Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4616 E. 2026/2150 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4616
- Karar No
- 2026/2150
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/421 E., 2025/2087 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/279 E., 2023/2692 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalının 01.01.2009 tarihinden beri kiracı olarak kullandığı taşınmazdaki kira sözleşmesinin 10 yıllık uzama süresinin dolması nedeniyle; davacı tarafından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na (6098 sayılı Kanun) uygun şekilde gönderilen ihtarnameye rağmen davalı tarafça kiralananın tahliye edilmediğini ileri sürerek; kiralananın tahliyesini talep etmiş, 21.09.2023 tarihli dilekçe ile davanın konusuz kaldığını bildirierek, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına ancak davanın açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkilinin 01.01.2009 yılından beri dava konusu taşınmazda kiracı olarak ticari faaliyet yürüttüğünü, davacının yasal sınırların üzerinde kira artışı talep etmesi üzerine müvekkilinin yalnızca yasal artış oranını uygulayarak kira ödemelerine devam ettiğini, bu nedenle açılan tahliye davasının haksız ve hakkaniyete aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında imzalanan 01.01.2010 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi uyarınca, 6098 sayılı Kanunun 347. maddesinde yazılı 10 yıllık uzama süresinin 01.01.2021 tarihinde dolduğu, davacının 19.04.2022 tarihinde davalıya usulüne uygun fesih bildirimi yaparak davayı süresinde açtığı, bu nedenle davacının tahliye talebinde haklı olduğu, tahliye talebi sonradan konusuz kalsa da davanın başında davacının davayı açmakta haklı olduğu gözetilerek yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle; tahliye hususunda davanın konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 6098 sayılı Kanunun 347. maddesinde belirtilen şartların oluştuğu, davanın kabulü gerektiği, davalı kiracının ihtarnameye rağmen kiralanan taşınmazı tahliye etmeyerek tahliye davası açılmasına sebep olduğu, bu durumda dava konusuz kalmış olsa da davacının davayı açmakta haklı olduğu gözetilerek, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, ne var ki davanın konusuz kaldığı hususu öninceleme tutanağı imzalanmadan önce bildirildiğinden, davalı aleyhine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesi uyarınca tarifede belirlenen ücretin yarısına hükmedilmesi gerekirken, dava değerinin tamamı üzerinden hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle; davalının istinaf talebinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında tahliye hususunda karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; müvekkilinin kusuru olmaksızın meydana gelen yangın nedeniyle davanın konusuz kaldığını, esasa girilmeden ve tarafların haklılık durumu değerlendirilmeden karar verildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6098 sayılı Kanunun 347. maddesine dayalı süre bitimi nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Temyizen edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, taraflar arasında 01.01.2009 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli yazılı kira sözleşmesi bulunmakta olup, sözleşme süresinin 01.01.2010 tarihi itibariyle sona erdiği, 10 yıllık uzama süresinin 01.01.2020 tarihi itibariyle dolduğu, bu süreyi izleyen uzama yılının bitiminden 3 ay öncesinde yazılı ihbar şartının yerine getirilerek davanın süresinde açıldığı, davalı kiracının ihtarnameye rağmen kiralanan taşınmazı tahliye etmeyerek aleyhinde tahliye davası açılmasına sebebiyet verdiği, bu durumda dava konusuz kalmış olsa da davacının davayı açmakta haklı olduğu gözetilerek, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.