tesisatların gaz dağıtım şirketi olan davalı tarafından kontrol edilmediğinin, davalının gerekli kontrolleri gerçekleştirerek güvenlik riski mevcut olan tesisat sahiplerini uyarmadığının ve yaptırım uygulamadığının, kombinin can güvenliğini ilgilendiren kısımların bakımını gerçekleştirecek akredite ve sertifikalı kişi ve kuruluşların listesini abonelerine dağıtmadığının ve bunun davalı tarafından zorunlu kılınmadığının bildirildiğini, raporda müvekkillerinden ... ...'ya kusur atfedilmediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatının şimdilik 10.000,00 TL'sinin olay tarihinden itibaren işletilecek faizi ile davalıdan tahsiline, davacılardan ... ... için 750.000,00 TL, diğer davacı ... için 250.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacılar vekili birleşen davada; asıl davada davalı olarak gösterilen ...'ın %60, ... Şirketinin de %30 kusurlu olduğunun belirlendiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatının şimdilik 10.000,00 TL'sinin olay tarihinden itibaren işletilecek faizi ile davalıdan tahsiline, davacılardan ... ... için 750.000,00 TL, diğer davacı ... için 250.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Asıl davada davalı vekili; müvekkili şirketin kontrol yapmadan veya ihbar alınmadan herhangi bir tesisatın gazını güvenlik nedeniyle kesmesinin kanuna uygun olmadığını, mevcut iç tesisatların dağıtım şirketleri tarafından periyodik olarak kontrol edilmesine dair bir mevzuatta hükmün bulunmadığını, iç tesisatların işletmeye alındığı andaki güvenlik kriterlerinin sürekliliğinin sağlanması yükümlülüğünün kullanıcıya ait olduğunu, müvekkili şirketin lisans sahibi gaz dağıtım şirketi olarak mevzuat ve standartlarca zorunlu olmayan hiçbir uygulamayı abonelerine zorunlu tutamayacağını, benzer olaylarla ilgili bilirkişi raporları ve bilimsel mütalaalarda müvekkili şirketin sorumlu olmadığının belirlendiğini, talep edilen tazminatların yüksek olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Birleşen davada davalı vekili; yargılama aşamasında alınan kök bilirkişi raporunda yaşanan üzücü olay nedeni ile müvekkili şirkete herhangi bir kusur atfedilmemişken; ek bilirkişi raporunda %30 kusur atfedildiğini, bilirkişi raporunun varsayıma dayalı olup hükme esas alınamayacağını, mevcut tespitlerin olayın yaşandığı taşınmazda bizzat keşif yapılmak suretiyle belirlenmeyip dosyadaki belge ve bilgiler değerlendirilerek yapıldığını, davacı tarafından kullanılan cihazda iki adet baca sensörü olup, birisi çalışmadığında ikincisinin devreye girebildiğini, her iki sensörün de otomatik resetli olup, çalışma mantığı ile 1998 yılındaki standartlara uygun olarak tasarlandığını, baca sensörlerinin CO, C02 gazların yayılımını önlemek gibi bir fonksiyonunun bulunmadığını, servis raporları incelendiğinde iki kez baca sensörü değişikliğinin yapıldığını, bacalı kombilerin gerek periyodik bakım prosedürleri gerekse ilgili parçanın değişikliğinden sonra tüm teknisyenlerin gerekli kontrolleri yaptığını, davacı tüketicinin kullanım kılavuzundaki uyarıları gözardı ederek tarife uymaksızın ve cihazda baca sensörü kaynaklı bir problem olduğunda yetkili servise bildirmeksizin bizzat cihazı kapatıp açarak yeniden kullanmış olma ihtimalinin yüksek olduğunu, müvekkili şirketin üreticisi olduğu cihazda ayıp/gizli ayıp/üretim hatası bulunmadığı hususunun cihazın 17 (on yedi) yıl süresince sorunsuz kullanımı ile ispat olunduğunu, yaşanan olayda müvekkili şirketin yetkili servisinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.09.2022 tarihli kararıyla; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, davacılardan ... ... için 42.551,64 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi, ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 12.10.2023 tarihli kararıyla, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Dairece verilen 07.11.2024 tarihli ilamla; davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, olayın oluş şekli, vakıanın niteliği, meydana gelen olay nedeniyle yaralanan ve tedavi gören davacı ...'nın aynı olayda eşini, diğer davacı ...'un ise babasını kaybettiği gözetildiğinde, davacılar yararına takdir edilen manevi tazminat tutarlarının çok az olduğu gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 2.Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl ve birleşen davanın manevi tazminat talepleri yönünden kısmen kabulü ile davacılardan ... ... için 250.000,00 TL ve ... için 150.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili; davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatların düşük olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Asıl davada davalı ... vekili; manevi tazminatın hakkaniyetli belirlenmediğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. 3. Birleşen davada davalı Vaillant vekili; hükme esas bilirkişi raporunun somut olaya ilişkin maddi gerçekler ile örtüşmediğini, davalı şirkete kusur atfı için belirttikleri sorular cevaplanarak kusur oranının belirlenmesi gerektiğini, davalının hukuka aykırı eyleminin bulunmadığını, 2010 yılındaki kontrolde baca çekim kontrolünün yapılması gerektiği notunun düşüldüğünün belli olduğunu, gerekli uyarının yapıldığını, havalandırma menfezlerinin tıkalı olması nedeniyle tüketicinin bizzat kusurlu olduğunu, doğru kombinin incelendiği konusundaki şüphenin net olarak giderilmesi gerektiğini, manevi tazminatın hakkaniyete aykırı şekilde artırıldığını ileri sürerek; kararın kaldırılmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl ve birleşen davada uyuşmazlık; davacılardan ... ...'nın yaralanmasına, desteğin ise ölümüne yol açan doğal gaz zehirlenmesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Temyize konu edilen kararın; uyulan bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince verildiği, bozma ilamının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan kısımlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine imkan bulunmadığı, takdir edilen manevi tazminatların somut olayın oluş şekli ve özelliğine göre hakkaniyete uygun olduğunun anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Davacı tüketiciler harçtan muaf olduğundan peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde iadesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz eden davalılara yükletilmesine, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.