Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4631 E. 2026/574 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4631
Karar No
2026/574
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/127 E., 2023/290 K. DAVA TARİHİ: 03.12.2010

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı ve davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, davalının vekili sıfatı ile pek çok dava ve icra dosyalarını takip ettiğini, hukuki yardımlarda bulunduğunu, ancak vekalet ücretlerinin ödenmediğini, bazı dosyalarda davalının kendisinin onayını almadan bir başka avukatı vekil tayin ettiğini, dava dışı avukatın bu dosyalara vekalet sunması, bir kısmından feragat etmesi nedeni ile ücret alacaklarından mahrum kaldığını ileri sürerek, takip ettiği dosyalardan dolayı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ödenmeyen vekalet ücreti alacağı olan 10.000,00 TL'nin faizi ile tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini 66.403,13 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili; zamanaşımı itirazında bulunarak, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir surette borcunun bulunmadığını, müvekkili şirket ile davacı arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından sözü edilen vekalet ilişkisi nedeni ile yüklenilen borcun davacıya eksiksiz olarak ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 20.12.2013 tarihli kararıyla; davacı avukatın davalı tarafça başka bir avukatı görevlendirmesine açık muvafakati bulunmamakla ücretin tamamının hakedildiği kanaati ile davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 17.10.2016 tarihli ilamla; davacı avukatın yeni vekilin tayini sonrası muvafakat vermediğine dair bir girişimde bulunmadığı gibi istifa da etmediği, Avukatlık Kanununun 172. maddesi uyarınca davacı avukatın artık bu duruma zımnen muvafakat ettiğinin kabulü gerektiği, bu durumda davacının hak etiği ücret alacağının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, davacının istifa etmediği gibi azledilmediği de çekişmesiz olduğundan, davacının talep ettiği ancak halen devam eden dosyalar açısından alacak muaccel olmadığından ücret alacağına hükmedilemeyeği, muaccel alacaklar yönünden ise, davacının, ikinci vekilin vekalet sunmasından önce biten dosyalar açısından akdi ve karşı yan vekalet ücretinin tamamına hak kazandığı, ikinci vekilin vekalet sunup bu aşamadan sonra biten davalarda ise davacının akdi vekalet ücretinin tamamını karşı yan vekalet ücretinin ise yarısını talep edebileceği değerlendirilerek alınacak bilirkişi raporu sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı doğrultusunda 24.03.2020 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilen vekalet ücretinin uygun görüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 43.764,39 TL vekalet ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı; 25.07.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre vekalet ücretinin 84.284,23 TL olarak hesaplandığını, 25.07.20 22... .03.2023 tarihli raporların neden uygun görülmediğine dair gerekçeli kararda değerlendirme yapılmadığını, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili; alacağın zaman aşımına uğradığını, vekalet ilişkisinin sona ermesinden bizzat davacının sorumlu olduğunu, davacıya gönderilen sonlandırma yazısının fiilen azilname hükmünde olduğunu, davacının mükerrer ücret taleplerinin hukuka ve ve vekalet sözleşmesinin mahiyetine aykırı olduğunu, dava dilekçesinde yalnızca 13 dosya üzerinden talepte bulunulduğu, ıslah dilekçesinde yeni vakıa ileri sürmeden talebini artırdığı, gerekçeli kararda ve bilirkişi raporlarında davacı lehine 26 dosya üzerinden inceleme ve değerlendirme yapıldığı, bu hususun iddianın genişletilmesi yasağının ihlali niteliğinde olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, haksız azil nedeniyle ödenmeyen vekalet ücretinin tahsili istemine ilişkindir. Temyiz olunan Mahkeme kararının bozmaya uygun olmasına, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen ve usuli kazanılmış hak oluşturan kısımlara yönelik temyiz itirazlarının yeniden incelenemeyecek olmasına ve hükme dayanak teşkil eden 24.03.2020 tarihli bilirkişi raporu ile vekalet ücretinin hüküm altına alınan miktara göre belirlendiğinin, davalı vekili lehine hükmedilen vekalet ücretinin doğru bulunduğunun anlaşılmasına göre, davacının ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/4631, K. 2026/574, T. 11.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-4631-e-2026-574-k-05291b9dfa87