Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5187 E. 2026/1985 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5187
Karar No
2026/1985
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/999 E., 2025/1432 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 2. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/1891 E., 2023/1428 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalı ruhsat sahibi arasında ... nolu ruhsat alanının tümünü kapsayacak şekilde 20 yıl süreli, 2027 yılına kadar geçerli rödovans sözleşmesi imzalandığını, 235,94 m² ocak ruhsat sahası üzerinden sözleşme yapılmasına rağmen müvekkilinin 6,3 hektarlık kısıtlı işletme izin bölgesinde verimsiz ve düşük kapasite ile faaliyet göstermek zorunda bırakıldığını, işletme izin alanının genişletilmesi için gereken işlemlerin yapılmadığını, buna dair ihtarlardan sonuç alınamadığını, davalının sözleşmenin (3.) maddesi uyarınca ruhsatın yürürlükte kalması için gerekli işlemleri yapma yükümlülüğünü ihlal ettiğini, davalının kiralananı kullanıma uygun ve hazır halde bulundurmaması nedeniyle çekilmez hale gelen sözleşmenin feshedildiğini bildirir 29.12.2020 tarihli ihtarnamenin gönderildiğini, davalının uğranılan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek; şimdilik 100.000,00 TL belirsiz alacağın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; derdestlik itirazında bulunduktan sonra, sözleşmenin işletme izin alnına ilişkin olduğunu ve koordinatarın belirtildiğini, tüm ruhsat alanının kiraya verilmediğini, müvekkilinin işletme izin alanını genişletme yükümlülüğü bulunmadığını, on yıl boyunca izin alanının ancak yarısını işletebilen davacının on yıldan sonra ayıp iddiasında bulunamayacağını, verimden sorumlu olunması için açıkça belirlenmiş olması gerektiğini, davacının basiretli davranma yükümlülüğü bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf incelemesinden geçen, tarafları ve konusu aynı, tazminat istenen dönemin farklı olduğu emsal davanın reddine karar verildiği, emsal davada tüm araştırmaların yapıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; aynı sebepler ile belirsiz alacak davası açıldığı, tazminat istenen dönemin farklı olduğu, dava dilekçesinde davacı tarafça ileri sürülen iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle, başvurunun reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; emsal alınan kararda sözleşmenin hatalı yorumlandığını, sözleşmenin tüm ruhsat alanı için yapıldığını ve tüm ruhsat alanı için devlet hakkı ödendiğini, ihtar ve girişimlere rağmen davalının işletme izin alanının genişletilmesi işlemlerini yapmayarak davacı şirketin zarara uğramasına neden olduğunu, emsal dava tazminat ve alan genişletilmesine ilişkin iken eldeki davanın fesih ve feshe bağlı tazminat istemine ilişkin olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, sözleşmenin feshi nedenine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, özellikle tacir olan davacı şirketin basiretli davranmakla yükümlü bulunmasına, söz konusu işletme izin alanını mevcut hali ile kiraladığından faaliyet alanı bakımından gerekli araştırmaları sözleşmenin kurulmasından önce yapması gerekmesine, kiralanan alanda yapılan üretimden elde edilebilecek verim hususunda işletme riskinin davacı şirkete ait olmasına, sözleşmede davalı kiraya verene işletme izin alanının genişletilmesi yahut kiralanandan elde edilecek verim hususlarında bir yükümlülük getirilmediğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5187, K. 2026/1985, T. 08.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5187-e-2026-1985-k-535e3dd21e5b