Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/3894 E. 2026/4755 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3894
Karar No
2026/4755
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/483 E., 2022/173 K.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. Davacı ... vekili tarafından Dairemizce verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Kahramanmaraş ili ... ilçesi .... Mahallesinde bulunan müvekkili olan davacının da hissedarı olduğu 1 60... parsel sayılı tarla vasıflı taşınmaz ile bitişik konumda bulunan ve dilekçe ekinde krokisi bulunan yaklaşık 14.000 metrekare yüzölçümündeki tarlanın, davacı tarafından en az 50 yıldır malik sıfatıyla zilyet olarak kullanıldığını, tarlanın imar ve ihyasının tamamlandığını, zilyetlikle ile iktisabın tüm şartlarının mevcut olduğunu belirterek, taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yerin ... Belediyesi sınırları içerisinde yer aldığını, müvekkilinin davada taraf sıfatının olmadığını, husumetin ... Belediyesine yöneltilmesi gerektiğini savunmuştur. 3. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini ve dava konusu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, "davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı" gerekçesiyle, davanın reddine ve Hazinenin karşı tescil talebinin kabulüne, bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen alanın Hazine adına tesciline, (B) harfi ile gösterilen alanın Hazine adına kayıtlı olduğu anlaşıldığından Hazinenin karşı tescil talebi hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazda davacı yararına zilyetlik yoluyla kazanma koşullarının oluştuğunu ve verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dairemizce yapılan temyiz incelemesinde, İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiş ve iş bu onama ilamına karşı davacı ... vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur. V. KARAR DÜZELTME Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Dosya kapsamına göre, bilirkişi raporlarında taşınmazın (B) harfi ile gösterilen kısmın, davacının da hissedar olduğu tapulu arazi içerisinde olup, bu kısma yönelik İlk Derece Mahkemesinin 28.04.2016 tarihli ve 2015/1099 Esas, 2016/458 Karar sayılı kararıyla davanın taraf sıfatı yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği ve bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Karar düzeltme istemine konu taşınmaz bölümünün, hükme esas alınan bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısım olduğu ve Dairemizce yapılan geri çevirme kararı sonucunda dosya arasına alınan tapu kayıtlarından söz konusu taşınmaz bölümünün Hazine adına tapuda kayıtlı olduğu görülmüş, ancak, söz konusu tapu kaydının ne zaman ve ne şekilde oluştuğu anlaşılamamıştır. Ayrıca; dosya kapsamına alınan 08.12.2021 tarihli orman bilirkişisi raporunda, taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin olarak, 1978, 19 85... hava fotoğraflarına göre taşınmazın kısmen işlendiği ve tarla olarak kullanıldığı belirtildiği halde, 23.10.2021 tarihli fen bilirkişisi ve harita mühendisi bilirkişisinin ortak raporunda, aynı hava fotoğraflarına göre taşınmazda her hangi bir kullanım olmadığının belirtilmiş olmasına rağmen, anılan bilirkişi raporlarındaki farklılığın neden kaynaklandığı üzerinde durulmamış ve söz konusu çelişkinin giderilmesi amacıyla yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verilmesi cihetine gidilmiştir. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, öncelikle taşınmazın tapu kaydının nasıl ve ne zaman oluştuğu araştırılmalı, alınacak cevabi yazılar ile araştırılan hususlara ait belgeler temin edilerek dosya içerisine alınmalı, daha sonra yöreye ait en eski tarihli hava fotoğraflarının tamamı ile komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları Mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise Mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman bir ziraat mühendisi bilirkişisi, üç jeodezi ve fotogrametri mühendisi, 1 fen bilirkişisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Hava fotoğraflarında stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu inceleme yapılarak temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli; taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır. Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, öncesi imar-ihya gerektiren yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmak suretiyle dava konusu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; bu yolla yerel bilirkişi ve tanık beyanları değerlendirilmeli, yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden, taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir, rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca, davacı adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve ilgili Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalıdır, taşınmazın davacı adına tescili için yeterli zilyetlik süresinin dolup dolmadığı gözetilmeli, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmesi gerekirken, maddi hataya dayalı olarak nedeniyle onandığı anlaşıldığından, davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulüne ve Dairemizin onama kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 02.12.2024 tarihli ve 2022/7217 Esas, 2024/7024 Karar sayılı onama kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Peşin harçların istek halinde davacı ...'ya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2026/3894, K. 2026/4755, T. 01.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2026-3894-e-2026-4755-k-277c7f4dedda